Gelecek 25 yıl

Gelecek 25 yıl

“İlk beş için katma değerli üretim şart”
İskenderun’da 9 metrekarelik bir dükkandan yola çıkıp demir-çelikte küresel bir markaya dönüşen Tosyalı Holding, sektörünün en büyük yatırımcılarından biri. Yeni dönem hedeflerini Ekonomist’e anlatan Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, 2016 ve sonrası için bir dizi yeni yatırımın müjdesini veriyor. Tosyalı, “İlk beşe girmek için katma değerli üretim yapmak şart” diyor.

Aram Ekin Duran / eduran@ekonomist.com.tr

Türkiye ekonomisinin son 25 yılda kat ettiği mesafenin en önemli göstergelerinden biri, iş hayatına KOBİ olarak girip 25 yılda Anadolu’dan çıkıp dünyaya yayılan şirketlerin sayısı. Bu atak şirketlerin önde gelenlerinden biri de Tosyalı Holding. Demir-çelik sektöründe artık bir marka haline gelen TosyalıHolding, İskenderun’da 9metrekarelik bir dükkanda başlayan macerasını küresel çapta bir üretici olarak sürdürüyor. Türkiye’nin ilk özel sektör yassı çelik tesisini kuran, Karabağ ve Cezayir’deki fabrikalarıyla farklı kıta pazarlarında söz sahibi olan ve önümüzdeki beş yılda cirosunu 10 milyar dolara çıkarmayı hedefleyen Tosyalı, son 25 yılda üretimde yaşanan gelişimin de güzel bir özetini sunuyor. Biz de bu özel sayımızda Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı ile hem sektörün 25 yıllık değişim sürecini hem de holdingin yeni dönem planlarını konuştuk.

Son 25 yılda demir-çelik sektörü Türkiye’de nasıl bir geli,im ve dönüşüm yaşadı?
Türkiye’de demir-çelik sektörü son 25 yılda üretimini yaklaşık 4 kat artırdı. 1990’da 10 milyon tona ulaşmayan üretim, bugün artık 36 milyon tonu yakalamış durumda. Ayrıca daha önce yalnızca kamunun elinde bulunan çelik üretimi, son 25 yılda özel sektöre de açıldı. Devlet tamamen çelik üretiminden çıkmış oldu. Son beş yılda ise Türk özel sektörü kendi yassı çeliğini üretebilecek seviyeye geldi. Böylelikle sektörümüz, sadece inşaat demiri üretebilen bir yapıdan otomotiv çeliğinden yapısal çeliklere kadar tüm kaliteli çelik türlerini üretebilen bir hale dönüştü.

Tüm bu geli,melere baktı-ımızda, Türk çelik sektörü dünya liginde nerede duruyor?
Dünyada sekizinci büyük üreticiyiz. Şu an için dünyada çelik üretimi özellikle cevhere dayalıdır. Beş yıl öncesine kadar Türkiye’de uzun ürünyassı ürün dengesizliği vardı. Ancak özel sektör yatırımları ile bu dengesizlik giderildi. Şimdi ise cevher fiyatlarının, emtia fiyatlarının çok düşmesi ile bu sefer hammaddedeki kaynak dengesizliği baş gösterdi. Sektör oyuncuları, şimdi hurdadan çıkıp cevhere yatırımyapmak suretiyle bu dengesizliği ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Türkiye demir-çelik sektöründe önümüzdeki dönemde nasıl bir gelişim bekliyorsunuz?
Çin açık ara önde olduğu için onu ayrı tutuyorum; onun dışında dünya üretiminde ilk beşte yer almamamız için hiçbir neden yok. Ülkemizde hembilgi birikimi yüksek hem de demir-çelik sanayine gönül vermiş yatırımcılar mevcut. Bu kapsamda, hükümetin maden cevherini kullanarak üretim yapan şirketlere yönelik planladığı teşvikleri olumlu olarak nitelendiriyoruz. Ulusal maden alanlarının rehabilitesi ve yurtdışında yeni maden alanlarının fizibilite çalışmaları ile bu süreçte üretimin daha da kolaylaşacağını düşünüyorum. İlk beşe girebilmek için, sektörün katma değerli ürün gamına geçmesi gerekiyor. Aksi halde ülkemizin ihtiyacı olan katma değerli yassı ürünlerin tüketimi ithal kaynaklardan sağlanmaya devam edecek.

