Maaş yetmiyor, emekliler çalışıyor

Maaş yetmiyor, emekliler çalışıyor

Bireylerin emeklilik yaşamında rahat bir dönem yaşamaları için dizayn edilen Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) önemi, bu alana olan ilgi her geçen yıl artarak devam ediyor.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
931Çünkü toplum yaşlanıyor ve bir emekliye bakan çalışan sayısı oranı azalma eğilimini koruyor. Bu da sisteme olan katılımın artırılması anlamında ‘otomatik katılım’ın önemini daha çok öne çıkarıyor.

Geçtiğimiz hafta bu konuda Türkiye Sigorta Birliği ‘Bireysel Emeklilik ve Otomatik Katılım’ başlıklı bir panel düzenledi. Toplantıya ekonomi bürokrasisinin yanı sıra başta emeklilik şirketleri olmak üzere sigorta sektörü temsilcileri, portföy yönetim şirketleri ile işveren örgütlerinin temsilcileri katıldı.

929NÜFUS YAŞLANIYOR
Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Akif Eroğlu, ‘İşyeri Bazlı Bireysel Emeklilik Planlarında Yeni Dönem’ başlıklı bir sunum yaptı.

BES’in ulaştığı büyüklüğe değinen Eroğlu, “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de nüfus yaşlanıyor. Yaşlanan nüfus nedeniyle sosyal güvenlik sistemleri alarm veriyor.

Dolayısıyla bugün işe başlayanların tasarruf etmesi daha da gerekli. Bu da otomatik katılımın önemini ortaya koyuyor” diyor.

Akif Eroğlu yaptığı değerlendirmede, 1980 yılında bir emekliye 3,3 çalışanın baktığını, bugün ise oranın bir emekliye 1,95 çalışan olduğunu hatırlatıyor. Eroğlu, 2020’de ise oranın bir emekliye 1,6 çalışan olmasının beklendiğini söylüyor.

Daha sonra düzenlenen panelde Dünya Bankası Kıdemli Ekonomisti Kamer Özdemir, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Kılıç ve İstanbul Risk Yönetimi Laboratuvarı Direktörü Dr. Emrah Şener, konuyla ilgili kritik değerlendirmelerde bulundular.

YÜZDE 30,8’İ ÇALIŞIYOR
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarına göre, Türkiye’de emekli maaşı alan 7 milyon kişi var. Prof. Dr. Cem Kılıç yine TÜİK verilerine göre erken yaşta emekli olan
kişilerin çoğunun çalışmaya devam ettiğini kaydediyor.

Bu oranın yüzde 30,8 olduğunu ifade eden Kılıç, emekli çalışanların cinsiyetler itibarıyla durumuna bakıldığında, emekli erkeklerin yüzde 34,8’inin, emekli kadınların ise yüzde 11,9’unun işgücü piyasasında emeğini arz etmeye devam ettiği söylüyor.

Cem Kılıç, ‘BES’e inanıyoruz, sosyal güvenlik reformları değişikliğe uğradıkça özel sigorta bilhassa bireysel emekliliğin önemini ortaya çıkıyor. Türkiye’deki emekli aylığı ile insanlar ciddi endişelere kapılıyor. Bireysel emekliliği önemli bir tasarruf aracı olarak tavsiye edebiliriz” diyor.

TEŞVİKLER GÖZDEN GEÇİRİLMELİ
Emrah Şener ise konuşmasında zorunlu sistem ve BES’in önemine değindi. ABD, Yeni Zelanda, İtalya, İngiltere ve Avustralya ile ilgili örnekler verdi. Otomatik katılım planlamasına dahil olan bireylerin sistemden çıkış süreleri, fon maliyetleri, hedef kitle, katkı payı, finansal teşvikler, yaş tabanlı fonları değerlendiren Şener, “Ülkemizdeki finansal teşviklerin bu örnekler göz önüne alınarak tekrar gözden geçirilmesi gerekir” diyor.

SORUN YANITLAYALIM…
Otomatik katılım nedir?
Fonlamaya dayalı özel emeklilik planlarına katılımı artırmada bir araç olarak yaygınlaştığı görülüyor. Çalışanların özel emeklilik planlarına otomatik katılımı sağlanırken, sistemden çıkış seçeneği tanınır. Otomatik katılım kişilerin tasarrufta bulunma konusundaki ataletini dizginlemeyi hedefler. Gönüllülük esasını gözeterek, tasarruf etme konusunda sorumluluğu çalışanlara bırakır.

930“Riskler, faizde düşüşü sınırlıyor”
Murat Nermin
İş Portföy Emeklilik Fonları Portföy Yönetimi Kıdemli Portföy Yöneticisi
“Küresel ekonomide ABD haricindeki gelişmiş ülkeler büyüme açısından beklenen performansı

sergileyemiyor. Düşük büyüme ile birlikte düşük seyreden emtia fiyatlarının deflasyon korkularını canlı tutması da piyasalardaki dalgalanma boyutunu yüksek tutuyor. Birçok gelişmiş ülke merkez bankası parasal genişleme ve negatif faiz politikalarını uygulamaya geçerken, FED’in faiz artırımlarının önümüzdeki dönemde sınırlı olabileceği düşünülüyor.

Küresel bazda en yüksek nominal faizi sunan ülkelerden birisi olan Türkiye’de, faiz artırım beklentilerinin ötelenmesi, döviz kurunda gevşeme ve uzun vadeli tahvil faizlerinde gerilemeyi sağladı. Enflasyon görünümünde iyileşme yaşanması durumunda faiz tarafında aşağı hareket sürebilir. Fakat jeopolitik riskler, piyasaların sadece sınırlı bir bant içerisinde hareket etmesine izin veriyor, faizdeki düşüşleri de sınırlıyor. Bu risklerin azalması, Hazine’nin tahvil arzının da çok sınırlı olması, tahvil faizlerinin düşüşüne ilave destek verebilir.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap