Otomatik katılımda kritik sorular

Otomatik katılımda kritik sorular

Geçen hafta içinde otomatik katılım ile ilgili düzenlemeler Meclis’ten geçerek yasalaştı. Konuyla ilgili kritik sorulara yanıt aradık.

Otomatik katılıma kimler dahil olacak?
1 Ocak 2017 tarihinde 45 yaşını doldurmamış çalışanlar otomatik katılım kapsamında yer alacak. SSK’ya (4/a) bağlı çalışanlar ile Emekli Sandığı’na bağlı devlet memurları (4/c) otomatik katılım kapsamında yer alacak. Bağkur sigortalıları (4/b) otomatik katılım kapsamında yer almayacak.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
767Çalışanlar ne kadar katkı payı ödeyecek, burada bir üst sınır var mı?
Prime esas kazancın yüzde 3’üne karşılık gelen tutar her ay katkı payı olarak ödenecek. Örneğin aylık 1,647 TL ücret alan asgari ücretli çalışanların ödeyeceği katkı payı tutarı aylık 50 TL olacak. Daha yüksek bir emeklilik birikimine ulaşabilmek için çalışan, daha yüksek bir tutarda katkı payı ödemeyi de talep edebilecek.

Burada bir üst sınır da var. Halihazırda prime esas kazancın üst sınırı 2016 yılı için 10 bin 705,50 TL. Ödenecek katkı payının prime esas kazancın yüzde 3’ü olacağını dikkate alırsak, katkı payının 50 TL ile 321 TL arasında değişecek. Diğer taraftan Bakanlar Kurulu bu oranı değiştirme veya katkı payına maktu limit getirme yetkisine sahip olacak.

Otomatik katılımın ne gibi avantajları var?
Mevcut sistemdeki yüzde 25 devlet katkısı avantajı, çalışanlar tarafından ödenen katkı paylarına aynı hak ediş koşullarıyla sağlanacak. Yüzde 25 devlet katkısı avantajının yanı sıra çalışanlara, sisteme girişte bir defaya mahsus olmak üzere 1000 TL tutarında ilave devlet katkısı sağlanacak.

Cayma hakkını kullanmayan çalışanlara sağlanacak bu avantajla kanunda belirtilen devlet katkısı hak kazanma ve ödeme koşullarına tabi olacak. Ayrıca emeklilik hakkının kullanılması halinde, hesabında bulunan birikimi en az 10 yıl boyunca, yıllık gelir sigortası kapsamında düzenli gelir olarak almayı tercih eden çalışana birikiminin yüzde 5’i karşılığında ek devlet katkısı ödemesi yapılacak.

Katkı payı ödemek isteyenler, cayanlar ne yapacak?
Çalışanlar, emeklilik planına dâhil olduklarının kendilerine bildirildiği tarihi müteakip iki ay içinde sözleşmeden cayabilirler. Cayma durumunda katkı paylarından kesinti yapılmadan, ödenen katkı payları, varsa hesapta bulunan yatırım gelirleri ile birlikte 10 işgünü içinde çalışana iade edilir.

Cayma hakkı dolduktan sonra ayrılabilir misiniz? Katkı payı ödemelerine ara verebilir misiniz?
Ayrılma koşullarının mevcut sistemdeki gibi belirlenmesi bekleniyor. Sistemden çıkış durumunda, sistemde elde edilen yatırım getirisine isabet eden tutar üzerinden, sistemde geçirilen süreye bağlı olarak değişen oranlarda gelir vergisi kesintisi yapılıyor. Ancak yeni sistemde bu hususa ilişkin detaylar Hazine Müsteşarlığı tarafından ayrıca belirlenerek duyurulacak. Cayma hakkını kullanmayan çalışan Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenecek hallerde katkı payı ödemeye ara verilmesini talep edebilir.

Şirket iflas ederse veya haciz gelirse çalışanın BES katkı payı korunacak mı?
Çalışan katkı payı, işverenin taraf olduğu İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki haciz ve iflas yoluyla takip bakımından işçi alacağı niteliğinde, imtiyazlı bir alacak olarak nitelendirilecek. İşverenler ilgili yükümlülükler bakımından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından denetlenecek ve yükümlülüklere uymayan işverenler hakkında idari para cezası uygulanacak.

BES’te hesabı olan çalışan için yeni hesap açılacak mı?
Halihazırda bireysel emeklilik hesabı bulunan çalışanlar için otomatik katılım kapsamında yeni bir hesap açılması bekleniyor. Ancak bu hususa ilişkin detaylar da Hazine Müsteşarlığı tarafından ayrıca belirlenerek duyurulacak.

Çalışanın iş değişikliği durumunda otomatik katılım hesabı ne olacak?
Çalışanın işyerinin değişmesi halinde, yeni işyerinde otomatik katılım kapsamında bir emeklilik planı var ise çalışanın birikimi ve sistemde kazandığı emekliliğe esas süresi yeni işyerindeki emeklilik süresine aktarılır. Yeni işyerinde emeklilik planının bulunmaması halinde çalışan, talep ederse önceki işyerinde düzenlenmiş sözleşme kapsamında katkı payı ödemeye devam edebilir, talep etmezse emeklilik sözleşmesi sonlandırılır.
DİĞER ÖNEMLİ KONULAR…
• Emeklilik şirketleri fon işletim gider kesintisi dışında giriş aidatı ve yönetim gider kesintisi gibi herhangi bir kesinti yapmayacak.

• İşverenler emeklilik şirketlerine başvurarak çalışanlarının emeklilik planına dâhil olmalarını sağlayacak. Çalışan bir şey yapmayacak.

• Otomatik katılım uygulaması kapsamında yalnızca çalışanlar katkı payı ödeyecek. İşverenin böyle bir zorunluluğu yok.

• Uygulama kapsamına girecek işyerleri ile çalışanların ücretlerini dikkate alarak uygulama başlangıç tarihleri Bakanlar Kurulu tarafından ayrıca belirlenerek duyurulacaktır.

766“MB, FAİZ POLİTİKASINDA KADEMELİ BİR STRATEJİ İZLEYECEK”
NİLÜFER SEZGİN İŞ PORTFÖY BAŞEKONOMİST

“Merkez Bankası ve BDDK kredi talebini ve arzını destekleyecek adımlara imza attı. Merkez Bankası Türk lirası zorunlu karşılıkları (ZK) 50 baz puan indirirken, bankaların Merkez Bankası’nda TL ZK yükümlülükleri için tuttukları döviz rezervlerindeki düşüşü frenlemek adına da teknik bir ayarlama yapıldı.

Bu işlemlerin bankacılık sisteminin maliyetini azaltarak kredi faizlerinin düşmesini sağlayabileceği tahmin edilirken, Merkez Bankası bankacılık sistemine bu adımlarla 0,6 milyar dolar ve 1,1 milyar TL likidite sağlamayı öngörüyor.

Merkez Bankası’nın 26 Temmuz 2016 tarihli Enflasyon Raporu’nda gerekmesi halinde ZK indirim olabileceğinin belirtildiği hatırlanırsa, gelen hamlenin sürpriz olmadığını söyleyebiliriz.

Diğer yandan, faiz aracına göre, kredi ve mevduat fiyatlamalarında daha az etkili olduğu bilinen ZK aracının bu denli sınırlı bir oranda kullanılmış olması, ise Merkez Bankası’nın faiz politikasında olduğu gibi bu araçta da kademeli bir strateji izleyeceğini düşündürüyor. Önümüzdeki dönemde ZK indirimlerinin sürebileceği anlaşılıyor. BDdK ise tüketici kredilerinde ve kredi kartlarında taksit sayısının artırılması ile ilgili bir düzenleme yaptı.

Bizce bu kararlar, 2011’den beri şoklara karşı dayanıklı ve dengeli bir büyüme yakalama amacı ile makro ihtiyati tedbirlerin sıkılaştırıcı yönde kullanılma stratejisinin terk edilmeye başlandığı anlamına gelmiyor. Orta vadede etkileri görülebilecek olan yapısal reformlar yanında kısa vadeli büyümeyi destekleyecek politikaların uygulanmaya devam etmesi beklenebilir.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap