BES’te zengin yatırım alternatifleri

BES’te zengin yatırım alternatifleri

Bireysel emeklilik katılımcısının fon dağılım tercihi, fon getirilerinde ne derece etkili?
Katılımcılar fon tercihinde bulunurken nelere dikkat etmeli? Yazıda bu soruların yanıtını arayacağız.

FONLARIN GETİRİSİ YÜKSEK
2004 yılı başından 2015 yılı sonuna kadar geçen dönem için yapılan değerlendirmede, emeklilik yatırım fonlarının kümülatif ağırlıklı ortalama getirilerinin yüzde 300 seviyesinde gerçekleştiğini görüyoruz.

Aynı dönemdeki TÜFE oranları dikkate alındığında sistem fonları ortalama yüzde 55 oranında net reel getiri sağladı.

Fon tipi detayında inceleyecek olursak; hisse fonlarının ortalama getirisi yüzde 334 oranında gerçekleşirken, kamu borçlanma araçları fonlarınınki ise yüzde 307 oranında ölçüldü.

Bu verilere bakıldığında aslında emeklilik yatırım fonlarının enflasyon karşısında yatırımcıya yüksek getiri sağladığı görülüyor.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

490

501FON TERCİHİ ÖNEMLİ
BES’in en önemli özelliklerinden biri, katılımcılara son derece geniş bir yatırım tercihi sunabilmesi. BES’te farklı yatırım tercih ve alışkanlıklarına sahip katılımcı profillerine sunulan fon seçenekleri ile katılımcılar, kendi risk profillerine uygun fonlarla sisteme girmenin güvenine sahip oluyor. Elde edilecek emeklilik birikiminin, seçilen fonların getirisi ile doğrudan bağlantılı olduğunun unutulmaması gerekiyor.

Sistem, katılımcılarına yatırım yapmak istedikleri emeklilik yatırım fonunu, almak istedikleri risk derecesine göre özgürce seçebilme ve yılda altı defa fonlarını değiştirebilme olanağı sağlıyor.

Ancak, fon tercihi konusunda hem sisteme ilk giriş aşamasında hem de sözleşme süresince şirketler tarafından yapılan bilgilendirmelere rağmen; katılımcıların fonlarını belirleme ve fon tercihlerini değiştirme konularında henüz yeterince aktif olmadıkları gözlemleniyor.

BES’e dâhil olan katılımcıların yaş ortalaması 38,4 olmasına karşın, en yüksek getiriye sahip hisse senedi fonlarının yüzde 14 seviyesinde tercih edilmesi oldukça dikkat çekici. Aslen, katılımcıların sistemden en fazla verimi sağlamaları, bireysel emeklilik sözleşmelerinin yaşam döngüsü paralelinde haber vermeleri gerekiyor.

Emekliliğe kalan süreye paralellik arz edecek şekilde, genç yaşta risk -getiri potansiyeli daha yüksek hisse senedi ağırlıklı ve değişken getirili fonlara, emekliliğe kalan süre azaldıkça sabit getirili yatırım enstrümanı içeren, dengeli ve düşük riskli fonlara yönelmeleri öneriliyor.

UZUN VADELİ YATIRIM
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Anadolu Hayat Emeklilik yetkilileri, “Bireysel Emeklilik Sistemi’nin en önemli özelliklerinin başında katılımcılara uzun vadeli yatırım yapma imkânı sağlaması geliyor. Bu perspektifle yatırım yapıldığında katılımcıların sistemden azami faydayı sağladıklarını gözlemliyoruz.

Türkiye’de hane halkı tasarruflarının BES’le birlikte büyüdüğünü ve yatırım alışkanlıklarının değiştiğini söylemek de mümkün. BES’te geride bıraktığımız dönemde emeklilik yatırım fonları getirilerinin, diğer hane halkı tasarruflarından elde edilen getirinin üzerinde gerçekleştiğini görüyoruz” dedi.

FON SEÇİMİNDE NELERE DİKKAT ETMELİ?
RİSK VE GETİRİ BEKLENTİSİ
Sisteme giriş aşamasında yatırım yapma konusunda yeterli tecrübeye sahip olmadığını düşünen veya herhangi bir nedenle seçeceği fona karar veremeyen katılımcılar, “standart fonları” tercih edebilir. Ancak katılımcıların fon tercihi yaparken, şirketler tarafından sunulan fonlar arasından kendi risk-getiri beklentilerine en uygun fon ya da fonları seçmeleri büyük önem taşır.

YAŞ FAKTÖRÜ
Yatırım tercihlerinin piyasadaki dönemsel hareketlere göre değil, emekliliğe kalan süre göz önüne alınarak planlanması beklentilerin karşılanması açısından çok önemli.

DÖNEMSEL DEĞİŞİMLER
BES’te yatırımlar uzun vadeli perspektifle yapılmalı. Emekliliğe yönelik beklentiler paralelinde ve piyasa verimliliği ışığında fon dağılımlarının düzenli olarak takip edilmesi ve gerektiğinde fon dağılımlarında değişikliğe gidilmesi, fon getirilerine katkı sağlayabilecektir.

500Merkez Bankası kararları etkili olmayı sürdürüyor
Nuri Oğuz Ayhan İş Portföy Emeklilik Fonları Portföy Yönetimi Bölümü Kıdemli Portföy Yöneticisi, CFA
“2016 yılı geçmiş yılın kötülüğüyle başladı. Emtia piyasalarındaki zayıflık, Çin ve dünya ekonomisi ile ilgili kaygıların artmasına neden oldu. Gelişmiş ülke borsaları da bu süre zarfında kötü performans gösterdi.

Bu kötü algı, ilkin Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve sonrasında Japonya Merkez Bankası’ndan (BOJ) gelen gevşek para politikası ve likidite hamleleri ile nispeten kırılmış gözüküyor.

Piyasada Amerika Merkez Bankası’nın faizleri geçmişe göre daha yavaş hamlelerle artıracağı beklentisi fiyatlanmaya başlandı.

Petrol fiyatlarındaki tepki de genel olarak piyasaları olumlu yönde etkiledi. İçeride şirketlerin geçen yıl kapanış kârları takip ediliyor. Bankacılık sektörü kârlılık artışı beklentisinin fazla olması, bankacılık sektörü endeksinin genel endeksten daha iyi performans göstermesini sağladı”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap