|
Bireysel ihtiyaç kredileri, diğer kredilere göre daha güçlü bir şekilde arttı.
Haber : Kıvanç Özvardar / 28.08.2011
Hane halkı toplam
yükümlülüklerinin
toplam
varlıklara
oranında hızlı artış görülen
bu dönemde bankalar,
Merkez Bankası ve BDDK
kararlarıyla düşen kârlarını
koruma uğraşında. 20 Haziran
2011 BDDK verilerine
göre, Aralık 2009 itibarıyla
yüzde 29,6 seviyesinde bulunan
hane halkı toplam yükümlülüklerinin
toplam varlıklara
oranı, Mart 2011 itibarıyla
yüzde 35,1 seviyesine
ulaştı.
Hane halkı yükümlülükleri;
tüketici kredileri, kredi kartı
borç bakiyesi, finansman şirketleri
kredileri ve bireysel finansal
kiralama borçlarını, hane
halkı varlıkları ise bireysel
emeklilik fonları, hisse senedi,
DİBS, Eurobond, tasarruf mevduatı,
katılım fonları ve dolaşımdaki parayı
kapsıyor. Merkez Bankası ve
BDDK’nın kararlarının etkisiyle yükselen
faizlerden kredi kullandırmak
isteyen bankalar, tüketici kredisine
yüklendi. Rakamlar da bu durumu
doğruluyor. Haziran 2011 itibarıyla
toplam 205,5 milyar TL seviyesine
ulaşan bireysel kredilerin yüzde 24’ü
kredi kartı alacaklarından, yüzde
76’sı ise tüketici kredilerinden oluşuyor.
Yüzde 26 büyüme
Geleneksel bayram kredisi, anneler
günü kredisi, evlilik kredisi gibi
farklı ihtiyaç segmentlerine yönelik
ve cep telefonu mesajı gibi kolay
yollarla başvurulabilen ürünlerle
2010 yılı içinde sektörde toplam tüketici
kredileri yüzde 36 büyüdü.
2011 yılının ilk yarısında ise kredi
kartları dışındaki tüm bireysel kredi
türleri, yüksek artış sergiledi. Bireysel
krediler içinde konut ve taşıt kredilerinden
farklı olarak genellikle
borçlunun ödeme kabiliyeti dışında
bir teminatı bulunmayan ihtiyaç ve diğer
tüketici kredilerinde, yılın ilk yarısında
gözlenen yüzde 26’lık artış, oldukça
çarpıcı. Söz konusu dönemde tüketici
kredilerinde yaşanan 27,2 milyar
TL’lik artışın 16,3 milyar TL’lik (yüzde
59,8) bölümü “ihtiyaç ve diğer tüketici
kredileri”nden kaynaklanıyor.
Dolayısıyla taşıt ve konut kredileri
hız kesmesine karşın artış oranlarını gören
BDDK, ihtiyaç kredilerindeki karşılık
oranlarını artırmıştı. Ramazan döneminde
de hız kesmeyen kampanyalardan
görünen o ki, ihtiyaçlar ihtiyata henüz
yeterince dönüşmedi.
Artışa BDDK müdahalesi
BDDK’nın bir diğer düzenlemesi
olan sermaye yeterlilik rasyosu hesabında
taşıt ve konut kredileri dışındaki tüketici
kredilerinin risk ağırlığını artırması
ise ihtiyaç kredilerinin vadelerine
yansıdı. BDDK’nın bir yıldan uzun, iki
yıldan kısa tüketici kredileri için risk
ağırlığını yüzde 150 ve iki yıldan uzun
krediler için yüzde 200’e artırması, bankalar
tarafından ‘tüketici kredilerinde
vadeleri uzatmayın’ mesajı olarak algılanmıştı.
Yapı Kredi Bankacılık Grup Direktörü
Mehmet Cemalcılar’ın verdiği
bilgilere göre ihtiyaç kredileri, Yapı Kredi’nin
tüketici kredileri portföylerinin
yaklaşık yüzde 35-40’ını oluşturuyor. Bu
oran 2009 ve 2010 yıllarında yüzde 35
seviyelerinden 2011’de yüzde 35’in üzerine
yükselmiş.
ING Bank’ın bireysel ihtiyaç kredileri
ise 2011 başından itibaren yaklaşık
yüzde 30, 2010 yılının Ağustos ayına göre
ise yaklaşık yüzde 29 artış göstermiş.
Bireysel Bankacılık Pazarlama ve Özel
Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür
Yardımcısı Cenk Tabakoğlu’nun verdiği
bilgilere göre ING’nin toplam bireysel
kredilerinin yaklaşık yüzde 40’ı bireysel
ihtiyaç kredilerinden oluşuyor.
2008’den bu yana yıllık artış oranlarıysa
sırasıyla yüzde 22, yüzde – 2 ve yüzde 20.
ING’nin ihtiyaç kredilerinin 2011 başından
bu yana büyümesi ise yüzde 30
ile en yüksek büyüme oranlarından biri.
2011 yılı ilk yarıyılında bireysel ihtiyaç
kredilerinde 7,8 milyar TL’lik bir büyüklüğe
ulaşan Halkbank için bu rakam,
2010 yılının aynı döneminde 5 milyar
TL, 2010 yıl sonunda ise 6,3 milyar TL
idi. Yüzde 10’un üzerindeki pazar payı
ile ihtiyaç kredilerinde ilk üç banka arasında
bulunan Halkbank’ın Bireysel
Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı İsmail
Hakkı İmamoğlu, son yıllarda ihtiyaç
kredilerinin toplam bireysel ihtiyaç
krediler içindeki payında sürekli bir artış
gözlemlediklerini ifade ediyor.
Bu konuda bankacılık analistlerinin
de üzerinde hemfikir olduğu önemli bir
etken de ilk çeyrekte yaşanan büyüme
ve talebin yılın ilk yarısında güçlü seyretmesi.
Ancak bankacılar, genel olarak
müşteri eğilimleri açısından bakıldığında
yeni düzenlemelerin ardından kredi
adetlerinde bir yavaşlama gözlendiğine
işaret ediyor. Bu yavaşlamada hem faiz
artışlarının, hem yaz aylarına girilmesinin,
hem de küresel konjonktürün etkisinin
olduğu konusunda bankacılar
hemfikir.
1 | 2 | 3 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|