BES’te devlet katkısı için son iki ay

BES’te devlet katkısı için son iki ay

BES’in 14’üncü yılını doldurması dolayısıyla açıklama yapan Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, BES’in 6 milyon 900 bin katılımcı ve 74 milyar TL fon toplamasının bir başarı hikayesi olduğunu belirtti. Sincek, bu başarıya rağmen, gidilmesi gereken çok yol olduğuna dikkat çekti.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
Sincek, “Genç nüfusumuzu hala BES’e tam olarak kanalize edebilmiş değiliz. BES’in kapsam alanının 18 yaşın altına da, 56 yaşın üstüne de uzandığını anlatmalıyız. Sigortası olmayan, çalışmayan, hayata yeni atılan gençler, belki bir aile planı şeklinde sisteme dahil edilebilir. Gençler uzun vadeli gelecek planlayarak BES’in katlanarak hız kazanmasında kilit rol alabilir” dedi.

BES’TE DEVLET KATKISI
Bilindiği gibi BES’te devlet katkısının üst limiti asgari ücrete göre belirleniyor. Bir katılımcının bir takvim yılı içinde alabileceği maksimum devlet katkısı tutarı, ilgili yılın brüt asgari ücret tutarı dikkate alınarak hesaplanıyor.

Bu limit yıllık toplam brüt asgari ücret tutarının yüzde 25’ini geçemiyor. Bu da 2017 yılı için alabileceğiniz maksimum devlet katkısını 5 bin 332,5 TL yapıyor. Bu miktarı almak için de yıllık toplam 21 bin 330 TL’nin üzerinde BES katkı payı yatırmış olmanız gerekiyor.

2017 yılı içinde BES katkısının bu limitin altında kalanlar için fırsatın yıl sonuna kadar sürdüğünü söyleyen Ayhan Sincek konu hakkında şunları söylüyor: “Zira devlet katkısı hakkı takvim yılıyla sınırlı.

Otomatik katılıma dahil olanlar için de yüzde 25 devlet katkısı fırsatı olduğunu ve oradan gelecek devlet katkısını da ayrıca hak ettiklerini hatırlatmak gerek. Yüzde 25 devlet katkısından azami düzeyde yararlanmak için en iyi dönem yıl sonları. BES’i olmayanların 2017 yılı bitmeden BES’e girmesini ve bu yılın devlet katkısından yararlanma fırsatını yakalamalarını; BES’i olanların da devlet katkısından maksimum yararlanmak için ek katkı payı ödemesini öneriyoruz.”

955 MİLYON TL FON BÜYÜKLÜĞÜ
BES’te faizsiz yatırım alternatiflerinin olması ve katılım sigortacılığı prensipleriyle hizmet sunulabilmesinin BES’i büyüten kritik bir husus olduğuna da vurgu yapan Sincek, “Türkiye’de faiz hassasiyeti olan birey sayısı ciddi büyüklükte. Katılım Emeklilik olarak üç yıl gibi kısa bir sürede otomatik katılım da dahil 370 bin katılımcı sayısına ve 955 milyon TL fon büyüklüğüne ulaşmamız bunun bir göstergesi” diyor.

SORUN YANITLAYALIM.
Herhangi bir fon tercihinde bulunmak istemeyenler için şirketin katılımcı adına yatırım tercihini belirlemesi mümkün müdür?
Herhangi bir fon tercihinde bulunmayan katılımcılara plan kapsamında belirlenmiş standart fon sunulabilir. Standart fon olarak tanımlanan fon portföyünün asgari yüzde 60’ı, Hazine Müsteşarlığı tarafından ihraç edilen TL cinsinden borçlanma araçlarında, gelir ortaklığı senetlerinde veya kira sertifikalarında oluyor. Azami yüzde 40’ı, TL cinsinden mevduatta katılma hesabında, ters repoda, Takasbank para piyasası işlemlerinde, borsada işlem görmesi kaydıyla bankalar veya yatırım yapılabilir seviyede derecelendirme notuna sahip olan diğer ihraççılar tarafından ihraç edilen borçlanma araçlarında oluyor. Ayrıca kurul kaydında bulunan kira sertifikalarında ya da BİST-100 Endeksi’ndeki veya BİST katılım endeksindeki hisse senetlerinde yatırıma yönlendirilir. Hisse senetlerinde değerlendirilecek tutar, fon portföyünün yüzde 40’unu aşamaz. Ters repo ve Takasbank para piyasasında değerlendirilecek tutar, fon portföyünün yüzde ikisini aşamaz. Müsteşarlık tarafından yapılanlar hariç, tek bir ihraççı tarafından ihraç edilen borçlanma araçlarına ve kira sertifikalarına fon portföyünün yüzde 10’undan fazlası yatırılamaz.

TAHVİL FAİZLERİNDEKİ DÜŞÜŞLER SINIRLI KALACAK
HASAN BASRİ TARMAN
İŞ PORTFÖY SABİT GETİRİLİ PORTFÖY YÖNETİMİ KIDEMLİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“ABD ile yaşanan vize gerginliği konusunda çözüm arayışları TL üzerindeki baskıları bir miktar hafifletirken, tahvil piyasasındaki sert satışların yumuşamasına neden oldu. Buna rağmen, dava süreci ve iki ülke arasındaki siyasi hareketlilik, finansal piyasaların gündeminde en ön sıralarda yer almaya devam ediyor. Piyasada ABD Merkez Bankası’nın (FED) aralık ayında yeni faiz artırımına kesin gözüyle bakılsa da, ABD’de uzun vadeli faizlerin yukarı gitmemesi gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) için olumlu oluyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) üyelerinden bir kısmı ise tahvil alımlarını sonlandırmak üzere tarih verilmesi gerektiği konusunda görüş dile getirdi. Bu gelişmeler geçen son iki haftada GOÜ tahvil faizleri üzerinde yukarı yönlü baskı yarattı. Türkiye’de bozulan enflasyon dinamikleri ve Hazine’nin borçlanma ihtiyacındaki artış, piyasaların GOÜ’lere göre zayıf performans göstermesine neden oluyor.

Tahvil piyasasında ön plana çıkan riskler, gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarındaki sıkılaşma manevraları ve yurtiçinde Hazine’nin borçlanma ihtiyacının yüksek seyretmesi olarak sıralanabilir. Yurtiçinde enflasyonun 2018’de de çift hanede oluşma olasılığının artması faizler üzerinde baskı yaratıyor. Yurtdışı piyasalardaki iyimserliğin devamını öngörsek bile tahvil faizlerindeki düşüşlerin sınırlı kalmasını bekliyoruz.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap