Otomatik katılımda yeni düzenlemeler

Otomatik katılımda yeni düzenlemeler

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde otomatik katılım uygulamasında cayma oranının fazla olması nedeniyle yeni adımlar atılması bekleniyor. Cayma oranı yüzde 55’ler civarında bulunuyor. Bu nedenle seçeneklerden biri, sistemden iki aylık cayma süresinin uzatılması yönünde.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
Uygulama döneminde çoğu kişinin iki ayı bile beklemeden, ilk günlerde sistemden çıktığı ifade ediliyor. Böyle bir durum ortaya çıkınca sektör temsilcileri otomatik katılımın avantajlarının, devlet katkısının getirisinin iyi anlatılamadığı yönünde hemfikir.

O nedenle yeni düzenlemede cayma süresinin uzatılması planlanıyor. Süre ise henüz belli değil ama altı aya kadar çıkma ihtimali de var.

 

YENİ AVANTAJLAR
Bir başka yenilik ise cayma hakkını kullanmayanlara yönelik. iki ayın sonunda ödenen bin TL’lik devlet katkısının nemalandırılması yönünde çalışma yapılacak. ilk başta iki ayın sonunda çalışanlara verilen bin TL’lik devlet katkısının yatırım araçlarında değerlenmesine olanak tanınmadı.

Şimdi ise nemalanma sağlanacak. Ayrıca; maaşlardan yapılan yüzde 3’lük kesintilerin düşürülmesi ya da prime esas kazanç yerine sadece maaştan kesinti yapılması, bin TL’lik katkı için iki ay süre beklenmemesi gibi seçenekler de konuşulanlar arasında yer alıyor.

Daha önce de ifade edilen 45 yaş üstünün ve 18 yaş altının sisteme girmesi de konuşulan seçenekler arasında bulunuyor.

“SİSTEM İNCELENİYOR”
Sektördeki yenilikler konusunda geçen hafta açıklamalar yapan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, şunları söyledi: “Bireysel emeklilik sistemimizin iki temel unsuru var.

Bunlardan biri gönüllü olan, biri otomatik katılım. Bizim bahsettiğimiz ilave düzenlemeler otomatik katılıma göre. Biz sektörden öneriler aldık. Şu anda teknik düzeyde arkadaşlarımız bunları inceliyor.

Gönüllü BES’te 6 milyonun üzerinde katılım var, 77 milyar TL’lik birikim var. Otomatik katılımda 3 milyonun üzerine çıktı, birikim sayısı 1,2 milyar TL’yi aştı. Gönüllü bireysel emeklilikte bir ülke için 3-5 yıl çok değil. Aksayan taraflar olabilir. Sektörle istişare halindeyiz.”

BES, FAİZSİZ FONLARA OLAN İLGİYİ ARTIRDI
Kuveyt Türk, katılım bankacılığı sektöründe TL cinsinden tek seferde en yüksek tutarlı kira sertifikası (sukuk) ihracını gerçekleştirdi.

Kuveyt Türk Hazine ve Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ruşen Ahmet Albayrak, ihraç sonrası Bireysel Emeklilik Sistemi’ni de değerlendirdi.

Bireysel emeklilik sektöründe 10cak 201/de yürürlüğe giren Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS) faizsiz fonlara olan ilgiyi artırdığını belirten Genel Müdür Yardımcısı Ruşen Ahmet Albayrak, şöyle konuştu: “OKS kapsamında sistemde yer alan katılımcıların yaklaşık yüzde 65’inin faizsiz fonları seçtiğini görüyoruz.

OKS sistemindeki faizsiz fonlara olan yüksek talep, faizsiz finansal sistem açısından oldukça umut verici. Emeklilik şirketlerinin fon portföylerinde tutabilecekleri kira sertifikası yüzdeliğinin genişletilmesi ve kısa vadeli kira sertifikası fonlarının kurulması kira sertifikasına olan ilgiyi ve talebi artırıyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında bir önceki yıla kıyasla yüzde 50’lik bir artışla bu yıl 1 milyar 735 milyon TL’lik kira sertifikası ihracı gerçekleştirdik. Faizsiz finansal sisteme olan ilginin artmasından memnuniyet duyuyoruz.”

“FAİZDE YUKARI YÖNLÜ BASKI DEVAM EDEBİLİR”
HASAN BASRİ TARMAN
İŞ PORTFÖY SABİT GETİRİLİ PORTFÖY YÖN. KIDEMLİ PORTFÖY YÖN.
“Global piyasalarda var olmaya devam eden yüksek likidite, FED, ECB ve BoJ gibi önder büyük merkez bankalarının para politikasında normalleşme adımlarını oldukça yavaş atacağı beklentisi ile birleştiğinde küresel olarak faizlerinin düşük seviyelerde bulunmasına neden olmaya devam ediyor.

ABD tarafındaki sıfıra yaklaşan uzun vadeli reel faiz seviyeleri, AB tarafındaki negatif nominal faizler, Japonya’da merkez bankası tarafından bir para politikası aracı haline getirilen nominal sıfır faizli uzun vadeli devlet tahvilleri gelişmekte olan ülke tahvil faizlerini destekleyen önemli unsurları oluşturuyor.

Bunun yanı sıra, çoğu gelişmekte olan ülke ekonomilerinde makro temellerin geçtiğimiz birçok yıla göre daha sağlam bir temel üzerine oturması, artışa geçen ekonomik büyüme beraberinde düşen enflasyon ortamı, gelişmekte olan ülkelere olan sermaye akımını kuvvetlendiriyor. Bu durum, son dönemde yurtiçi tahvil piyasasında artan arzın piyasa tarafından karşılanmasında önemli etken olarak ön plana çıktı.

Geçtiğimiz son üç ayda Hazine’nin artan borçlanma ihtiyacından kaynaklanan yüksek tutarlı ihalelerde yabancı yatırımcıların Türk sabit getirili menkul kıymetlerine olan taleplerinde artış olduğunu gözlemliyoruz.

Ancak, Türkiye’de son dönemde bozulan enflasyon dinamikleri ve Hazine ihraçlarının tahvil arzında neden olduğu artış, faiz piyasasının karşılaştırılabilir gelişmekte olan ülke ekonomilerindeki piyasalara göre daha zayıf bir performans göstermesine neden oluyor. Önümüzdeki dönemde faiz üzerinde yukarı yönlü baskı devam edebilir.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap