OKS’nin adı ‘Tamamlayıcı Emeklilik Sigortası’ olabilir

OKS’nin adı ‘Tamamlayıcı Emeklilik Sigortası’ olabilir

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) denince gündemde en çok kalan konuların başında Otomatik Katılım Sistemi (OKS) geliyor. 2017’de OKS ile sisteme yaklaşık 9 milyon kişi girse de bunun 3,5 milyonu sistemde kaldı.

2017’de OKS ile biriken fon miktarı 1,8 milyar TL oldu. 2018’de ise OKS’de ikinci etap başladı.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) son verilerine göre, 25 Mayıs itibarıyla OKS’de fon büyüklüğü 2,9 milyar TL’ye, katılımcı sayısı 4,1 milyona ulaştı. BES’in toplam fon büyüklüğü ise devlet katkısı fon tutarı dâhil 82,3 milyar TL’ye yükseldi.

BEŞİNCİ FAZ GELİYOR
Şimdi ise dikkatler 2018 Temmuz’daki beşinci fazda olacak. OKS ile 1 Temmuz’da, 10-49 çalışanı olan 200 bini aşkın işletmenin ve 3 milyon 300 bin çalışanın sisteme dâhil olması bekleniyor.

Bundan sonraki süreçte BES’in ve OKS’nin nasıl bir ivmeyle hareket edeceği merak ediliyor. Biz de Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek ile bir araya gelerek hem BES’i ve OKS’yi değerlendirdik hem de Ayhan Sincek’ten sisteme dair önerilerini aldık.

2017’de sektör fon büyüklüğünün yüzde 30 arttığını söyleyen Ayhan Sincek, Katılım Emeklilik fon büyüklüğünün yüzde 66 artışla 1 milyar 245 milyon TL’ye ulaştığını, 2018 sonunda fon büyüklüğünü 1 milyar 560 milyon TL’ye çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

“Kuruluşumuz sırasında ‘beş yılda 500 bin sözleşme’ hedefiyle yola çıktık” diyen Sincek, dördüncü yılın başında olmalarına rağmen 434 bin 754 BES sözleşmesi üreterek hedefi planlanandan önce gerçekleştirdiklerine dikkat çekti.

“CAYMA MEMNUN EDİCİ DEĞİL”
Katılım Emeklilik’in OKS ile beraber müşteri portföyüne bin 218 şirket eklendi. Ayhan Sincek, 2017 başından bu yana 600 binin üzerinde çalışanın OKS’ye girişini gerçekleştirdiklerini, bunun yaklaşık 400 bininin sistemde kaldığını aktardı.

Temmuzdaki fazla 10-49 arası yaklaşık 7-8 bin şirketin daha müşteri portföyüne gireceğini öngördüğünü kaydetti. Ancak Sincek, özel sektörde cayma oranının yüzde 56, kamudaki cayma oranının yüzde 45 ve ortalama cayma oranının yüzde 53 olduğu bilgisini vererek OKS’deki çıkış oranlarının memnun edici olmadığını söyledi.

“TASARRUF İÇİN BES ŞART”
OKS’de bir dizi reform da gündemde. İki aylık cayma süresinin altı aya çıkarılacak olması, sistemden ayrılanların istediği zaman tekrardan otomatik BES’e giriş yapabilmesi ve bin TL’lik devlet katkısını alabilmeleri, bu reformlar arasında.

Ayhan Sincek, bu düzenlemelerin sistemi anlaşılır hale getireceği kanaatinde. “Cari açıktaki yükseliş ve dövizdeki dalgalanmaların yarattığı sorunları öz tasarruflarımızla aşabiliriz” diyen Sincek, BES’i ve OKS’yi önemli tasarruf aracı olarak gördüğünü dile getirdi.

Ayhan Sincek, sisteme dair öneri ve beklentilerini ise şöyle özetledi: “Gelişmiş ülkelere baktığımızda emeklilik fonları, en büyük ve uzun soluklu kaynakları oluşturuyor.

Dolayısıyla BES’teki 82,3 milyar TL’lik fon büyüklüğü şu an için az ama bunun 2018 yıl sonunda 96-100 milyar TL’lere, 2023’te 200 milyar TL’lere ulaşması hedefleniyor. OKS de bu hedefe ulaşma yolunda atılan bir adım. OKS’nin adı çok iyi anlaşılamadı.

Örneğin, tamamlayıcı sağlık ürünlerine büyük bir ilgi var. Ürünün adı otomatik katılım değil de mesela ‘Tamamlayıcı Emeklilik Sigortası’ olsa daha kolay anlaşılabilir ve caymalar azalır. Bu anlamda da revizyon gerekli.”

“10 YILDA KISMİ ÇIKIŞ HAKKI TANINABİLİR”
“BES, herkesi kucaklayan, sıfır maliyetle otomatik olarak alınabilen, fonların profesyonelce yönetildiği bir sistem. OKS, çalışanlar için büyük bir fırsat. Yüzde 25 devlet katkısı da önemli bir oran” diyen Ayhan Sincek, BES fonlarıyla enflasyon üzerinde reel getiri elde etmenin mümkün olduğunu kaydetti.

Bu anlamda birikimleri ve tasarrufları artırmada radikal önlemin, sistemin tüm ayrıntılarıyla doğru anlatılması ve katılımcılara cayma hakkı verilmemesi olduğunu düşünen Sincek, ancak 10 yıllık bir süreden sonra kısmi çıkışa izin verilebileceği önerisinde bulundu.

“ALTINDA 1.290 SEVİYELERİ ÖNEMLİ DİRENÇ”
SİNAN VEZİROĞLU
İŞ PORTFÖY ALTERNATİF YATIRIM ÜRÜNLERİ PORTFÖY YÖNETİMİ-PORTFÖY YÖNETİCİSİ YARDIMCISI
“Bu hafta gerçekleşecek ABD Merkez Bankası’nın (FED) toplantısı öncesinde altın fiyatları geçen hafta dar bir bantta hareketini sürdürdü. Geçen hafta içinde aşağıda 1.290 dolar, yukarıda 1.302 dolar bandında hareket eden altın fiyatları haftayı yaklaşık yüzde 0,6 yükselişle 1.299 dolar seviyelerinde kapadı.

Altının bu hafta, FED toplantısına kadar 1.300 dolar seviyesinin kırılması durumunda 200 günlük hareketli ortalaması olan 1.307 dolar seviyesine çıkması beklenebilir. 1.300 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı olarak kalması, FED kararı sonrası dolardaki hareketin kuvvetine bağlı olacak.

Ayrıca hafta sonu G7 Liderler Zirvesi’nde gündeme gelmesi beklenen ticaret savaşı konusunda gelecek açıklamalar da bu hafta altın fiyatının yönünde etkili olabilir. Son olarak altın fiyatlarında aşağı yönlü hareketlerde 1.290 seviyeleri önemli direnç noktası oluşturuyor.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap