BES fonları TÜFE’yi yendi

BES fonları TÜFE’yi yendi

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği’nin yayınladığı LUDENS Finansal Hizmetler’in Mart 2017 itibarı ile hazırladığı Emeklilik Fonları Performans Raporu’na göre; emeklilik fonları 2016’da TÜFE’nin 2,4 puan, son üç yılda 7,6 puan ve son 12 yılda ise TÜFE’nin oldukça üzerinde (yaklaşık 89 puan) getiri elde etti.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
2017’nin ilk üç ayında ise yaklaşık TÜFE kadar (0,1 puan üzerinde) getiri sağladı. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) uzun vadeli birikimleri esas alan bir sistem olması nedeniyle, raporda analiz dönemler, üç ve 12 yıl olarak değerlendirildi.

Rapora göre, emeklilik fonlarının getirilerine uzun vadeli bakılsa da fonlar 2016 yılında da başarılı performans gösterdi ve getirileri yüzde 10,9 seviyesinde gerçekleşti. 2016’da TÜFE yüzde 8,5 arttı ve fonlar ortalama olarak TÜFE’den 2,4 puan daha yüksek getiri elde etti. Yine aynı dönemde fonlar katılımcılarına mevduatın 1,0 puan üzerinde getiri sağladı.

MEVDUAT VE BORSANIN ÜZERİNDE GETİRDİ
Emeklilik fonlarının performansları alternatif yatırım araçları ile karşılaştırıldığında üç yıllık getirilerde mevduat faizinin 6,1 puan ve BİST 100 endeksinin ise 7,5 puan üzerinde getiri sağladığı görülüyor.

12 yıllık getirilerde ise mevduat faizinin 6,7 puan ve BİST 100 endeksinin 3,7 üzerinde getiri sağladığı görüldü. Fonlar 2016 yılında da mevduat ve BİST 100 endeksinin üzerinde getiri sağladı.

2016 yılında karşılaştırma ölçütü getirisi hesaplanabilen fonlar yüzde 74 başarı oranı ile kendi karşılaştırma ölçütlerinin üzerinde getiri sağladı. Kıymetli maden fonları hemen hemen karşılaştırma ölçütü kadar getiri sağlarken, hisse senetleri fonları ve karma&esnek fonlar karşılaştırma ölçütlerinin oldukça üzerinde getiri elde etti.

Hisse senetleri fonları karşılaştırma ölçütlerinin 4,4 puan üzerinde getiri sağlarken karma&esnek fonlar ise 2,7 puan üzerinde getiri sağladı. 2016 ağırlıklandırılmış brüt getiriler ise karşılaştırma ölçütlerinin 1,3 puan üzerinde performans gösterdi.

TASARRUF ARTIRMAYA DESTEK
Raporda tasarrufa da dikkat çekiliyor. Tasarrufların düşüklüğü Türkiye’nin önemli ekonomik sorunlarının başında geliyor. Brüt tasarrufların Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYH) oranına bakıldığında Türkiye’nin oranı benzer ekonomik göstergelere sahip ülkelerin tasarruf oranlarının oldukça altında.

2015 yılında gelişmekte olan ülkelerin tasarruf oranı yaklaşık yüzde 31 iken, Türkiye’nin oranı yalnızca yüzde 14 olarak gerçekleşti. Yurtiçi tasarruf oranının artırılmasında istihdamın ve gelirin artması yanında, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin desteklemesi ile de sağlanabileceği vurgulanıyor. Buna istinaden Ocak 2013’te fon birikimini teşvik etmek üzere Bireysel Emeklilik Sistemi’nde yapılan düzenlemeleri,

Ocak 2017’de getirilen Otomatik Katılım Sistemi takip etti. Dünyadaki örneklerini takip ederek yapılan bu düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle tasarruf oranlarının artırılması ve uzun vadeli finansal kaynak yaratılması hedefleniyor.

PORTFÖY BÜYÜKLÜĞÜ ARTTI
Emeklilik Fonları portföy büyüklüğünün Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYH) oranı 2012 yılında yüzde 1,4 iken, Haziran 2016’da yüzde 2,7’ye ulaştı. Türkiye, yurtiçi tasarrufları artırma ve ülke ekonomisini iyileştirme konusundan atılan önemli adımlardan biri olan BES, yüksek cari açık ve bunun dış finansmanına bağlılığını artırıcı etkisini azaltma noktasında büyük önem arz ediyor. Çalışanların emeklilik dönemlerinde refah düzeylerini artırmayı hedefleyen BES’in, emekli olarak ayrılan kişilerin gelirlerine anlamlı bir katkı sağlaması bekleniyor.

“REFERANDUM SONUÇLARI PİYASALARA YÖN VERECEK”
SENEM UĞURLU
İŞ PORTFÖY KIDEMLİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) faizleri düşük tutması gerektiğini, ABD Doları’nın ülke ekonomisine zarar verecek ölçüde değerlendiğini belirtti. Bu açıklamalar küresel mali piyasalarda kur ve faizler üzerinde pozitif etki yaparken, siyasi gelişmeler ise jepolitik riskleri artırmak suretiyle küresel risk iştahını olumsuz etkiledi.

ABD’nin Suriye’yi bombalamasının ardından, Kuzey Kore’yle yaşanan gerilim piyasalarda bir parça güvenli liman arayışına neden oldu. ABD tahvilleri, Japon yeni ve ons altın değer kazandı. Amerikan 10 yıllıkları hafta başında yüzde 2,38 seviyelerindeyken, haftayı yüzde 2,23 kapattı.

Dolar endeksindeki gerileme, gelişen ülke paralarını da olumlu etkiledi. Türk tahvilleri de Türk Lirası’ndaki değer kazancına paralel pozitif etkilendi ve 10 yıllık faizler yüzde 10,90’a kadar geriledi. Ancak haftanın son gününde referandum belirsizliğini fiyatlayan piyasalarda satış baskısı hakimdi. Bu hafta referandum sonuçları piyasalara yön verecek. Küresel piyasalarda da dikkatler siyasi ve jeopolitik riskler üzerinde olmayı sürdürecek.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap