|
2012 fırsata dönüşeblir.
Haber : Ekonomist Online / 18.12.2011
2011 yılı dünya ekonomisi
için oldukça sıkıntılı geçen
bir dönemdi. ABD’den
Euro bölgesine sıçrayan
krizin boyutları her geçen
gün derinleşirken, Türkiye
ekonomisi ilk iki dönem itibariyle
oldukça parlak bir büyüme
performansı gösterdi. İlk çeyrekte
yüzde 11,6, ikinci çeyrekte yüzde 8,8
büyüyen ekonomi KOBİ’ler
açısından da olumlu bir iklim yarattı.
Ekonomik ortamın olumlu
olması ve faiz oranlarının düşük
seviyeleri KOBİ’lerin makine parkını
yenilemesine ve kapasiteyi artıracak
yatırımlar yapmasına imkan verdi.
Öte yandan, bankacılık kısmında
da 2009 yılında yüzde 20'ler
düzeyindeki KOBİ kredilerinin
toplam krediler içindeki payı, 2011
yılı Ekim ayında yüzde 24 seviyesine
yükseldi. Diğer yandan KOSGEB
desteklerinden daha önce sadece
imalat sektöründe faaliyet gösteren
işletmeler faydalanabilirken, artık
hizmet ile ticaret sektörleri de
yararlanmaya başladı. Böylece bu
desteklere ulaşabilen işletme sayısı
arttı. Diğer taraftan teminat
yetersizliği nedeniyle finansmana
ulaşamayan tüm sektörlerden
KOBİ’lere finansman imkanı
yaratmak için Kredi Garanti Fonu,
Hazine Müsteşarlığı desteği ve
bankalar ortaklığı ile yeni
programlar geliştirildi. Bu ve benzer
gelişmeler sonucunda KOBİ’lerin
toplam kredilerden aldığı payı arttı.
Bu artışın 2012 yılı içerisinde de
hız kesmeden devam edeceği
düşünülüyor. 2012 yılına ilişkin
bankalar KOBİ’lere yönelik farklı ve
avantajlı kredi paketleri hazırlıyor.
2012 yılında bankacılık sektörünün
KOBİ’lere ilişkin planlarını araştırıdık.
Talep daralması
beklentisi
2000’lerin başında, KOBİ
kredilerinin toplam nakit krediler
içindeki payının yüzde 5
seviyelerinde olduğunu söyleyen
Garanti Bankası Genel Müdür
Yardımcısı Nafiz Karadere, Aralık
2010’da ise KOBİ sektör payının
yüzde 31,8’ken, 2011 yılı Eylül ayında
bu oranın yüzde 33 seviyelerinde
olduğuna dikkat çekiyor. KOBİ
kredilerinin sektör içerisindeki
payının her geçen gün yükseldiğini
ifade eden Karadere, “2011 yılsonu
verilerine göre,1 milyon 300 bini
aşkın KOBİ müşterimiz var, son bir
yılda 100 bine yakın yeni müşteriye
ulaştık. Eylül 2011 itibarıyla,
Türkiye’nin resmi KOBİ tanımına
giren işletmelere kullandırdığımız
toplam kredi tutarı 19,7 milyar TL’ye
ulaştı” diyor.
2012 yılında ise büyüme oranının
düşecek ve dış piyasalardaki
çalkantının devam edecek olması
nedeniyle, iç piyasalarda da 2011’e
oranla bir talep daralması
yaşanacağını kaydeden Karadere’ye
göre, bu daralma KOBİ bankacılığını
da etkileyecek. Karadere, KOBİ’lerin
satışlardaki zorlanmaya paralel
olarak, ek işletme sermayesi
ihtiyaçlarının artacağını ve bu artış
kredi hacimlerinde artışa neden
olmasını beklediklerini vurguluyor.
“Likit kalın”
Türkiye’de girişimciliğin
desteklenmesi ve girişimci olmak
isteyenlerin cesaretlendirilmesi
gerektiğine dikkat çeken Karadere,
bu kapsamda önümüzdeki dönemde
yeni girişimcilerin karşısına yeni ürün
ve hizmetler ile çıkacaklarını
belirtiyor. Ayrıca KOBİ’ler arasındaki
ticaretin finansmanına yönelik
yenilikçi ürünler de sunacaklarını
söyleyen Karadere’nin 2012 yılına
yönelik KOBİ’lere tavsiyeleri ise şöyle:
"KOBİ’ler 2012’de mümkün
olduğunca likit kalmaya çalışmalı.
Geri dönüşü uzun vadede olacak
yatırımları için bir süre
bekleyebilirler. Sadece öncelikli
yatırımlarını hayata geçirebilirler.
KOBİ’ler her zaman olduğu gibi bu
dönemde de nakit akışlarını iyi
kontrol etmeli. Alacak tahsilatlarında
özellikle yılın ilk yarısında bazı
zorlanmalar olabilir. Bu nedenle,
işletmelere, Garantili Ödeme gibi,
alacaklarına tahsil garantisi sağlayan
sistemleri öneriyorum.“
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|