Otomatik katılımda işveren isteği

Otomatik katılımda işveren isteği

Türkiye’deki tüm sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerini tek çatı altında birleştiren Türkiye Sigorta Birliği (TSB), 19 Nisan’da yaptığı genel kurulun ardından geçen hafta sektörün 2015 performansını değerlendirdi. Yine 2016 yılı beklentilerini aktardı. Toplantıda 2016’ya yönelik beklentiler konusunda öne çıkan başlıklardan biri de Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) otomatik katılım oldu.

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.
hb302 hb303Türkiye’de birinci basamak olan sosyal güvenlik sistemi oturmuş durumda. Üçüncü basamak olan gönüllülük esasına dayalı BES’te 6,2 milyon katılımcıya ulaşıldı. İkinci basamak otomatik katılımın ise eksikliği hissediliyor. Otomatik katılım ile ilgili yasal düzenlemelerin Haziran ayı sonunda çıkması yönünde bir beklenti var.

BES temsilcileri öncelikle sektörün gelişiminde 2013’te devreye alınan yüzde 25 devlet katkısı ile bu yılın başında kesintilerle ilgili yeni düzenlemelerin önemine vurgu yaptılar. Sonrasında ise otomatik katılımın da sektör açısından kritik öneme sahip bir başlık olduğunuvurguladılar. Burada mevzuat netleşmediği için çok fazla değerlendirme yapılmak istenmiyor. Ancak dikkat çekilen önemli konular var. Bu konuları başlıklar halinde paylaşmak istiyoruz.

Birincisi, otomatik katılımda işveren katkısı. Dünyada İngiltere başta olmak üzere başarılı örneklerde işveren katkısı var. Otomatik katılımın başarılı olmasında küçük oranlarda da olsa işveren katkısı kritik önemi sahip. Türkiye’de SGK verilerine göre 13,5 milyon ücretli çalışan mevcut. Bunların yaklaşık 5 milyonu asgari ücretle çalışıyor.

Bu çalışanların işveren katkısı, teşviki olmadan sistemde kalma ihtimali düşük bulunuyor. İkinci konu, bin 300 TL asgari ücreti ödemekte zorlanan işverenlerin de işveren katkısını ne ölçüde yatırabileceği soru işareti.

Üçüncü bir konu bu kadar büyük bir kitlenin sisteme aynı anda dahil olması, BES şirketlerini, özellikle de orta-küçük ölçekli şirketleri sıkıntıya sokar. Çünkü bu kadar büyük bir katılım için yeni altyapı yatırımları yapılması gerekiyor. Ancak burada kademeli olarak geçiş beklentisi yüksek.

SORUN YANITLAYALIM.
Otomatik katılım nedir?
• Özel emeklilik planlarına katılımı artırmada bir araçtır.

• Çalışanların özel emeklilik planlarına otomatik katılımını sağlarken, sistemden çıkış seçeneği tanır.

• Kişilerin tasarrufta bulunma konusundaki ataletini dizginler.

• Otomatik katılım, uygulandığı ülkelerde tasarruf oranını arttırıcı etki yaratmıştır.
• Gönüllülük esasını gözeterek, tasarruf etme konusunda sorumluluğu çalışanlara bırakır.

• Başarıya ulaşması ve tasarruf seviyesini artırması için modelin doğru kurgulanması büyük önem taşır.

• Hedef kitle, işveren katkısı, çıkış opsiyonu ve teşvikler, modelin başarısını belirleyen faktörlerdir.

hb305“HAZİNE TAHVİLLERİ DEĞER KAZANABİLİR”
Murat Caner Özhan İş Portföy Kıdemli Portföy Yöneticisi
“Türkiye sermaye piyasalarına para girişleri, bu yılın başından ilk çeyreğin ortalarına kadar, başlıca küresel ekonomilerden gelen olumsuz haber akışı, güçlenen dolar endeksi ve güvenli limanlara yönelen sermaye akışı nedeniyle çok düşük seviyelere geriledi.

Bu gelişmeler de çekirdek enflasyonun yukarı tırmanacağı ve TL’deki değer kaybının süreceği öngörüsüne paralel olarak TC Merkez Bankası (TCMB) tarafından sıkılaştırıcı hamlelerin gelebileceği beklentisini yaratmıştı. Bu dinamikler bütünü de tahvil faizlerinde yüksek seviyelere çıkılmasını sağlamıştı.

Ancak Şubat sonundan bugüne kadar piyasalarda hüküm süren global ölçekli ve çok bacaklı genişleyici para politikaları nedeni ile bütün bu faktörlerin tersine dönmüş olduğunu söyleyebiliriz. Görüntüyü bozan iç siyasi gelişmeler neticesinde, gösterge tahvil faizleri tekrar çift haneli seviyelere yaklaştı.

Mevcut enflasyon beklentilerine göre kayda değer bir reel faiz sunmakta olan hazine tahvilleri, yurtdışı ılımlı ortam, veri akışı ve TCMB’nin politika sadeleştirmesine devam etmesi değer kazanma potansiyeli taşıyor. Ama turizmde ve ihracat pazarlarında görülen sıkıntılara paralel cari açıkta bozulma ve siyasi gelişmelerden kaynaklanan belirsizlik ile riskler nedeniyle mevcut seviyelerinde dengeye oturmuş görünüyor.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap