|
CEO'lar 2012 ile ilgili tüm risklerin farkında.
Haber : Ekonomist Online / 25.12.2011
Dünya ekonomik kamuoyunda bu aralar
“Yanıtı en kıymetli soru hangisidir?”
diye sorulacak olsa, tartışmasız
“Krizin geleceği?” olacaktır. Çünkü
eldeki verilere geçmişten bu yana uygulanagelen
akademik formüller, bu sorunun
yanıtını vermeye yetmiyor. Dünya belirsiz bir
geleceğe doğru ilerlerken, ekonominin geleceği ise adeta falcıların öngörülerine kalmış görünüyor.
Falcılardan medet umanları bir kenara bırakacak
olursak, ekonominin başrolünü paylaşan
aktörler için bilginin en küçük kırıntısı bile
önemli bu aralar.
Peki kim bu aktörler?... Hiç kuşkusuz listenin
başına endüstri çarklarını döndüren üretici
ve yatırımcı sermaye temsilcilerini koymak
gerekir. Paranın park noktalarını belirleyen finans
mühendisleri-bankacılar, hemen arkasından
gelir bunların.
GELECEK?..
Ekonomist-2012 almanağını işte bu temel
üzerine kurguladık bu yıl. Gelecek, kuşkusuz
her şirket için farklı bir çağrışım yaratıyor. Bazı
şirketler, aldıkları sinyallerle ‘olmazsa olmaz’
yatırımlara yelken açmaya hazırlanırken, bazılarının bilgi havuzunda toplanan veriler otobandaki
hız sınırının fazlaca aşıldığını ve yavaşlamak
gerektiğini fısıldayabilir.
Bu yılki almanak ana temamızı bir ‘CEO
Anketi’ üzerine kurgulamamızın nedeni bu.
Türkiye ekonomisinin geleceğine ilişkin gerçek
ipuçları en iyi böyle bir anketten çıkabilirdi. Sonuçlara
baktığınızda öyle olduğunu da göreceksiniz.
Çünkü Ekonomist ve Capital dergileri
olarak oluşturduğumuz CEO Club platformu,
Türkiye’nin her bölgesinden ve her sektörden
şirketlerin en tepe yöneticilerinin oluşturduğu
bir platform. Üye sayısı 600’ü bulan bu platform
üyelerinin büyük çoğunluğu endüstri çarklarının
başında. Önemli bir kısmı ise para musluklarının
akış hızını, paranın park yerlerini belirliyor.
Dolayısıyla bu platformda yapılacak bir anketten
çıkacak sonuçlar, gerçeğe belki de en yakın
tahminler olacaktı. Bu anketi yaptık ve 600 CEO
Club üyesinden 192’sinin verdiği yanıtlardan ortaya
çarpıcı sonuçlar çıktı.
Büyümede temkinliler
Hükümetin büyüme hedefi, 2012 programında açıklandı: Yüzde 4. Bu hedef tutacak
mı? Görüntüde mütevazı bir büyüme
hedefi. Fakat etrafımız adeta yangın yeriyken
ve en büyük ihracat pazarımız (Yaklaşık yüzde 45) Euro Bölgesi için cömert çöküş
senaryoları yazılırken bu hedef tutturulabilir
mi? CEO’lara bu nedenle büyüme ile
ilgili tahminlerini sorduk ilk olarak.
Yanıtlara geçmeden önce büyümede
Türkiye’nin 2012 konjonktürünü biraz analiz
etmekte yarar var.
Açıklanan en son veriler, Türkiye ekonomisinin
beklentilerin üzerinde bir performans
gösterdiğini ortaya koydu. Üçüncü
çeyrek için açıklanan büyüme verileri ekonominin
üçüncü çeyrekte yüzde 8.2 büyüdüğünü ortaya koydu. Ağırlıklı beklentiler
yüzde 7 düzeyindeydi. Oysa mevsimsel düzeltilmiş
Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’da
(GSYİH) önceki çeyrek döneme göre bir
yavaşlama bekleniyordu üçüncü çeyrekte.
Son verilere bakıldığında ise önceki çeyrekte
yüzde 1.1’e inmiş bulunan mevsimsel
düzeltilmiş büyüme, üçüncü çeyrekte
yüzde 1.7 çıktı. Bu, ekonominin üçüncü
çeyrekte sürpriz bir şekilde yüksek vitese
geçtiği ve ikinci çeyrekte büyüme hızı yavaşlayan
ekonomiye yeniden ivme kazandırdığı anlamına geliyor.
Üstelik bu büyüme temposu, hükümetin
cari açığı frenlemek için aldığı parasal
tedbirlere rağmen gerçekleşiyor. Yalnız iş
dünyasının bu büyümeyi iyi okuması gerekiyor.
TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verileri
son çeyrek büyümesinin iç talepten
çok dış talebe dayandığını ortaya koyuyor.
İç talepteki düşüşü, özel sektör yatırım
harcamalarında görmek mümkün.
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|