Gelecek 25 yıl

Gelecek 25 yıl

En değerli yatırım insana yapılandır
Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, ‘Girişimci’ kimliğinin yanı sıra sosyal yardım faaliyetlerine getirdiği kurumsal yaklaşımlar ile de adından övgüyle söz ettirir. Kendisinin ve eşinin kurduğu vakıflar, bu alanda Türkiye’de çok önemli hizmetler yürütüyor. Özyeğin, Ekonomist’in 25’inci yıl sayısına, hayırseverlik ve sosyal yardım konularına bakışını ortaya koyan bir değerlendirme yazısı ile katkıda bulundu.

Aslında Türkiye’de hayırseverlik ve yardımlaşma her zaman vardı ama daha kişisel bir şekilde gerçekleşiyordu. Az veya çok bir birikimi, varlığı olan insanlar bunu mutlaka öncelikle yakın akrabalarıyla, hemşerileri veya yakın çevresiyle paylaşıyordu. Son yıllarda dünyadaki trendlere paralel olarak Türkiye’de sosyal sorumluluk kavramı daha kurumsal bir hal aldı. Yurtdışında özellikle halka açık olan şirketler müşterilerinin ve paydaşlarının bu yönde taleplerine cevap vermeye başladı. Şirketler, sermaye sahiplerine maddi olarak kazanç sağlamanın tek başarı kriteri olmadığına inanıp, şirketlerin de toplum içinde farklı sorumlulukları olduğunu düşünmeye başladılar. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler gibi oluşumlar, Sürdürülebilirlik Raporları de bunları takip etti. Bugün tüm büyük şirketlerin bir sosyal sorumluluk vizyonu var ve hatta birçoğu kurumsal iletişimlerini bu projeler üzerinden yapıyorlar. Yapılanlar çok güzel ama elbette yeterli değil, Türkiye’de hatta dünyanın her yerinde o kadar çok ihtiyaç var ki, mutlaka bir yerinden tutmamız gerekiyor.

YENİ NESİL HAYIRSEVERLİK
Ben de birçok insan gibi ilk çalışmaya başladığım günlerde maddi ihtiyacı olan başarılı öğrencilere burs vererek hayır işlerine başladım. Ama zaman içinde daha fazlasını yapmak istediğimi anladım ve Finansbank’ı kurduktan iki yıl sonra o zamanki adı ile Finans Vakfı’nı kurdum. Böylece burslarımızı daha kurumsal bir çatı altında vermeye başladık. Yıllar içinde sayıları 10 binleri geçti. Ben bu çalışmalara da yatırım gibi bakıyorum ve o nedenle adına “sosyal yatırımlar” diyoruz. Çünkü yapılacak en değerli yatırımın insana yapılan yatırım olduğuna inanıyorum. Burslarımız çoğaldı ve yıllar içinde okul yapımı, yurt yapımı ile devam ettik. Benim için en önemli konu olan eğitim ve sosyal yatırımlarımın en büyük bölümünü eğitim oluşturuyor.

1 MİLYON İNSANA DOKUNDU
Eşim Ayşen Özyeğin’in kurduğu Anne Çocuk Eğitim Vakfı ile biz binaların ötesinde, toplumun bireylerine, özellikle okul öncesi yaş çocuklarına eğitim programları ile ulaşmaya başladık. Anne babaları eğitiyoruz. Çünkü anne babalar çocuklarını iyi şekilde yetiştirirlerse, onlara eşit fırsatlar sunarlarsa, toplumun yapı taşlarının güçleneceğine inanıyoruz. Bugün yaklaşık 1 milyon kişiye doğrudan etki etmenin gururunu yaşıyoruz. ‘Yeni Nesil Hayırseverlik’ daha farklı, bir kere daha bilinçliler. Çok daha fazla bilgiye sahipler, data ile haşır neşirler, duygularını bilimle bilgi ile harmanlıyorlar. Oğlum Murat ve kızım Ayşecan’ın da yeni neslin temsilcileri olarak sosyal çalışmalara en az benim kadar ilgi göstermeleri beni çok mutlu ediyor. Bizim kurduğumuz kurumlarda aktif olarak yer almamın yanı sıra kendi ilgi alanlarına giren konularda da çalışıyorlar. Murat, Endeavor Derneği’nin başkanı olarak girişimcilik konusuna uzman derecede hakim ve ekosistemin güçlenmesi için ciddi zaman harcıyor. Ayşecan, özellikle sosyal işletme modellerine ilgi gösteriyor ve sosyal girişimcileri destekliyor.

gelecek-25-yil-3ÖZYEĞİN ÜNİVERSİTESİ
En önemli yatırımım Özyeğin Üniversitesi olmuştur. Sekiz yıl önce üniversiteyi kurduğumda amacım benden sonra nesiller boyunca devam edecek ve güçlenecek nitelikli bir yükseköğretim kurumunu kurmak ve bu kurumun araştırmaları ve eğitimi ile Türkiye’nin beşeri sermayesini güçlendirmekti. Bugün yaklaşık 7 bin öğrenci ile bu hayalime yaklaşıyorum. Anadolu’nun her köşesinde bir hayırsever tarafından yapılan hayrat, okul, hastane görebilirsiniz. Bir doğal felaket olduğunda herkesin nasıl seferber olduğunu, Marmara depreminde, Van depreminde bizzat yaşadık. Capital’in yayınladığı Gönlü Zenginler listesi artık itibarımızın bir parçası olmaya başladı. Türkiye’de servetler geliştikçe bunu daha da fazla göreceğimize inanıyorum.

ÖĞRENCİLER BİTLİS’TE
Özyeğin Üniversitesi’nde biz bu duyarlılığı eğitimimizin, üniversite kültürümüzün bir parçası haline getirmek için ilk yıldan itibaren çalışmalar yapıyoruz. Derslerin içinde işleniyor, öğrenci kulüpleri kuruluyor ve öğrencileri özellikle vakıflarımızda gönüllü çalışmalar yapmaları için teşvik ediyoruz. Her yıl öğrencilerimizden birkaçı Bitlis’in Tatvan ilçesinde yürüttüğümüz kırsal kalkınma çalışmalarında yer alıyor. Ben sadece patronlara ve yöneticilere değil, Özyeğin Üniversitesi’nin öğrencilerine hatta liselerde yaptığım konuşmalarda dahi bu konuda öneride bulunmaya ve teşvik etmeye gayret ediyorum. Bu işin aslında yaşla veya varlıkla alakası olmadığına inanıyorum. Herkes imkanları doğrultusunda katkı yapabilir ve gönlü zenginliğini ortaya koyabilir. Burada önemli olan inandığımız ve fark yaratmak istediğimiz konuya odaklanmak. Çünkü o bizi sürükler ve katkılarımızın farkını gördükçe daha fazlasını yapmak için motive oluruz. Bazen vereceğimiz vakit, yapacağımız bir ziyaret, göstereceğimiz sevgi ve destek, paradan çok daha önemli olabiliyor. Yeter ki isteyelim.

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap