BES çift haneli büyüme trendini devam ettiriyor

BES çift haneli büyüme trendini devam ettiriyor

Geçen hafta Hazine Müsteşarlığı Sigorta Denetleme Kurulu, 2016 yılına dair sigortacılık ve bireysel emeklilik faaliyetlerine ilişkin raporunu yayımladı. Biz de raporda yer alan rakamsal verileri ve ilginç başlıkları derledik.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
Rapora göre, sigortacılık ve bireysel emeklilik sektörünün aktif toplamı 2016 yılında yüzde 24 oranında yükselerek 122,2 milyar TL’ye ulaştı. Şirketlerin aktif toplamları içinde hayat sigortalıları ile bireysel emeklilik katılımcılarına ait fon tutarı yıl sonu itibariyle 63,2 milyar TL olarak gerçekleşti.

80 BİN İSTİHDAM
Sigortacılık ve bireysel emeklilik sektörlerinin ülke ekonomilerine katkı sağladığı alanlardan biri de istihdam olarak ifade ediliyor. Rapora göre, Türkiye’de sigorta, reasürans ve bireysel emeklilik şirketlerinde 2016 yılı sonu itibariyle toplam 19 bin 511 personel çalışıyor.

Sektörde 15 bin 575 adet sigorta acentesinin (gerçek/tüzel kişi) ve 39 bin 680 adet bireysel emeklilik aracısının, bin 265 adet sigorta eksperinin, 134 adet sigorta ve reasürans brokerinin (gerçek/tüzel kişi) ile 40 adet aktüerin (sözleşmeli/kadrolu) görev yapmaktaolduğu dikkate alındığında, sigortacılık ve bireysel emeklilik sektörlerinin 80 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağladığı görülüyor.

TEKNİK KÂR SAĞLADI
Sektör, 2016 yılını konsolide bazda teknik kârla kapattı. 2016 yılında konsolide teknik kâr 2,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Buna karşılık, sektörde faaliyet gösteren toplam 61 sigorta, reasürans ve emeklilik şirketinden 20 adedi (11 hayat dışı, 8 hayat / emeklilik, 1 reasürans şirketi) 2016 yılını teknik zararla kapattı. Türkiye’de 2003 yılının ikinci yarısında uygulamaya başlanan bireysel emeklilik sistemi çift haneli büyüme trendini devam ettiriyor.

2016 yılsonu itibariyle sistemdeki katılımcı sayısı 6,6 milyon kişiye, akdedilen sözleşme sayısı da 7,8 milyon adede yaklaştı. Bu rakamlar, 2016 yılında katılımcı sayısının yüzde 9,7, sözleşme sayısının ise yüzde 10.7 oranında artmış olduğunu gösteriyor.

51,6 MİLYAR TL KATKI PAYI
2016 sonu itibariyle yürürlükte bulunan bireysel emeklilik sözleşmeleri için 2013 yılı başından itibaren uygulanan devlet katkısı (7 milyar TL) ile birlikte toplam 51,6 milyar TL katkı payı ödendi ve katılımcılara ait fonların değeri 60.8 milyar TL’ye ulaştı.

Açıklanan tutarlara, sistemden ayrılan katılımcılar tarafından ödenen katkı payları ile anılan kişilere geri ödenen fon tutarları dahil edilmedi. 2016 yılında katılımcılara ait birikimler ve devlet katkısı dahil ödenen katkı payındaki artış sırasıyla yüzde 27 ve yüzde 18 olarak gerçekleşti.

‘BES’TEKİ BÜYÜME DEVAM EDECEK”
Raporda yer alan Hazine Müsteşarı Osman Çelik’in açıklamaları ise şöyle:

“Bireysel emeklilik sistemi, 2013 yılı başında doğrudan devlet katkısı yakalamış olduğu hızlı büyüme trendini 2016 yılında da devam ettirdi. Sistemdeki katılımcı sayısı 2015 yılsonuna göre 600 bin kişi artarak 6,6 milyon adede ulaştı, katılımcılara ait fon tutarı da devlet katkısı ile birlikte 48 milyar TL’den 61 milyar TL’ye yükseldi Sigortacılık ve bireysel emeklilik sektörleri, büyümeye devam ederken finansal sağlamlığını da koruyor. 2016 yılı sonu itibarıyla şirketlerin sermaye yeterlilik rasyoları (mevcut özsermaye/gerekli özsermaye) hayat dışı şirketlerde yüzde 120, hayat ve emeklilik şirketlerinde ise yüzde 357 olarak gerçekleşti. Bu veriler, her iki sektörün de yükümlülüklerini karşılayabilecek yeterli özkaynağa sahip olduğunu ortaya koyuyor. 2017 yılı başında yürürlüğe giren 45 yaş altı çalışanların bireysel emeklilik sistemine otomatik dahil edilmesine ilişkin düzenleme ile birlikte bireysel emeklilik sistemindeki büyümenin de artarak devam etmesi bekleniyor”

“BU SÜREÇTE TEMKİNLİ OLUNMASINI ÖNERİYORUZ”
CANER ÖZHAN
İŞ PORTFÖY ALTERNATİF YATIRIM ÜRÜNLERİ PORTFÖY YÖNETİMİ KIDEMLİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“Eylülde, ölçülü fakat istikrarlı küresel büyümeyle şirket tahvillerine ve gelişmekte olan ülkelerin devlet ihraçlarına dönük temerrüt riskine yönelik algı pozitife dönerken, Avrupa ve Japonya başta olmak üzere başlıca merkez bankalarının geniş para politikasından kısa-orta vadede çıkamayacağı fiyatlandı.

Gelişmiş ülke faizleri de bu yılki en düşük seviyelerini test etti. Ancak bu durum geçen haftaki FED toplantısıyla ciddi düzeltmeye maruz kaldı. FED, aralıkta faiz artışı geleceğini, 2018’de çok sayıda faiz artışı yapmayı planladığını vurguladı. Bu da Türk devlet ve şirket Eurobond’larında getiri yükselişine neden oldu.

Piyasa koşullarında, FED’in projeksiyonunun ve bunun diğer merkez bankalarında yaratacağı ikincil etkilerin piyasa tarafından tam olarak dikkate alınmadığını düşünüyoruz. Ekimin ilk iki haftasında ABD’den gelecek veriler ve ABD Başkanı Trump’ın vergi reformu tasarısının akıbetinin belli olmasıyla piyasanın yıl sonuna kadar izleyeceği patika netleşecek. Bu dönemde temkinli olunmasını öneriyoruz.”

 



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap