|
Bu tarz fonlara olan ilginin 2011'de artarak devam etmesi bekleniyor.
Haber : Ekonomist Online / 13.03.2011
Dünyada yatırımcıların
emtia piyasalarındaki
pozisyon miktarının
rekor seviyeye
ulaştığı 2010 yılında
özellikle altın en fazla öne
çıkan enstrüman oldu. Ancak
gümüş, pamuk, kahve,
paladyum, mısır, buğday gibi
emtia ürünleri altının çok
üzerinde getiri sağladı.
Örneğin son yedi aydır aralıksız
yükselen gıda emtia fiyatları nedeniyle,
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım
Örgütü (FAO) aylık gıda fiyatları
endeksi geçtiğimiz Şubat ayında 236
puanla rekor düzeye çıktı. Dow Jones
Emtia Endeksi ise 2009 yılı Mart
ayından beri yukarı yönlü hareketini
sürdürüyor.
2010 yılında emtia piyasalarında
yaşanan sert yükselişin ana nedeni
olarak riskten korunma amaçlı yatırım
talebi ve küresel likidite bolluğu
ortamında emtia dışındaki yatırım
araçlarında getirinin düşük olması
gösteriliyor. Arz - talep dinamiklerinin
yanı sıra ABD Merkez Bankası’nın
(FED) ikinci parasal gevşeme
programı, Avrupa’da birbiri ardına
gelen ülke borç krizleri ve başta
enflasyon endişeleri olmak üzere
düşük faiz ortamı üzerinden şekillenen
ekonomik belirsizlikler sonucunda
emtialar değer kazandı.
Emtia fonlarının payı artıyor
Global trende paralel olarak
Türkiye’de de söz konusu yükselişi
fırsat bilen bankalar, 2010 yılında
birbiri ardına klasik ve anapara
korumalı emtia fonları çıkararak,
emtialara yatırım yapmak isteyen ve
yine anaparasını korumak isteyen
yatırımcılara alternatif ürünler
sunmaya başladılar. Diğer
geleneksel yatırım araçlarından
oldukça farklı dinamikleri olan
emtiaya dayalı anapara
korumalı ve garantili fonların
yatırım fonu pazarındaki oranı
giderek artıyor.
Verilere bakıldığında 2010
sonunda yatırım fonu
pazarının büyüklüğü yaklaşık
33 milyar lira oldu. Anapara
korumalı ve garantili fonların
toplam pazardaki payı yüzde 7.5
seviyelerine yükseldi. 2009 yılında bu
oran sadece yüzde 2.12 seviyesindeydi.
Anapara korumalı ve garantili fonlar
içinde ise özellikle emtialara dayalı
olanlar, yatırımcılar tarafından yüksek
taleple karşılaştı. 2011 yılında pazarda
emtia fonlarına olan ilginin daha da
artması bekleniyor.
Alternatif getiri yaratmaları
nedeniyle emtiaya dayalı fonların
dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ilgi
görmeye devam etmesi
beklentisine paralel
olarak, 2011’de
emtiaya dayalı fon
sayısı ve
çeşitliliğinin, bu
fonlara yapılan
yatırım
büyüklükleri ile
yatırımcı sayısının
artması bekleniyor.
Sonuç olarak,
emtiaya dayalı
enstrümanlar, getiri
arayışındaki yatırımcıların
portföylerinde önemli
alternatiflerden biri olma yolunda.
Garanti’den 7 fon
Emtia fonlarına ağırlık veren
bankaların başında yer alan Garanti
Bankası bugüne dek B Tipi Osmanlı
Altın Fonu’nun yanında yedi adet
anapara koruma amaçlı emtia
fonunun halka arzını yaptı. Halka arzı
yapılan fonların üçü JP Morgan tarım
endeksinin yükselişine, ikisi bakır ve
platinin eşit ağırlıklı sepetinin
yükselişine, biri altının ons cinsinden
değer artışına, diğeri ise
değer kaybına endeksli.
Anapara koruma amaçlı olan
bu fonlara katılım yalnızca
halka arz döneminde
yapılabiliyor. Yatırımcılar
vade sonuna kadar
beklediklerinde
anaparalarını koruma altında
tutarken, fonun dayalı
olduğu endeksin değer
artışına veya kaybına göre ek getiri
alabiliyorlar.
Garanti Bankası’nın bugüne dek
halka arz ettiği emtia fonlarının
tamamı yüzde 100 anapara koruma
esasına dayalı ve yatırımcılara
fonlardan ayda 2 kez erken çıkış
imkanı veriliyor. Bu sayede kâr
realizasyonu ya da nakit ihtiyacı
durumundaki yatırımcılar, vade
sonunu beklemeden fonun piyasa
fiyatı üzerinden erken çıkış imkânı
bulabiliyorlar. Vade sonuna kadar
beklendiğinde ise emtialara anapara
korumalı fonlar yoluyla yatırım
yapmak, volatilite kaynaklı kayıpları
önleyecektir. Önümüzdeki dönemde,
emtia piyasalarına olan ilginin
korunması
1 | 2 | 3 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|