Tosyalı özelinde konu,ursak, 25 yılda nasıl bir yol kat ettiniz?
Son 25 yılda yaklaşık 100 kat büyüdük. Bizimhakkımızdaki yaygın görüş, “Tosyalı’nın gücü kriz dönemlerinde ortaya çıkar” şeklindedir. Kriz döneminde herkesin ortalardan kaçıştığı, yatırımdan kaçtığı dönemlerde biz asla yatırımdan kaçmayız. Mesela 2001 krizinde Türkiye ekonomisi küçülürken biz yüzde 100 büyüme kaydetmiştik. Bugün de emtia fiyatlarının gerilemesi dolayısıyla bütün firmalar yatırım konusunda geri çekilirken, biz sektörün en önemli yatırımlarını hayata geçiriyoruz. Şu an yurtiçi ve yurtdışında devam eden yatırım miktarımız 2 milyar doların üzerinde.

gelecek-25-yil-15Sizin özellikle Cezayir’deki demir- çelik tesisiniz Türk özel sektörünün yurtdı,ındaki en büyük yatırımlarından biri. Bu kıtada yeni planlarınız var mı?
Evet var. Cezayir dışında bir ülkede daha bayrağımızı dalgalandıracağız. Cezayir ile kıtanın kuzeyini kapsamıştık, bu yatırımımızla da kıtanın güneyini kapsayacağız. Şu an için isim vermek istemiyorum, çünkü ilgili ülke ile hükümet düzeyinde görüşmelerimiz devam ediyor. Ama Sahraaltı Afrika’nın önde gelen ekonomilerinden biri olduğunu söyleyebilirim.

Peki nasıl bir yatırım planlıyorsunuz? Tek ba,ınıza mı yoksa ortaklı bir iş mi olacak?
Yine milyar dolarlık ölçekte, sıvı çelikten inşaat demirine kadar geniş ve kompleks bir tesisi hayata geçireceğiz. Ortağımız yok, tamamen kendimiz yapacağız.

Osmaniye’de Japon devi Toyo Kohan ile imza attı-ınız ortak çelik üretimi tesisi ne zaman faaliyete geçecek?
Bu yatırım 250 bin metrekare alanı kapsayacak ve gece gündüz çalışmayla tam programında 2016 sonunda faaliyete geçecek. 500 milyon dolarlık bir maliyeti olacak. Yüzde 51 Tosyalı-Yüzde 49 Toyo Kohan ortaklığı ile hayata geçecek tesisimizin finansmanı öz kaynak dışında tamamıyla Japon finans sisteminden karşılandı. Türkiye’ye hiçbir yük yüklemedik. Makina sevkiyatlarımız başladı. İçinde 13 fabrikanın olacağı, ülkemizin bugüne kadarki en büyük ve en özel yatırımlarından biri olacak. Birkaç yıl öncesi olsa, 1 milyar dolardan fazlaya mal olabilecek bir yatırımdı. Ama bugün çelik sektöründeki konjonktürün avantajlarını kullanarak belirlediğimiz bir yatırım oldu. Ayrıca bu fabrika kompleksimiz ile çevre kentleri de kapsayan KOBİ kümelenmeleri oluşacak.

Toyo Kohan dı,ında 2016 ve sonrası için yeni yatırım planlarınız nelerdir?
Cezayir’de 1,3 milyar dolarlık tesisimiz 2017 başında devreye girecek. Afrika’daki ikinci büyük yatırımımız için ise dediğim gibi henüz takvim netleşmedi, yer tahsisi için görüşmelerimiz sürüyor. Bunların dışında İskenderun’da bin 300 megavatlık ithal kömüre dayalı enerji santralimiz faaliyete başlayacak. Santralimizin önünde inşa ettiğimiz liman da hizmete girecek. Ayrıca yine Türkiye’de ilk defa petrol boru hatlarında kullanılan boyuna dikişli L-Saw adı verilen boruların üretimini sağlayacak bir fabrika kuracağız. Böylelikle bu alanda dünyadaki birkaç üreticiden biri olacağız. 2016’da İskenderun ya da Osmaniye’de yatırım başlayacağız ve bu alanda Türkiye’nin dışa bağımlılığını ortadan kaldıracağız. Türkiye’deki tüm spiral boru üretim kapasitesini tek başına sağlayacak büyüklükte bir yatırım olacak.

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap