Devlet katkısı, BES’i hızlı büyütüyor

Devlet katkısı, BES’i hızlı büyütüyor

Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES), Türkiye’de 12 yılı aşan bir geçmişi var. Sektör özellikle 2013 yılından itibaren önemli bir ivme yakalayarak hızlı bir büyüme sürecine girdi. BES’in cazibesinin artırılması ve yurt içi tasarruf oranının yükseltilmesi için yapılan düzenlemeler sonucunda katılımcılara yıllık brüt asgari ücretin yüzde 25’ine kadar olmak üzere devlet katkısı ödenmeye başlandı.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

65

 

Bunun için 2013 yılında devlet bütçesinden 1,2 milyar TL, 2014 yılı için 2 milyar TL, 2015 yılı için 2,6 milyar TL kaynak ayrıldı. 2016 yılı bütçesinden ise asgari ücretteki artış ile birlikte 3,1 milyar TL kaynak ayrılması bekleniyor.

 

2.8 MLYON YEN KATILIM
Rakamlara yansımasına bakıldığında devlet katkısının etkisi daha net ölçülebilir. 2012 yılsonuna kadar geçen dokuz yılda katılımcı sayısı 3 milyon 128 bin olarak gerçekleşti. 11 Aralık 2015 tarihli Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerine göre, devlet katkısı teşvikinin başladığı tarihten bu yana geçen üç yılda 2 milyon 825 bin yeni katılımcının sisteme dâhil olduğunu ve toplam katılımcı sayısının 6 milyona yaklaştığını görüyoruz.

devlet-katkisi-besi-hizli-buyutuyor-2

Fon tutarına bakıldığında; 2012 yılsonunda 20 milyar 346 milyon TL seviyesinde olan sistemdeki toplam fon büyüklüğünün,11 Aralık 2015 itibarıyla yüzde 106 oranında artarak 41 milyar 891 milyon TL olarak gerçekleştiği ölçülüyor. Sistemin hem katılımcı sayısı hem de fon büyüklüğü kategorilerinde önemli bir büyüme performansı sergilediğini söyleyebiliriz.

Bu gelişimde devlet katkısı fon tutarı rakamına da özellikle dikkat çekmek gerekiyor. 2013 yılı sonrası geçen yaklaşık üç yılda devlet katkısı tutarı 4 milyar 798 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Katılımcılara bugüne kadar bütçeden ödenen toplam devlet katkısı tutarı da 4,6 milyar TL oldu.

devlet-katkisi-besi-hizli-buyutuyor-3

AZAMİ DEVLET KATKISI TUTARI NE KADAR?
Yukarıda belirttiğimiz üzere, devlet katkısı üst limiti yıllık brüt asgari ücretin yüzde 25’i oranında belirlendi. 2015 yılı brüt asgari ücret toplamı 14 bin 850 TL. 2015 için hak kazanılabilecek maksimum devlet katkısı ise yüzde 25 oranına göre yıllık 3 bin 712,5 TL.

Bu hesaba göre BES’e aylık ödeme yapanlar için devlet katkısından maksimum ölçüde faydalanma adına ödenecek katkı payı tutarı bin 237,5 TL. Ancak bu yıl için ödediğiniz toplam katkı payı 14 bin 850 TL’nin altında ise aradaki fark kadar ek katkı payı yatırarak devlet katkısından maksimum ölçüde faydalanabilirsiniz. Ek katkı ödemenizi nakit olarak 31 Aralık’a kadar gerçekleştirebilirsiniz.

Devlet katkısına nasıl hak kazanılır?
SORUN YANITLAYALIM…
Sistemden emeklilik hakkı kazananlar ile vefat veyamaluliyet nedeni ile ayrılanlar devlet katkısı ve getirilerinin tamamına hak kazanıyor, emeklilik hakkı kazanmadan ayrılmalarda ise devlet katkısına kademeli olarak hak kazanılmasımümkün olabiliyor.Sistemde uzun süre kalmayı özendirecek şekilde katılımcılardan, en az 3 yıl sistemde kalanlar devlet katkısı ve getirilerinin yüzde 15’ine, en az6yıl kalanlar yüzde 35’ine, en az 10yıl kalanlar yüzde 60’ına hak kazanabiliyor.

Hande Şekerci

Hande Şekerci

“MB’nin faiz artırmaması aşağı yönlü risk”
Hande Şekerci İş Portföy Yönetimi Araştırma Bölümü Uzmanı
“Son 9 yıldır faiz artırımı yapmayan ve gevşemeci bir politika izleyen FED nihayet geçen hafta faizi artırarak uzun zamandır beklenen hamleyi gerçekleştirdi. FED’in yeni hedef faiz aralığını, 25 baz puan artırarak yüzde 0,25 -0,50 şeklinde belirlemesi, beklentilere paralel gerçekleşti.

Kararın oy birliği ile alınması ve üyelerin 2016 faiz beklentisinde 4 tane faiz artışına işaret ediyor olması, daha şahin algılanabilecek gelişmeler oldu. Toplantı sonrası ABD getiri eğrisi uzun vadeli tahviller lehine yataylaşırken, ABD tahvil getirilerindeki bu düşüşün kalıcı olması TL tahvillerin faizleri açısından da destekleyici olabilecek. FED 2016’da da adımlarını istihdam piyasası ve enflasyon hedefleri doğrultusunda verilere bağımlı olarak atmaya devam edecektir.

Faiz artırımı sonrasında, hemFED’in başarılı bir iletişimle piyasaları faiz artırımına yeteri kadar hazırlaması, hemde uzun zamandır piyasalar üzerinde baskı yaratan bir beklentinin gerçekleşmesi sayesinde, gelişmekte olan ülke piyasalarında bir rahatlama görüyoruz. Hatırlanacağı üzere, gelişmekte olan ülke piyasalarında FED kararı öncesi volatilite yaşanırken, Türkiye piyasaları da bu durumdan nasibini almıştı.

Karar sonrasında, TL de sepet bazında değer kazanırken Brezilya, Güney Afrika ve Rusya gibi benzer gelişmekte olan ülke para birimlerinden de olumlu ayrışıyor. Bu hafta TCMB’nın PPK toplantısında FED faiz artışının ardından vadettiği üzere, para politikasında sadeleştirme adımlarına başlamasını ve bir haftalık repo faizini 50 baz puan yükseltmesini bekliyoruz.

Fakat para politikası duruşunu sıkılaştırmasını beklemediğimizMerkez Bankası’nın ortalama fonlama faizinimevcut yüzde 8,8-8,9 seviyelerinde tutması olası. Politika faizinde 25 baz puanlık bir artışa gidilmesi veya hiç artış yapılmaması ise piyasalarda aşağı yönlü risk yaratabilecek gelişmeler sayabiliriz.”

 



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap