Otomatik katılımda sorular ve yanıtlar

Otomatik katılımda sorular ve yanıtlar

İlk etapta 100 ve üzeri işletmelerin dahil edilmesi beklenen otomatik katılımda bu anlamda yeni yılda 7,6 milyon kişi BES’le tanışacak. Toplamda ise 18-45 yaş arasında 13,5 milyon çalışan kademeli olarak otomatik katılıma dahil edilecek.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
30027

Geçen hafta bu sayfalarda BES’te yıl başında hayata geçecek olan otomatik katılımla ilgili sorulara yanıt aramaya başladık. Bu hafta da sorulara yanıt vermeyi sürdürüyoruz.

Otomatik katılım sisteminde devlet teşviki var mı?
Devletin süreçte üç türlü katkısı olacak.

• Maaşlardan kesilip, BES’e ödenen katkı paylarına devlet de yüzde 25 katkı yapacak. Yani, maaşınızdan her ay 100 TL kesilip, emeklilik hesabınıza yatırıldığında; devlet de her ay hesabınıza 25 TL yatıracak.

• Cayma hakkını kullanmayan çalışanlara, mevcut devlet katkısı hak ediş koşulları dahilinde, bir defaya mahsus olmak üzere 1.000 TL ek devlet katkısı ödenecek.

• Emekliliğe hak kazanan katılımcılar, en az 10 yıllık gelir sigortası almayı tercih etmeleri durumunda, birikimlerinin yüzde 5’i kadar da ek devlet katkısı ödemesi yapılacak.

Çalışanın otomatik katılım uygulamasından çıkma hakkı var mı?
Çalışanlar, sözleşmelerinin yürürlüğe girdiğinin kendilerine bildirildiği tarihten itibaren iki ay içinde sistemden çıkma talebinde bulunabilecek. Bu durumda çalışan ‘cayma’ hakkını kullanmış sayılacak. Katılımcılar, cayma süresinden sonra da sistemden istedikleri zaman ayrılabilecek. Ayrılma şartları, yeni yasal düzenlemelerle birlikte netleşecek.

Otomatik katılımdan ne zaman emekli olunacak?
Mevcut BES’teki şartlar otomatik katılım için de aynen geçerli olacak. Sistemde 10 yıl kalan ve 56 yaşını dolduran çalışanlar, emekliliğe hak kazanacaklar. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere sistemden katılımcı istediği zaman da ayrılabilecek ancak devlet katkısı, sistemde kaldığı yıllar hesap edilerek normal BES’te olduğu gibi kademeli olarak ödenecek. Sistemde üç yıldan az kalanlar devlet katkısından faydalanamayacak. 3-6 yıl arasında kalanlar, devlet katkısının yüzde 15’ini, 6-10 yıl arasında kalanlar yüzde 35’ini alacak. 10 yıldan fazla kalıp 56 yaşını doldurmamış olanlar, yüzde 60 oranında hak ediş alacak. 10 yılını doldurup, 56 yaşını dolduran katılımcılar ise devlet katkısının tamamını hak etmiş olacak.

Çalışan işyeri değişikliği yaptığında ne olacak?
Yeni iş yerinde otomatik katılım kapsamında bir emeklilik planı var ise çalışanın birikimi ve emekliliğe esas süresi, yeni iş yerindeki emeklilik sözleşmesine aktarılacak. Yeni iş yerinde emeklilik planının olmaması durumunda çalışan, önceki iş yerinde tanzim edilen sözleşmesine katkı payı ödemeye devam edebilecek. Çalışanın böyle bir talebi olmaz ise emeklilik sözleşmesi sonlandırılacak. Çalışanın bu yöndeki talebini, iş yeri değişikliğini izleyen ayın sonuna kadar şirkete bildirmek zorunda olacak.

İşveren, maaştan yapılan kesintiyi BES’e aktarmazsa ne olacak?
İşveren; katkı payını zamanında şirkete aktarmaz veya geç/eksik aktarırsa, çalışanlarını sisteme dahil etmezse, çalışanın birikiminde oluşan parasal kaybından sorumlu olacak. Her bir ihlal için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca işverene 100 TL idari para cezası uygulanacak.

Otomatik katılım kapsamında elde edilen emeklilik ve devlet katkısına esas süreler, diğer BES sözleşmeleri kapsamında elde edilen emeklilik ve devlet katkısına esas süreler ile birleştirilebilir mi?
Otomatik katılım kapsamında elde edilen emeklilik ve devlet katkısına esas süreler ile diğer hak ve yükümlülükler, otomatik katılım kapsamında kurulmamış BES sözleşmeleri ile birleştirilemez.

Otomatik katılım ile sisteme girenlerden kesinti yapılacak mı?
Sistemde Fon İşletim Gider Kesintisi (FİG) dışında bir kesinti yapılmaz. Fon işletim gider kesintisi oranı henüz netleşmemiş olup, yeni yasal düzenlemelerle birlikte netleşecek.

Otomatik katılımda ek katkı payı ödemesi yapılabilir mi?
Çalışanın ücretinden yapılacak kesinti dışında katkı payı ödemesi yapılmayacak.

30026“TL İÇİN YURTİÇİ GELİŞMELER DE ÖNEMLİ”
NİLÜFER SEZGİN
İŞ PORTFÖY BAŞKONOMİSTİ

“Merkez Bankası kurdaki yükselişin enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak için beklentilerin üzerinde bir faiz artışı yaparken, kredibilite açısından da olumlu bir adım atmış oldu.

Bir haftalık repo faizinin 50 baz puan ve gecelik borç verme faizinin 25 baz puan artırıldığı toplantıda, ayrıca döviz likiditesi kanalı ile de bazı rahatlatıcı tedbirler alındı.

2016 yılının başlarından beri sadeleşme yönünde adımlar atılırken, son toplantıda faiz koridorunun genişletilmesi suretiyle bu politikanın aksi yönünde bir adım atılması ve sadeleşme kavramının toplantı metninden tamamen çıkarılması dikkat çekti.

Karar öncesinde 100 baz puan olan koridor genişliği, kararla birlikte 125 baz puana yükseldi. Merkez Bankası’nın parasal duruşunu temsil eden ortalama fonlama maliyetinin 40 baz puan artışla yüzde 8,25’e yükseleceğini ve bankalar arası gecelik borçlanma faizinin 25 baz puan artışla yüzde 8,5’e yükseleceğini hesaplıyoruz.
Karar metninde bundan sonra alınacak kararların enflasyon görünümüne bağlı olacağının söylenmesi, kurdaki yükseliş devam ederse faiz artırımının arkasının gelebileceğini düşündürüyor.

Bu süreçte belirleyici rolü FED’in Aralık ayındaki toplantısında 2017 yılı ve sonrası için önceden planlanana kıyasla daha hızlı bir faiz artırım sinyali verip vermemesi oynayabilir.

Ayrıca yine aralık ayında Avrupa Merkez Bankası’nın tahvil alım programının süresini uzatıp uzatmayacağı da izlenmeli. Küresel gelişmeler, ABD’de tahvil faizlerinin ve doların yukarı yönlü seyrinde bir duraksama getirebildiği ölçüde TL de bundan faydalanabilir.

Ancak, Merkez Bankası’nın faiz artırımına rağmen TL’nin gelişmekte olan ülke kurları arasında zayıf performans gösterenlerden biri olması, yurtiçi gelişmeleri de izlemeyi gerektiriyor.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap