Merkez’in faiz artışı doları dizginler mi?

Merkez’in faiz artışı doları dizginler mi?

TCMB, geçen hafta GLP faizini 75 baz puan artırdı ama bu hamle sonrasında dövizde beklenen düşüş olmadı. Uzmanlar, FED ve TCMB’ye bağlı olarak, seçimlere kadar olan sürede dolarda 4,10 TL seviyesinin önemli direnç haline gelmeye başladığını söylüyor.

TALİP YILMAZ                                         ARAM EKİN DURAN
tyilmaz@ekonomist.com.tr                 eduran@ekonomist.com.tr

Suriye’de jeopolitik risklerin artmasının ardından yurtiçinde önceki hafta alınan 24 Haziran’da erken seçim yapılması kararı, döviz kurları başta olmak üzere piyasalarda yüksek volatiliteyi beraberinde getirdi. Dolar/TL’nin 4,20 zirvelerine doğru hareketiyle birlikte gözler geçen hafta içinde yapılan TCMB’nin Para Politikası Kurulu’nun (PPK) toplantısına çevrildi.

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.

Piyasalarda faiz artırımı olmayabileceğini düşünenler olduğu gibi, artırım beklentisi içinde olanlar da vardı. Sonuçta TCMB yüzde 12,75’de duran geç likidite penceresi (GLP) borç verme faizini 75 baz puan artırarak yüzde 13,50’ye yükseltti. Piyasa beklentileri genel olarak 25-75 baz puan aralığındayken, 50 baz puanlık bir artış ön plana çıkıyordu. Bu karar ile TCMB, beklentileri büyük ölçüde karşılamış oldu.

Bundan sonraki süreçte piyasaların gündeminde seçim süreci olacak. Yine ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz hamleleri, Merkez Bankası’nın dövizdeki olası hareketliliğe karşı yeni hamleler yapıp yapmayacağı yakından izlenecek. Konuştuğumuz piyasa uzmanları, seçim sürecinde dolar/TL için ağırlıklı olarak 4,00-4,10 aralığına dikkat çekiyor. Bunun yanında 4,00’ün altına sarkma bekleyen analistlerin olduğu da görülüyor.

PİYASANIN TEPKİSİ ŞAŞIRTTI
PPK kararı öncesinde piyasalarda faiz artırımı olması halinde döviz piyasasının biraz daha sakinleşmesi, dolar/TL’nin 4,00 seviyesine doğru gevşemesi beklentileri vardı. Ancak faiz kararı sonrasında önemli bir değişiklik olmadığı gözlendi.

Yatırım Finansman analistleri, faiz artışının olumlu karşılanmamasının gerekçesini üç başlıkta açıklıyor. Birincisi, piyasalar zaten kayda değer bir faiz artışı bekliyordu ve bu gerçekleşince odaklar hızla seçim atmosferine girdiğimiz bu dönemde yoğun siyasi gündeme döndü. İkincisi, global piyasalarda halihazırda devam eden satış baskısı Türkiye piyasalarına da yansıyor. Son olarak da Merkez Bankası riskler konusunda piyasanın düşündüğünden daha endişeli olduğunu gösterdi.

PİYASANIN TAKVİMİ
Bundan sonrası için 3 Mayıs’ta açıklanacak nisan ayı enflasyon verisi önemli olacak. Öncesinde ise 30 Nisan’daki Enflasyon Raporu sunumunda TCMB Başkanı Murat Çetinkaya’nın açıklamaları yakından izlenecek.

TCMB’nin faiz artışının reel faiz beklentilerine ilişkin endişeleri sınırladığını kaydeden Yatırım Finansman analistlerinin değerlendirmesine göre, bu hamlenin yeterli olup olmadığına başta enflasyon olmak üzere yayınlanacak veriler ışık tutacak. Ekonomide gözlenen aşırı ısınma risklerinin kontrol altına alındığına dair sinyaller güçlenirse, finansal istikrara ilişkin güven artacak. Öte yandan, gündem bir süre TCMB para politikasının yeterliliğinden ziyade siyasi gelişmelere odaklanabilir.

7 HAZİRAN’DA ARTIŞ OLUR MU?
Son gelişmeleri ve önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü değerlendiren Ata Portföy Genel Müdürü Mehmet Gerz’e göre, döviz kurlarında istikrar seçim sonucu açısından daha önemli hale geldi. Dolar kurunun 4 TL’nin ne kadar üzerine giderse o kadar olumsuz algılanacağını dile getiren Mehmet Gerz, “Kurlar öncelik haline gelince, faiz artışı konusunda TCMB’nin eli rahatlamış oldu” diyor.

Mehmet Gerz, yakın gelecekteki faiz artışlarına ilişkin olarak ise şu öngörüde bulunuyor: “25 Nisan’daki 0,75’in üstüne, 7 Haziran’da gerekirse 0,50 veya 0,75 daha artış yapılabilir. Yani yüzde 12,75’ten yüzde 13,50’ye çıkan geç likidite tavanı yüzde 14 veya üstüne çıkarsa TCMB piyasanın gerisinde kalmaktan kurtulmuş olur. Bu sırada para politikasını tekrar basitleştirme işini de aradan çıkarırsa iyi olur.”

DEĞİŞİM BEKLEMİYOR
Seçim sürecine kadar dolar/TL’de çok önemli bir değişim beklemediklerini kaydeden Ziraat Portföy Genel Müdürü Uğur Boğday da, “Döviz kurlarında sınırlı iyileşme olabilir ancak seçim sonrasında siyasi risklerde azalma, yabancı girişi gibi nedenlerle daha fazla iyileşme görebiliriz” diyor. Boğday, bu dönemde dolar kuru için 3.90-4.00 TL aralığını gerçekçi bulduklarını ifade ediyor.

PPK’nın “Gerekirse yine faiz artırımı yaparım” mesajı verdiğine dikkat çeken İntegral Yatırım Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu, TL’deki kırılganlığın sürmesi halinde 7 Haziran’da yeni bir faiz artışı olabileceği görüşünde. Kurda yukarı baskıların sürebileceğini belirten Turşucu, “Zaman zaman 4,10 TL’nin üzerine doğru ataklar görebiliriz” diyor.

FED TOPLANTISI ÖNEMLİ
Önümüzdeki dönem için özellikle mayıs ve haziran ayı enflasyon oranlarının önemine işaret eden IKON Menkul Genel Müdürü Engin Kuru ise, “24 Haziran öncesi, yükselen döviz kurlarının ÜFE tarafına ne ölçüde yansıyabileceği ve TÜFE ile doğrudan ilişkisine dikkat etmek gerekecek” diyor. 2 Mayıs ve 13 Hazi-ran’daki FED toplantılarının da önemine işaret eden Kuru, “Özellikle faiz artışı beklentilerinin daha ağır bastığı 13 Haziran’daki FED toplantısına dikkat etmek gerekir” diye konuşuyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap