BES’te büyüme Anadolu’ya yayılıyor

BES’te büyüme Anadolu’ya yayılıyor

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), büyümesini büyük şehirlerden Anadolu’ya kaydırmış durumda. Sistem, başlangıcından itibaren uzun süre genellikle büyük şehirlerden katılımla büyürken son yıllarda Anadolu’nun farklı bölgelerinden de katılımın ivmelenerek arttığı gözlemleniyor.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
Sistemin 6,7 milyonu aşan mevcut katılımcı tabanının demografik özelliklerini incelediğimizde, BES’te en fazla katılımcıya sahip olan 10 ilin arasında sırasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir başı çekiyor.

EGM tarafından yayınlanan 20 Ocak 2017 verilerine göre, söz konusu 10 ilin toplamdan aldığı pay yüzde 64,2 seviyesinde bulunuyor.

2014 sonu itibariyle BES’teki ilk 10 ilin aldığı pay yüzde 65,9; 2012 sonu itibariyle ise yüzde 68,7 seviyesindeydi. Buradan da görülebileceği üzere, diğer illerin pazardan aldığı pay yıllar içinde artma trendine sahip.

İstanbul, Ankara ve İzmir illerinin toplamına baktığımızda ise 2012 sonunda yüzde 49 olan payın güncel durumda yüzde 45’e gerilediği görülüyor.

MUĞLA, İSTANBUL’U GEÇTİ
2016 yıl sonu verileri itibariyle il bazında BES penetrasyon oranlarına bakıldığında ilk beş il Muğla, İstanbul, Antalya, Ankara ve İzmir olarak sıralanıyor.

Bu iller aynı zamanda en fazla katılımcının olduğu ilk 10 il arasında bulunuyor. Bununla birlikte bu sıralamada dokuzuncu olan Muğla’nın açık ara farkla en yüksek penetrasyona sahip il olması dikkat çekiyor.

Ayrıca toplam katılımcı sayısında gerilerde kalan Edirne ve Kırklareli gibi illerin penetrasyon seviyesinde ilk 10 arasında yer alması da ilgi çekici bir detay.

BES’in başlangıçtan son döneme kadar genellikle belli büyükşehirlerde gelişmesinin de etkisiyle sektörde faaliyet gösteren şirketlerin dağıtım kanalları ve satış organizasyonları bu illerde yoğunlaştı.

Bununla birlikte Anadolu’nun farklı bölgelerindeki büyüme potansiyelinin de farkına varılması ve bu bölgelerdeki sosyoekonomik gelişmelerin sonucunda katılımcı tabanının bu iller lehine yaygınlaşması devam ediyor. Bu bölgelerin BES’e katılım anlamında gösterdiği

büyüme potansiyeline bağlı olarak katılımcı sayısının başta Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgeleri olmak üzere Anadolu’nun genelinde artması bekleniyor.

HEDEF ANADOLU’DA BÜYÜME
Anadolu Hayat Emeklilik yetkilileri satış stratejilerini ve organizasyonlarını bu gelişmeler ışığında kurguladıklarını söylüyor.

Yetkililer, “Katılımcı tabanının genişlemesine paralel, penetrasyon oranı henüz hedeflenen seviyede olmayan bölgelerdeki faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Büyük şehirlerin dışında Anadolu genelindeki satış ve pazarlama faaliyetlerimizi artırma hedefiyle geçtiğimiz dönemlerde bölge satış yapılanmamızı yeniden koordine ederek daha yoğun satış odaklı bir yapıya dönüştürdük. Bu yönde hem rekabeti hem de pazardaki gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz.

Bu yıl faaliyete geçen otomatik katılımla birlikte Anadolu’da çalışan nüfusun yoğun olduğu başta sanayileşmiş illerde olmak üzere katılımcı tabanının genişlemesini bekliyoruz” diyor.

“FAİZ PİYASASINDA İYİMSERLİK OLABİLİR
HASAN BASRİ TARMAN
İŞ PORTFÖY SABİT GETİRİLİ PORTFÖY YÖN. BÖL. KIDEMLİ PORTFÖY YÖN.
“Gelişmekte olan ülkelere fon akımları devam ediyor. Yurtiçinde ise bu dönemi yatırım yapılabilir notun kaybedileceği ve TL’de yaşanan oynaklığın oldukça yüksek seviyelere ulaşması nedeniyle diğer gelişmekte olan ülke tahvillerine kıyasla negatif bir performans sergiledik.

Buna rağmen not indiriminin gerçekleşmesi ile TCMB’nin TL’deki değer kaybı ve aşırı oynaklığın önüne geçebileceği adımları atmasıyla birlikte bu negatif görünümün değiştiğini görmeye başlıyoruz. Yurtdışı yerleşiklerin Türk sabit getirili menkul kıymetlerindeki pozisyonları yüzde 19 gibi oldukça düşük seviyelere geriledi.

10 yıllık gösterge kıymet yüzde 12 bileşik seviyeleri gördükten sonra söz konusu bu gelişmeler altında çok hızlı bir şekilde yüzde 11 seviyelerinin altına geriledi.

Önümüzdeki dönemde TL’deki değer kaybının kur geçişkenliği vasıtasıyla etkileyeceği manşet enflasyonun çift haneleri görme riski tahvil faizleri açısından baskılayıcı olsa da özellikle yurtiçi talep koşullarının zayıf olması TCMB’nin sıkılaştırıcı para politikası adımları sonrası TL’deki değer kaybı ve aşırı oynaklığının önüne geçilmesi faiz piyasasında süregelen iyimserliğin devamına katkıda bulunabilir.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap