|
"İhraçlar artarak devam edecek"
Haber : Kıvanç Özvardar / 09.10.2011
Reel faizdeki düşüşün etkisiyle
alternatifin getiri sağlayan
yatırım araçlarına
yönelmesi talebini karşılamak
amacıyla tahvil ve bono ihracını
hızlandıran bankalar, daralan
kâr marjlarının da etkisiyle atağına
devamediyor.Daha önce kalkınma
ve yatırımbankaları yatırımcılarına
sunulabilen banka bonolarını (arkasında
banka garantisi olan yatırım
araçları), Ekim 2010'dan itibaren
Sermaye Piyasası Kurulu'nun
(SPK) verdiği izinle mevduat bankaları
da çıkarabiliyor. Yatırımcılar,
bu sayede Hazine bonosu gibi iskontolu
olarak aldığı banka bonosu
karşılığında kendisine verilen dekontu
vade bitimde veya vadesinden önce aldığı
bankada bozdurarak tasarrufta bulunuyor.
24 halka arz
Sonuçta geçen haftaya kadar 10 banka
24 bono-tahvil halka arzı geçekleştirdi.
toplam büyüklük 12.4 milyar lirayı
buldu. Geçen hafta İş Bankası ve
YKB’nin gerçekleştirdiği işlemlerle birlikte
büyüklük 13milyar lirayı aşacak. Yine
geçen hafta Ziraat Bankası 4 milyar
TL’lik arz için SPK’ya başvurdu. Bu ihraçların
önemli kısmını yerli kurumsal
yatırımcılar satın aldı. Yine bireysel yatırımcıların
da bu ürünlere ilgisi oldu. Sonuçta
24 arza 123 bin yatırımcı katıldı.
Şu ana kadar en büyük ihraçları İş Bankası,
Akbank ve Garanti Bankası gerçekleştirdi.
Bankalara daha uzun vadeli kaynak
sağlayan tahvil ve bono ihraçları, faize
hassas pasiflerinin ortalama vadesini artırarak
bankanın pasif yapılarına olumlu
katkı sağlıyor. Mevduat ağırlıklı pasifin
ortalama vadesini uzatarak da bilançodaki
aktif-pasif kalemlerinin ortalama net
vade açığının daraltılması amaçlanıyor.
Avantajı var
Merkez Bankası'nın maliyetleri
artırıcı önlemleri göz önünde bulundurulduğunda
bu ihraçlar, göreceli
olarak avantaj sağlıyor ve bilançolara
olumlu katkısı bulunuyor.
Borçlanma vadesini uzatma ve borçlanma
araçlarında çeşitlilik sağlaması
açısından bankaların mali
bünyesine katkısı olan tahvil ve bono
ihraçlarının önümüzdeki dönemdeki
seyri ne olacağını ve bugüne
kadar gelen talebin bireysel
veya kurumsal olmak üzere ağırlığı
nereden kaynaklandığını bankalara sorduk.
Türkiye'de Nisan 2011 itibariyle
bankaların pasif yapısının sadece yüzde
1'i tahvil ve bonodan oluşuyor. Bu oran,
2010 sonu itibariyle Almanya'da yüzde
18, Brezilya'da ise yüzde 23. Bankalar,
önümüzdeki dönemde yeni ürünlerin
ihracının söz konusu olabileceği konusunda
birleşiyorlar.
Görünen o ki, mevcut ihraçlardaki
tahvil ve bonoların kâra doğrudan iştirak
eden bir özelliği bulunmadığından ve
salt bir borçlanma enstrümanı olmadığından
gelen talep, bugünkü koşullarda
banka
kârlılığındaki değişimlerden etkilenmedi.
Tahvil ihraçlarında belirleyici
olan faktörler ise faiz oranı ve vade. Özellikle
sunulan faiz oranı, yatırımcılar için
alternatif ürün olan mevduata yakın bir
seviyede olduğundan bu ürünlerin talebinin
ciddi biçimde artması bekleniyor.
Talep yüksek
2011 başından bu yana 2 milyar TL
tutarında ihraç gerçekleştiren Akbank'ın
Hazineden Sorumlu Genel Müdür
Yardımcısı Kerim Rota, kârlılık beklentisinin
ihraç taleplerini doğrudan ilgilendirmediğini
düşünüyor. Önemli
olanın ihraççı kuruluşların kredi notları
ve piyasaya arz edilen tahvil ve bono
miktarı olduğunu belirten Rota, toplam
ihraç miktarının piyasadaki doyum noktasına
ulaştığı noktada ilginin azalacağını
ifade ediyor. Risk algılamalarında ise
önümüzdeki dönemlerde negatif yönde
bir değişiklik olmayacağı görüşünü bildiren
Kota, banka kârlılıklarında ise pozitif
yönde bir değişiklik olacağı değerlendirmesinde
bulunuyor. Rota'nın verdiği
bilgilere göre Akbank, cazip bir kaynak
alternatifi olan bonolarını, halihazırda
ihraç edilenleri vadesi geldiğinde
yeniden ihraç edecek.
Bu yılın başından bu yana 300 milyon
TL'lik ihraç gerçekleştiren TEB'ten
Aktif Pasif Yönetimi ve Hazine Genel
Müdür Yardımcısı Ümit Leblebici de
banka kârlılıklarındaki düşüş beklentisinin
bonolarına talepte bir etkisi olmadığına
katılıyor. Leblebici'ye göre daha
ziyade piyasa bono-tahvil ile mevduat
oranlarının karşılaştırmasının bireysel
talep üzerinde etkili oluyor. Ayrıca bankalar,
bono ve tahvil ihraçları sayesinde
temin edeceği orta ve uzun vadeli kaynağı,
benzer vadeli kredilerin fonlanması
için kullanıyor. Bu şekilde yatırımcıların,
Hazine'nin ihraç ettiği menkul
kıymetlerin getirisinin üzerinde getiri elde
etmeleri sağlanırken, bankalar açısından
faize olan duyarlılığın azaltılmış
olduğu bilanço yapısında kredi müşterilerine
daha uygun maliyetle fon sağlama
olanağı oluşuyor.
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|