|
33 şirket, 2010 ve 2011 yılı içinde yaklaşık bin 134 franchise verecek.
Haber : Burcu Tuvay / 12.09.2010
Modern kültürün vazgeçilmez beslenme
alışkanlıklarından ve hatta bazıları için
hayat tarzı haline gelen fast food, yani
kolay hazırlanan ve çabuk tüketilen yiyecekler,
aleyhinde ne söylenirse söylensin
yükselişi durdurulamayan sektörler listesinin
ilk sırasında yer alıyor. Türkiye özellikle 80’li yıllar
sonrasında pek çok alanda önemli değişimler ve gelişimler
yaşadı. Bu değişimler hayat standartlarını da kuşkusuz
yakından etkiledi. 80’li yıllarla birlikte başta büyük kentlerde
yaşayanlar olmak üzere ‘fast food’ beslenmeye de
‘merhaba’ dedik hepimiz. Hayatın koşuşturması içinde
neredeyse zorunluluk haline gelen hızlı tüketim gıda alanında da kendini gösterdi.
Önce Mc Donald’s ardından Burger King gibi dünya
devi zincirler bu bakir pazara girerek ardı ardına restoranlar
açtı. Ardından diğer yabancı zincirler geldi. Kimi
tutundu kimi de bir süre sonra Türkiye pazarına veda etti.
Ancak ülkemizin geleneksel mutfağında, fast food olmaya
yatkın ürün çeşitliliğinin çok olmasını da bu dönemde
adeta keşfettik. Bir zamanlar esnaf lokantalarında
sundukları geleneksel lezzetlerle kalbimizi fetheden mütevazi
işletmeler, markalaşma trendine takılarak ardı ardına zincirleşmeye başladı. Şimdiye dek hamburger, pizza
hakimiyetinde giden bu sektör, Türk girişimciler
franchise işini öğrendikçe çok daha hızlı bir gelişim göstermeye
başladı. Köfte, döner, pide, lahmacun, kebap,
tantuni, ciğer yerli konseptler arasında artık.
Özellikle AVM’lerin fast food katlarında yer almak
için yatırımcılar birbirleriyle yarışıyor. Bunun en önemli
nedeni AVM’lerin bu katının hep kalabalık olması.
Bunun yanı sıra hızlı tüketime ayak uyduran Özsüt gibi
tatlı konseptine dayalı markalar da hızla zincirleşerek
yatırımcılara fırsatlar sunuyor. Zira yerli markaların yanı
sıra pazardaki potansiyeli okuyan ve Türkiye pazarına giren
yabancı markaların da yüzü gülüyor. Örneğin ünlü
Avustralya’lı piliç çevirme markası Wienerwald, henüz
Türkiye pazarına gireli bir yıl olmamasına karşın şimdiden
32 mağazaya ulaştı bile. Kısacası bu pazara giren ve
markasını doğru konumlandıran yatırımcı kazanıyor.
Lokomotif kırmızı ette
Perakende sektöründe, caddeler, karayolları ve alışveriş
merkezlerinin ‘food court’larında açılan restoran markaları
içerisinde kırmızı ete dayalı restoranlar ve fast food
mağazaları lokomotif konumda. Bunu, tavuk, balık, salata,
pizza konseptleri takip ediyor. Kokoreç, tantuni, ciğer gibi
sakatat konseptleri de yine hızla zincirleşen lezzetler olarak
dikkat çekiyor. Fast food formatında yapılan yerli yemeklerin
franchise sisteminde yatırım bedeli ortalama 45
bin liradan başlıyor 450 bin dolara kadar çıkabiliyor.
Franchise giriş bedeli olarak da işin cazibesine bağlı olarak
20 ile 50 bin dolar arasında isim hakkı bedeli alınıyor.
Dev zincirlerin yanında, son yıllarda hızla büyümekte
olan 33 yerli ve yabancı markanın franchising planlarını
mercek altına aldık. Bu markalar 2011 yılının sonuna kadar
toplam bin 134 adet franchise verecek. İşte hızla büyüyen
bu markaların franchising olanakları…
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|