2018’in veri takvimi piyasaları nasıl etkiler?

2018’de piyasaların dikkati merkez bankalarında, jeopolitik risklerde ve rating kuruluşlarında olacak. Brexit süreci, Avrupa’daki seçimler ve OPEC de takip edilecek. Bu süreçte risklerin ‘hedge’ edilmesi ve yüklü pozisyonlardan kaçınılması öneriliyor.

CEREN ORAL
coral@ekonomist.com.tr

2017’yi geride bırakan piyasalarda dikkatler, 2018’in yoğun gündemine çevrildi. Verilerle ilgili ayrıntıları takvimde görebilirsiniz. Siyasi ve jeopolitik gelişmeler, ABD ve AB ile ilişkiler, S&P ile Fitch’in kredi notu değerlendirmeleri, 2018’de piyasaların radarında olacak.

Piyasaların 2018 takvimini görmek için görsele tıklayın.

İngiltere’deki Brexit süreci ile olası hükümet değişimi, Avrupa’daki seçimler, OPEC ve Suudi Arabistan’daki siyasi çalkantıların petrol fiyatları üzerindeki etkisi de takip edilecek.

Şeker Yatırım ekonomistleri, Kuzey Kore ve Suriye’nin önemli jeopolitik riskler arasında yer aldığını belirtiyor. Kurum, petrol fiyatlarındaki yükselişin devamının TL varlıkları gelişmekte olan ülke (GOÜ) piyasaları içinde negatif ayrıştırabileceğini de kaydediyor.

FED’E VE ECB’YE DİKKAT
Merkez bankalarının (MB) politikaları da 2018’de önemini koruyacak. ABD Merkez Bankası (FED), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) izleyeceği politikalar, 2018’de piyasalara şekil verecek. FED 2018’in ilk, Janet Yellen başkanlığındaki son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısını 30-31 Ocak’ta yapacak.

ABD Başkanı Trump’ın FED’in yeni başkan adayı olarak gösterdiği Jerome Powell ise görevi Yellen’dan şubat ayı başında devralacak. Bu noktada dikkatler, FED’de olacak.

TCMB NE YAPACAK?
Gedik Yatırım Ekonomisti Erol Gürcan, bazı FOMC üyelerinin belirsiz olması ve oy hakkı olan dört üyenin değişecek olması nedenleriyle ilk çeyrekte FED kaynaklı haber akışlarının ön planda olacağını söylüyor.

Gürcan, “Piyasa, yeni başkanı test etmek, enflasyon-faiz yaklaşımını anlamak isteyecek” diyor. Erol Gürcan, ECB’nin 60 milyar Euro’luk varlık alım programını Ocak-Eylül 2018’de 30 milyar Euro’ya indirecek olması nedeniyle yıl ortasından itibaren ise odağın ECB’ye kayacağını ifade ediyor.

Yeni FED Başkanı Powell’ın J. Yellen’in politika çizgisini sürdüreceğini öngören Ünlü & Co. Araştırma Direktörü Dr. Vedat Mizrahi, FED’in ilk, ikinci ve son çeyrekte olmak üzere üç kez faiz artırmasını bekliyor.

Mizrahi, ECB’nin Temmuz 2011’den beri ilk kez 2018’de faiz artırabileceğini de söylüyor. Ancak 2018 ilk çeyrekte TCMB’nin faiz artırmasını beklemiyor.

Özellikle FED toplantılarının olduğu tarihlerde TL’de değer kaybı, BİST’te satışlar görülebileceğini kaydeden Vedat Mizrahi, şöyle devam ediyor: “Baz etkisi nedeniyle enflasyonun yüzde 10’lara düşeceği varsayımımızla TCMB’den ilk çeyrekte faiz artışı beklemiyoruz.

Enflasyona paralel faizler de düşebilir. Ancak yılın kalanında FED’in faiz artırımları ve enflasyondaki yükselişle faizler yönünü tekrar yukarı çevirebilir. Enflasyon beklentilerin üzerinde gelirse TL zayıflayabilir ve TCMB faiz artırımına gidebilir.”

FAİZ VE DOLAR NE OLUR?
Peki, bu süreçte faiz ve dolar nasıl seyreder? Stratejist Cüneyt Paksoy, 2018’de sert düzeltme riskinin devamlı masada kalacağını söylüyor. Paksoy, gösterge tahvil faizinin son 7-8 yılın geçilmeyen eşiğini geçerek yüzde 14-15’lere yükselmesini de bunun işareti olarak değerlendiriyor.

‘Yüzde 15’in geçilmesi, yüzde 17-18’lere yükseliş riskini doğurabilir” diyen Paksoy, faizin seyrinde Zarrab davasının sonuç sürecinin, enflasyon ile ABD tahvil faizlerinin durumunun ve MB’lerin belirleyici olacağını kaydediyor. Pak-soy’a göre, normalleşme için faiz yüzde 10-11 aralığına geri dönmeli.

Dolar endeksinin seyri ve dava sonuç süreci, dolar/TL’nin yönünü tayin edecek. Cüneyt Paksoy, dolar/TL’nin 3,75-3,85 altında kalıcı olması durumunda hedef olarak 3,50-3,70’i işaret ediyor. Bu geri çekilmenin kademeli alım ve riskleri dengeleme fırsatı olarak görülmesi gerektiğinin de altını çiziyor. Paksoy, 3,90’lar geçilirse 3,95-4,00’ün test edilebileceğini de vurguluyor.

YATIRIMCILARA 5 ÖNERİ
1- Sert dalgalı hareketlere karşı korumalı portföy oluşturulmalı.
2- MB toplantıları öncesi portföyün yarısı dövizde olmalı.
3- Kredi notu değerlendirmesi ve MB kararları baz alınarak ekstra yüklü risklere girilmemeli.
4- ECB ve FED bilançolarının 2018’de 1,4 trilyon dolar küçülmesi bekleniyor. Bu, birçok varlığın volatilitesini baskılayabilir. ‘Hedge’ edilmeyen pozisyon alınmamalı.
5- GOÜ bonolarında seçici olunmalı. Gelişmiş ülke bonolarında enflasyona endeksli bono tercih edilmeli.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap