BES’ te farkındalık artırılmalı

BES’ te farkındalık artırılmalı

CFA Society İstanbul tarafından düzenlenen ‘İdeal Özel Emeklilik İçin Önce Yatırımcı’ konferansında sistemin Türkiye’deki geleceğinin parlak olduğunu ancak farkındalığın artırılması gerektiği görüşünde birleşildi.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
hb93CFA Society İstanbul Başkanı Ertunç Tümen, dünyadaki diğer tanımlanmış katkı bazlı BES’lerde olduğu gibi, Türkiye’de de katılımcıların emeklilik dönemindeki refah düzeyinin, emeklilik sistemi içinde alınan yatırım kararlarının sonuçlarıyla birebir ilişkili olduğunu söyledi.

Tümen, “Finansal enstrümanların azalan getirileri ve piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, emeklilik yatırımcılarının korunması ve güvenli bir emeklilik gelirine ulaşabilmesi için mevcut ürünlerin geliştirilmesini zorunlu kılıyor” dedi.

KAMUNUN BES’TEN BEKLENTİLERİ
Özel emeklilik sisteminin, ülkemizin gelişen ekonomisi ve farklılaşan birey isteklerine aynı oranda cevap verebilmesinin, ölçeğin daha da büyümesine bağlı olduğunu aktaran Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Gökhan Karasu ise “Bu bağlamda, öncelikle otomatik katılım sistemini çok önemsiyoruz” dedi.

Karasu otomatik katılımın da ekleneceği BES’ten kamunun beklentilerini de aktardı. Buna göre öncelikle kişilere daha basitleştirilmiş yatırım tercihi sunan, daha az dağınık, daha toplulaşmış fon kompozisyonuna sahip, risk profiline uyan ve yatırım tercihi hakkında yatırımcıyı bilgilendiren bir sistemden söz ediliyor.

Ayrıca kişilerin sisteme daha erken çekilmesi isteniyor. Tasarruf modelinden, tasarruf ve emeklilik modeline dönüşüm ile uzun vadeli yatırımlara yer veren, bu bağlamda kısa vadeli beklentiyi de dönüştüren bir sistem olması gerektiği ifade ediliyor.

İŞVEREN KATKILILAR BAŞARILI
Willis Towers Watson Küresel Yatırım Lideri Roger Urwin’in verdiği bilgiye göre ise dünya genelinde toplam emeklilik varlıkları 38 trilyon doları aştı. 2,2 milyar kişi emeklilik programlarına üye.

Roger Urwin, “Belirlenmiş fayda esaslı emeklilik modelinin olumsuz yanlarının ağır basması, en uygulanabilir model olarak öne çıkan ‘belirlenmiş katkı’ esaslı emeklilik modeline geçişi hızlandırdı. Yüksek maliyet, düşük ölçek, düşük katkı ve zayıf yönetişim gibi uygulamadaki bazı güçlüklerin üstesinden gelinmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Belirlenmiş katkı modelinin farklı yönlerinin ön plana çıktığını söyleyen Urwin’e göre, çalışan kadar işverenin de katkıda bulunduğu modelde, bazı ek vergi avantajları ile birlikte yatırılan tutarın beş katı gelir elde etmek mümkün.

YAN HAKLAR
Willis Towers Watson Türkiye Emeklilik ve Yan Haklar Direktörü Sema Gökdemir ise çalışanlar açısından bireysel emeklilik sisteminin önemine dikkat çekti. Gökdemir, Willis Towers Watson 2014 Yetenek Yönetimi & Ödüllendirme Çalışması ve 2013 Ücretlendirme

ve Yan Haklar Araştırması Türkiye sonuçlarında öne çıkan bazı konuları paylaştı. Buna göre; çalışanların, görev yapacağı şirketi seçerken dikkate aldıkları kriterler arasında emeklilik yan hakkı üçüncü sırada yer alırken, baz maaş dördüncü sırada bulunuyor.

Aynı araştırmanın 2012 sonuçlarında emeklilik yan hakkı altıncı sırada yer alıyordu. Sema Gökdemir, “ Sadece bu bile, çalışanlar açısından emeklilik konusunun gittikçe artan önemine işaret eden kritik bir gösterge. Bu farkındalığın daha da artırılması için tüm paydaşlara büyük görevler düşüyor” dedi.

SORUN YANITLAYALIM.
Dünyada otomatik katılım sisteminin ortak noktaları nelerdir?
Sistemin farklı ülkelerde değişik örnekleri var. Bununla birlikte, hemen hemen tüm uygulamalarında devlet teşviki, zorunlu işveren katkısı, tüm çalışanların sisteme otomatik olarak dâhil edilmesi söz konusu. Yine belli bir süre sistemde kalma zorunluluğu (minimum 6 ay gibi), sistemden çıkışların nispeten zorluğu (mevcut bireysel emeklilik sistemine göre) ve işverenlerin bu süreçle ilgili sorumlulukları diğer ortak noktalar olarak sayılabilir.

hb94“İngiltere’deki oylamaizlenecek”
Çağatay Azaklı, CFA İş Portföy Alternatif Yatırım Ürünleri Portföy Yöneticisi
“Son dönemde, özellikle iki unsurun altın fiyatlarını etkilediği görülmekte. Bunlardan ilki, ABD ekonomisinin kırılgan olduğuna dair endişeler iken, ikincisi İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasına (Brexit) ilişkin yapılacak referandumun potansiyel sonuçlarının yarattığı endişeler.

Altın fiyatları, 3 Haziran’da ABD’de gelen kötü istihdam verisiyle birlikte 1.210 dolar/ons seviyelerinden yükselişe başladı, Brexit ihtimalinin yarattığı küresel satış dalgasıyla birlikte 16 Haziran’da yıl içi zirvesi olan 1.315 dolar/ onsa kadar tırmandı.

Aynı gün içerisinde, AB’de kalma taraftan İngiliz milletvekilinin öldürülmesinin ardından referandum kampanyalarına ara verildiği açıklandı, bu gelişmeler neticesinde piyasalardaki kötümser havanın gerilemesine bağlı olarak altın fiyatları da 1.280 dolar seviyelerine kadar gevşedi.

Bu yıl fiziksel altın talebinin öncüsü olan altın ETF’lerine (borsa yatırım fonları) girişlere bakıldığında, yatırımcıların ilgisinin devam ettiği görülüyor. Ayrıca, vadeli işlemler tarafında da alım yönünde net pozisyonların yeniden yükseldiği gözlemleniyor ve tarihi zirvelerine yakın seyrediyor. Bu durum, yükseliş yönünde yaşanan fiyatlamayı açıklamakla birlikte, yatırımcıların alım yönünde kümelenmesi nedeniyle bir miktar endişe vericidir. Küresel endişelerin gerçekleşmesi durumunda, altın fiyatlarında yükseliş için bir miktar daha alan olsa da endişelerin ortadan kalkması durumunda aşağı yönlü fiyatlamaların gerçekleşebileceği göz önünde bulundurulmalı. Buna bağlı olarak, 23 Haziran’daki Brexit referandumu ile 8 Temmuz’daki ABD istihdam verilerinin fiyatlamalarda belirleyici olması muhtemel.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap