Otomatik katılım 3,3 milyona ulaştı

Otomatik katılım 3,3 milyona ulaştı

Bireysel emeklilikte otomatik katılım, 2017 yılı başında kademeli olarak devreye girmeye başladı. Ocak ayında bin ve üzeri personeli olan şirketlerden 2 milyon 191 bin kişi, nisan ayında kamu kurumlarıyla 250 ve bin arası personeli olan işletmelerden 4 milyon çalışan ve temmuz ayında 100 ile 250 çalışanı olan işletmelerden 1,5 milyon çalışan sisteme dahil oldu.

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.
Sonuçta bu gün gelinen noktada toplamda 7,7 milyon çalışan otomatik katılıma dahil oldu. Sistemde kalmak istemeyen yaklaşık 4,4 milyon çalışanın ayrılmasıyla birlikte 3,3 milyon katılımcı yola devam ediyor. Bu katılımcıların fon tutarı ise 1,3 milyar TL’yi buldu.

Otomatik katılımda emeklilik şirketlerinin performansına bakıldığında en büyük katılımcı sayısına kamu sermayeli şirketlerin sahip olduğu görülüyor. Ziraat Emeklilik, Halk Emeklilik, Vakıf Emeklilik ilk üçteki şirketler. Bu şirketler, toplanan fon miktarının neredeyse yarısına sahip.

Özellikle nisan ayında kamunun sisteme dahil olması sürecinde, bu şirketler agresif politikalar izleyerek katılımcı sayılarını artırdı. Bundan sonraki sürece bakıldığında Ocak 2018’de sisteme 50-100 arası çalışanı olan işletmelerden ve mahalli idare + KIT’lerden toplam 1,3 milyon katılımcı dâhil olacak.

Yine Temmuz 2018’de 10-50 çalışanı olan işletmelerden 2,7 milyon kişi ve Ocak 2019’da 5-9 çalışanı olan işletmelerden 2,5 milyon kişi sisteme girecek. Böylece toplamda 14,2 milyon çalışan otomatik katılım sistemiyle tanışmış olacak. Şu ana kadar sistemde kalış oranının yaklaşık yüzde 42 olduğu düşünüldüğünde 14,2 milyon çalışanın yaklaşık 6 milyonunun sistemde kalacağını varsayabiliriz.

2003’te hayatımıza giren gönüllü emeklilik sisteminde aradan geçen yaklaşık 14 yılda 6,8 milyon katılımcının sisteme dâhil olduğunu görüyoruz. Bu anlamda iki yıllık bir otomatik katılım sürecinde yakalanabilecek 6 milyonluk yeni katılımcı, bir başarı olarak görülebilir. Ancak sistemde kalış oranının daha yüksek olması yönündeki beklentilerin de olduğunu biliyoruz.

Büyük bir emeklilik şirketinin genel müdürü, “Bence otomatik katılıma pozitif çerçeveden bakmak gerekir. Bu sistemle birlikte kısa süre içinde 3,3 milyon çalışan sistemde yoluna devam ediyor ve fon tutarları artık milyar TL ile ifade ediliyor. Gönüllü katılım tarafında yılık bazda ortalama 1 milyon katılımcı sisteme dâhil edilememişti” diyor.

OTOMATİK KATILIM NEDİR?
45 yaş altında, özel sektörde ve kamu sektöründe çalışan kişilerin otomatik olarak Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) dâhil edildiği bir uygulamadır. 1 Ocak 2017’de hayata geçen Otomatik Katılım uygulamasına dâhil olan her işveren, çalışanları adına bir emeklilik şirketiyle sözleşme yapmak ve mevzuattaki kriterlere uyan çalışanları bu plana dâhil etmekle yükümlüdür.

Otomatik Katılım sistemine dâhil edilen çalışanların prime esas kazançlarının yüzde 3’ü her ay otomatik olarak Otomatik Katılım birikimlerine aktarılır. Çalışan dilerse bu tutarı işvereni aracılığıyla artırabilir. Çalışanın maaşından kesilen katkı payları tercihine göre faizli veya faizsiz fonda birikerek değerlendirilir.

“KÜRESEL YATIRIMCILARIN İLGİSİ DEVAM EDECEK”
CANER ÖZHAN
İŞ PORTFÖY ALTERNATİF YATIRIM ÜRÜNLERİ PORTFÖY YÖNETİMİ KIDEMLİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“ABD’de geçen hafta vergi reformunun ilerlemesi bakımında yaşanan pozitif gelişmeler ve yeni ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı olacak adaylar arasında en şahini olarak görülen John Taylor’un ciddi şansa sahip olduğunun algılanması, ABD tahvil faizlerinde yükselişe neden oldu.

ABD 10 yıllık faizleri yüzde 2,50’lere yaklaştı. Bu gelişmelere Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) beklendiği gibi tahvil alım programını aylık 60 milyar Euro’nun yarısına çekmesini de ekleyebiliriz. Çin’de Halk Partisi’nin geride kalan kongresi de istikrarlı görünümünü pekiştiren bir tablo sundu.

Gelişmekte olan ülkelerin büyümesine dönük algı pozitif seyrettiği için, uzun vadeli jeopolitik risklerin yarattığı negatif etki büyük ölçüde telafi ediliyor. Bu bağlamda, benzer kredi notuna sahip ülkeler arasında en iyi getirileri sunan Türk kamu dış borçlanma araçları, getiri arayışının devam ettiği dünyada dış kaynaklı gelişmeler nedeniyle küresel yatırımcılarının ilgisini çekmeye devam edecek.”

 



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap