|
Kayıtdışılığın azaltılması yıllardır gündemde olan bir konu.
Haber : Onur Elele / 12.02.2012
Hatta hiçbir zaman
gündemden çıkmadığını söyleyebiliriz.
Ne var ki, bu konuda kapsamlı
bir eylem planının uygulamaya konulması
mümkün olmadı.
19 Ocak 2012 tarihli Resmi Gazete'de
yayımlanan 116 seri numaralı Katma
Değer Vergisi Genel Tebliği ile fatura
ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmeyip,
yılsonlarında, belli bir dönem
sonunda veya belli bir ciro aşıldığında
yapılan iskonto işlemlerinde uygulanacak
KDV oranı hakkında yeni
düzenlemeler yapılmıştır.
Düzenleme ile sonradan yapılan iskontoların
asıl işlemin matrahında yapılan
bir düzeltme olduğu kabul edilerek
ve bu düzeltme işlemine uygulanacak
vergi oranının, ilk teslim veya hizmetin
gerçekleştiği tarihteki bu asıl işlem
için geçerli olan KDV oranı olacağı
belirlenmiştir.
YASAL DÜZENLEME
KDV Kanunu’nun 25/a maddesi ile
teslim ve hizmet işlemlerine ilişkin olarak
düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda
gösterilen ticari teamüllere uygun
miktardaki iskontoların KDV matrahına
dahil edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Bu doğrultuda, faturanın düzenlenmesini
gerekli kılan mal teslimi veya
hizmet ifasına bağlı olarak yapılan iskonto,
aynı faturada yer alması ve ticari
teamüllere uygun miktarda olması
şartlarına bağlı olarak KDV matrahına
dahil edilmemektedir.
Mal teslimi ve hizmet ifasına ilişkin
düzenlenen faturalarda gösterilmeyen,
yılsonlarında satış hacmine bağlı olarak
ödenen ciro primleri ise bu bağlamda
değerlendirilmemektedir.
26 seri numaralı KDV Genel Tebliği'nde
ciro primleri, alıcının satıcıya vermiş
olduğu bir hizmet olarak değerlendirilmiş
ve bağımsız olarak verilen bu
hizmetin KDV'ye tabi olduğu ve işleme
genel vergi oranının uygulanması gerektiği
belirtilmiştir.
Geçtiğimiz ay yayımlanan 116 seri
numaralı KDV Genel Tebliği'nde bu
anlayışın terk edildiği görülmektedir.
NE DEĞİŞTİ?
26 seri numaralı KDV Genel Tebliği'nin
ilgili bölümünü yürürlükten kaldıran
bu yeni düzenlemeye göre, satış
primi, hasılat primi, yılsonu iskontosu
gibi adlarla sonradan yapılan iskontolar,
daha önce gerçekleşen işlemlerin
matrahında yapılan bir düzetme olarak
kabul edilmiş ve düzeltmenin KDV Kanunu'nun
35’inci maddesine istinaden
yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
KDV Kanunu'nun 35’inci maddesi;
malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi,
işlemden vazgeçilmesi veya
sair sebeplerle KDV matrahında değişiklik
vuku bulduğu hallerde vergiye
tabi işlemleri yapmış olan mükelleflerin
bunlar için borçlandığı vergiyi, bu
işlemlere muhatap olan mükelleflerin
ise indirme hakkı bulundukları vergiyi,
değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde,
değişikliğin mahiyetine uygun bir
şekilde düzeltebilmeleri imkanı sağlamaktadır.
İSKONTO VE KDV
Maliye Bakanlığı ciro primine yönelik
önceki düzenlemelerinde bu
maddeye atıf yapmamaktaydı. Fakat,
116 seri numaralı Genel Tebliğ ile KDV
Kanunu'nun 35’inci maddesi referans
gösterilerek, sonradan yapılan iskontoların
asıl işlemin matrahında yapılan bir
düzeltme olduğu kabul edilmektedir.
Düzeltme işlemine uygulanacak vergi
oranının da, genel oran değil, ilk teslim
veya hizmetin gerçekleştiği tarihteki bu
asıl işlem için geçerli olan KDV oranı
olacağı belirtilmektedir.
Söz gelimi; yıl içerisinde yapılan
yüzde 8 oranına tabi mal teslimleri nedeniyle
yıl sonunda iskontoya hak kazanan
bir alıcı, iskontoya hak kazandığı dönemde satıcı adına düzenleyeceği
faturada eskiden olduğu gibi yüzde 18
değil, yüzde 8 oranında KDV hesaplayacaktır.
İlk teslim veya hizmetin yapıldığı
sırada uygulanan ve faturada ayrıca
gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki
iskontoların KDV matrahına dahil
edilmemesi yönündeki anlayışta ise
herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.
Bu tür iskontolar için KDV hesaplanmayacağı
tabiidir.
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|