84 milyar TL’lik fon büyüklüğü 5-10 kat artabilir

84 milyar TL’lik fon büyüklüğü 5-10 kat artabilir

Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM), ‘Emekliliğiniz İçin Buluşuyoruz, Türkiye BES’leniyor’ projesi kapsamında Dudullu OSB DES Ticaret Merkezi Konferans salonunda sektör temsilcilerinin katılımıyla bir panel düzenledi.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

Geçen haftaki panele, Fiba Emeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, EGM Genel Müdürü Mustafa Akmaz ve İstanbul Dudullu OSB Yönetim Kurulu Başkanı B. Murat Önay konuşmacı olarak katıldı.

Panelde Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) birçok yönüyle ele alındı, OKS’nin yeni fazına dair bilgiler verildi.

“TABANA YAYILIYORUZ”
Fiba Emeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, konuşmasına OKS’nin kronolojik sürecine değinerek başladı. Öztürkoğlu, OKS’nin ilk hayata geçtiği tarihten günümüze geçen bir buçuk yıllık süreçte kamunun da içinde bulunduğu 60 bini aşkın işyerinin bireysel emeklilik yapısının içine alındığını kaydetti. Ulaşılan katılımcı sayısını ise bireysel emeklilik katılımcılarıyla birlikte 11 milyon olarak açıkladı.

Bu hafta itibarıyla 10-49 çalışanı olan işletmeler OKS ile sisteme dâhil olmaya başladı. Erol Öztürkoğlu, OKS’de beşinci faz olarak da nitelendirilen bu yeni dönem hakkında şu bilgileri aktardı: “Temmuz dönemiyle birlikte toplumun tabanına yayılıyoruz.

200 bin işyeri ve yaklaşık 4,5 milyon çalışan önümüzdeki bir ay içinde sisteme tam anlamıyla dâhil olacak. 1 Temmuz’dan itibaren şirketlerin emeklilik şirketleriyle masaya oturması gerekiyor.

Emeklilik şirketleri olarak teknolojik çözümlerle süreci çok kolaylaştırdık. Sistemler üzerinden sözleşmeler hemen oluşturuluyor. İşverenlerin ceza yememek için çalışanlarının prime esas kazançlarının yüzde 3’ü oranında asgari tutarı, anlaşma sağladıkları emeklilik şirketlerine iletmeleri gerekiyor.

Aksi halde mevzuat gereği, cezai işlem uygulaması söz konusu. İşyerlerinin ve işverenlerin bu durumu ciddiye alması gerekiyor.”

“BÜYÜK BAŞARI”
Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) Genel Müdürü Mustafa Akmaz ise BES ile OKS’de gelinen son nokta hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Akmaz, “4 milyonu aşkın çalışan OKS ile tasarruf etmeye devam ediyor.

Sistemin anlatılması noktasında yeterli zaman olmadığını düşündüğümüzde, bu büyük bir başarıdır” dedi. Buna rağmen OKS’nin performansının iyi olduğunu söyleyen Akmaz, BES’te ise 7 milyon katılımcının bulunduğu bilgisini verdi. Toplamda 11 milyon katılımcının tasarruf ettiğine dikkat çeken Mustafa Akmaz, fon büyüklüğünün 84 milyar TL’ye ulaştığını belirtti.

Akmaz, “Önümüzdeki dönemde sistem daha iyi anlaşılacak ve ilerleyen yıllarda şu andaki rakamın 5-10 katı fon büyüklüğü görülebilir” diye konuştu. Mustafa Akmaz temmuz döneminde sisteme dâhil olacak yeni şirketlere bir de uyarıda bulundu.

“İşveren/işyerleri çalışandan kestiği yüzde 3’lük kesintiyi emeklilik şirketlerine aktarmazsa biz bunu rahatlıkla tespit edebiliyoruz” diyen Akmaz, bu durumu Çalışma Bakanlığı’na ve Hazine Müsteşarlığı’na bildirdiklerinin üzerinde durdu.

Böyle bir durumda Çalışma Bakanlığı’nın ciddi para cezaları uygulayabildiğini, Hazine Müsteşarlığı’nın yaptırımları olduğunu da sözlerine ekledi.

BEYAZ YAKALI KALDI, MAVİ YAKALI ÇIKTI
Sistemin başarılı olduğunu belirten İstanbul Dudullu OSB Yönetim Kurulu Başkanı B. Murat Önay, BES’e ve OKS’ye mavi yakalıların neden ilgi göstermediğine açıklık getirdi.

Önay, şöyle konuştu: “Bugün sistemde kalanların yüzde 36’sının çoğunu beyaz yakalı olarak tarif ettiğimiz çalışan kesimi oluşturuyor. Mavi yakalı sistemden çıktı. Bunun birinci nedeni sistemin iyi anlatılamaması, ikinci nedeni ise ekonomik şartlar. Mavi yakalının aldığı ücret, tasarruf etmelerine izin vermiyor.

Onlar da maaşlarından kesinti yapılmasını göze alamıyor. Kesinti yapılacağına o parayla bir ihtiyacını giderme planları yapıyor. Sistem, burada tıkanıyor. Yüzde 25’lik katkı anlamlı ama yeterli görülmüyor.”

“ANA SENARYOMUZ, GÜÇLENEN ALTIN TARAFINDA”
UYGAR KURTBAY
İŞ PORTFÖY ALTERNATİF YATIRIM ÜRÜNLERİ PORTFÖY YÖNETİMİ-KIDEMLİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“Altın fiyatlarını belirleyen temel etkenlerin başında reel faizler, doların seviyesi ve güvenli liman talebi geliyor. Son zamanlarda ABD’nin diğer ülkelerle yaşadığı ticaret tartışmaları piyasalarda önemli bir gerginliğe neden olduğundan paranın güvenli yatırım araçlarına kaydığını gördük.

Özellikle riskli görülen gelişmekte olan ülkelerden para çıkışları hızlanırken ABD tahvillerine para girişi kuvvetlendi. Düşen uzun vadeli ABD tahvil faizleri de ABD getiri eğrisinin yataylaşmasına neden oldu. ABD’de yüzde 2 üzerine çıkan enflasyon ve hızlanan ABD ekonomisi ise reel faizleri oldukça düşük seviyelere çekti.

Hem güvenli limanlara para akışı olması hem de reel faizlerin düşmesi altın fiyatlarını yükseltmesi gereken etkenler olurken son dönemde güçlenen dolar bu iki etkiyi bastırarak altın fiyatlarını aşağı çekti. Altın, son bir ayda yüzde 7’ye yakın değer kaybetti.

Bundan sonrası için de dolar endeksinin yönü altının düşüşünün devam edip etmeyeceğinin en önemli belirleyicisi olacak. Altın fiyatları 1.270 doları aşamadığı sürece aşağı yönlü hareketini devam ettirme riski taşıyor. 1.255 dolardan işlem gören ons altın için aşağıda ilk hedef 1.237 dolar olurken güçlenen dolar endeksiyle 1.181 doların da test edilmesi mümkün.

Ancak dolar endeksinin geri çekilmeye başlaması, reel faizlerin düşük seyredeceği beklentisi ve son zamanlardaki düşük volatilitesiyle altının ucuz bir güvenli liman özelliği kazanmış olması, ana senaryomuzu güçlenen altın tarafına yaklaştırıyor.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap