BES’te yeni açılımlar neler olmalı?

BES’te yeni açılımlar neler olmalı?

Türkiye Sigorta Birliği’nin geçen hafta düzenlediği toplantıda, 2017 sonuçları paylaşıldı ve beklentiler değerlendirildi.

2017 yıl sonu itibarıyla yıllık bazda yüzde 15 artışla 46,5 milyar TL prim üretimi gerçekleştiren sigorta sektörü, ekonomiye 119 milyar TL fon sağladı.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

2017’de 8,2 milyon konuta, 17,5 milyon araca, 1,5 milyon işletmeye teminat verilirken 2,7 milyon kişiye sağlık teminatı sağlandı. Toplantıda üzerinde durulan en önemli konular, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) oldu.

DEĞİŞİKLİKLER YETERLİ Mİ?
OKS’de bir dizi değişiklik gündemde. İki aylık cayma süresinin altı aya çıkarılması, ikinci ayın sonunda sistemde kalanlara ödenen bin TL’lik ek devlet katkısının yatırım araçlarında değerlendirilmesi ve sistemden ayrılanların iki yıl beklemeden istedikleri zaman yeniden sisteme giriş yapabilecek olması bu değişiklikler arasında.

Türkiye Sigorta Birliği Yönetim Kurulu Üyesi, MetLife Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Deniz Yurtseven, bu değişikliklerin nasıl uygulanacağının nisan ayı içinde kesinleşmesini beklediğini kaydetti. Yurtseven, sisteme yönelik atılması gereken diğer adımları şöyle sıraladı:

“Ayrılanların bir an önce dönmesi, BES’teki 80 milyar TL’lik fon birikiminin 500-600 milyar TL’lere ulaşarak ekonomiye beklenen faydayı sağlaması için çaba gösteriyoruz. Düzenlemeler faydalı olacaktır ancak bazı eksiklikler de var. OKS’de talebimiz, işveren katkısı.

Bu katkı, OKS’nin hızına hız katacak. 18 yaş altının tekrar sisteme kazandırılması ve ekonomik ve politik konjonktür uygun olduğunda kıdem tazminatlarının kendini ispat etmiş bu sistemde değerlendirilmesi de gerekiyor. Önümüzdeki dönemde BES’te yeni açılımlar bunlar olmalı.”

BES, ÖNEMLİ YOL KAT ETTİ
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar, BES ve OKS’deki güncel verilere değinirken BES’in kat ettiği yolu da dönemsel olarak ele aldı. Önce BES’in uygulamaya konduğu 2003’ten devlet katkısının BES’e dâhil olduğu 2013’e kadar geçen 10 yıllık süreci değerlendiren Çağlar, bu dönemde 3,1 milyon katılımcıya ve 20 milyar TL fon büyüklüğüne ulaşıldığını aktardı.

BES’in öneminin daha iyi anlatılabilmesi için 2013’te devlet katkısının gündeme geldiğini söyleyen Çağlar, 2013-2017 arasında ilave 3,8 milyon kişinin BES’li olduğu ve ilave 57,8 milyar TL’lik fon büyüklüğüne erişildiği bilgisini verdi. Çağlar, böylece 2003-2017 dönemini içine alan 14 yılda toplam 6,9 milyon katılımcının sisteme dâhil edildiğini ve 77,8 milyar TL’lik fon büyüklüğü elde edildiğini kaydetti.

OKS’NİN KATKISI
Can Akın Çağlar, OKS’nin başladığı 2017’yi ayrıca ele alarak şu bilgileri aktardı: “2017’de OKS ile sisteme 7,8 milyon kişi girdi. Ancak yüzde 56 cayma oranıyla, sistemde 3,4 milyon kişi kaldı. Biriken fon miktarı 1,8 milyar TL oldu. 2017 yıl sonu itibarıyla sistemde 10,3 milyon katılımcı var ve 80 milyar TL’lik fon büyüklüğüne ulaşılmış durumda. Bu da sektörün 2016’ya göre fon bazında

yüzde 31, katılımcı sayısı bazında yüzde 56 büyüdüğünü gösteriyor. Burada OKS’nin katkısını önemli görüyoruz. Bu yıl sisteme 4,6 milyon kişinin gireceğini hesaplıyoruz. Yine yüzde 56’lık cayma oranı olsa en az 1,6-1,7 milyon kişinin sistemde kalmasını bekliyoruz. ”

FON GETİRİLERİ
BES’e dâhil olan katılımcıların fon getirilerinin alternatif getiri araçlarıyla karşılaştırılması da önemli konu başlığı. Tüm enstrümanları bir arada değerlendirerek hesaplama yaptıklarını söyleyen Can Akın Çağlar, geçmiş 10 yılın ortalamasına bakıldığında BES fonlarının tamamının TÜFE’nin ortalama 2 puan üzerinde reel getiri elde ettiğini belirtti. Sadece 2017 yılı getirilerine bakıldığında TÜFE + 3,2’lik bir reel getirinin söz konusu olduğuna dikkat çekti.

“BES’E KUŞKUYLA BAKILIYOR’
Türkiye Sigorta Birliği’nin yaptığı araştırmaya göre; sistemin en cazip ve en bilinen özelliği devlet katkısı. Cayma süresi ifadesi ise yanlış algılanıyor ve bu süre geçince sistemden çıkılamayacağı algısı var. İşveren katkısının olması halinde sistemin daha cazip hala geleceği de araştırmadan çıkan sonuçlar arasında. Çıkışlarda finansal nedenlere ek olarak sisteme güvensizlik de söz konusu.

Can Akın Çağlar, bu güvensizliğin temelini araştırdıklarında karşılarına konut edindirme yardımı sistemine kadar uzayan bir dizi gelişmenin çıktığını ifade etti Çağlar, şöyle devam etti: “Yıllar önce ‘konut edindirme yardımı’ adı altında devletin maaşlardan kesinti yaptığı ve bir miktar katkı verdiği bir sistem vardı. Bu sistem, nerede değerlendirildiği bilinmeyen bir büyüklüğe ulaştı. Sistemden çıkma hakkı da verilmedi. 2003-2004’de mağduriyetler giderildi ve BES oluşturuldu. Ancak geçmişteki kötü deneyimlerin, BES ve OKS’ye kuşkuyla bakılmasına yol açtığını gördük. Yapmamız gereken sistemi doğru anlatmak, algıyı doğru yönetmek.”

UYGAR KURTBAY
TÜRK EUROBONDLARI CAZİP YATIRIM FIRSATI SUNUYOR
İŞ PORTFÖY ALTERNATİF YATIRIM ÜRÜNLERİ PORTFÖY YÖNETİMİ- KIDEMLİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“Türkiye Eurobondları tarafında şubat ayında başlayan sert satışlar mart ayında da devam etti. Bu satışlar sonucu ilk çeyrekte Türkiye Eurobondlarının en uzun vadeli olanlarında kayıplar yüzde 10’a ulaşırken getiri artışı 80 baz puana yaklaştı.

Bu faiz artışının nedenlerinden ilki ABD tahvil getirilerindeki yükseliş, ikincisi ise artan Türkiye risk primi fiyatlaması oldu. Yılbaşından bu yana hem ABD 10 yıl vadeli tahvilinde hem de Türkiye beş yıl vadeli CDS fiyatlamasında yaklaşık 40 baz puanlık yükseliş kaydedildi.

Türk Eurobondları şu anki getirileriyle diğer gelişen ülkelere kıyasla oldukça cazip bir yatırım fırsatı sunarken son dönemdeki satışlar sonucu geldiği fiyat seviyeleri de son dönemlerin en ucuz bölgesinde bulunuyor.

Benzer bir tablo şirket Eurobondları için de geçerli olurken kısa vadelerde yüzde 5, uzun vadelerde yüzde 6 getiri sunan şirket tahvillerine yerli ve yabancı yatırımcıların talebinin artması muhtemel senaryo olarak karşımıza çıkıyor.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap