Tasarrufun artması için BES şart

Tasarrufun artması için BES şart

Türk Ekonomi Bankası (TEB), Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) ile Boğaziçi Üniversitesi iş birliğinde hayata geçirilen Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık ve Erişim Konferansı’nda Bireysel Emeklilik Sistemi de masaya yatırıldı.

Konuşmacıların dikkat çektiği en önemli konu; finansal okuryazarlık seviyesi yükselirse bu durumun emeklilik tercihleri açısından iki önemli fayda sağlayacağı oldu.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

Bunlardan birincisi, ömür boyu emeklilik maaşı ödeyecek yıllık gelir sigortası seçeneğine olan ilginin artırılması yoluyla tasarrufların daha uzun süre sistemde kalmasının sağlanması.

İkincisi ise aktif dönemde ödenen katkı payı tutarlarının, bilinçli olarak katılımcılar tarafından artırılması neticesinde, birikim ve refah düzeyi daha yüksek bir emeklilik dönemine erişilebilmesi.

REFORM GEREKLİ
İngiltere’nin eski Çalışma ve Emeklilik Bakanı Dr. Ros Altman, yaptığı konuşmada İngiltere emeklilik sisteminin gelişiminden örnekler vererek, “Emeklilik fonları, sadece para demek değil. Emeklilik fonları, kişilerin geleceği, ilerleyen yaşlarında daha iyi hayat standartlarına sahip olmak demek” dedi.

Çoğu zaman bireysel emeklilik şirketlerinin katılımcıların tam olarak ihtiyaçlarını anlamadıklarına dikkati çeken Altman, aslında katılımcıların temel ihtiyacının bireysel emeklilik için ayırdıkları para hakkında iyi hissetmek istediklerinin altını çizdi.

İngiltere’de bir dönem yüksek kesintiler ve fonların kötü yönetilmesi konusunda çıkan haberlerle, katılımcıların sisteme yatırım yapmaktan vazgeçtiklerini anlatan Altman, bunu dikkate alan emeklilik şirketlerinin bugün daha düşük hizmet bedeli aldıkları ve katılımcı sadakatini artırmak için sosyal sorumluluk projelerine yönlendiklerini iletti.

Emeklilik sisteminde bazı reformlar gerektiğinin altını çizen Ros Altman, yeni ürün ve hizmetlerin sunulması, uygun fiyat, müşteri hizmetlerine danışmak için fırsat yaratılması, kadınlara ve gençlere de destek olunması konularına dikkat çekti.

BİRİKİMLER YATIRIMA YÖNELMELİ
Türkiye’nin tasarrufunun artması için BES’in şart olduğunun vurgulandığı konferansta, Global Source Türkiye Danışmanı Murat Üçer, Türkiye’de tasarruf açığı ve tasarrufların etkin kanallara aktarılması sorununun devam ettiğini vurguladı.

Murat Üçer, “Bu noktada BES’in önemi yadsınamaz ama BES’i tamamlayıcı ve daha etkin hale getirici makro ve mikro politikaların da düşünülmesi, detaylandırılması ve hızla devreye sokulması gerekiyor” dedi.

T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Dr. Şerif Çakırsoy ise uzun süreli emeklilik sistemi için birikim hesabını anlatmanın gerekli olduğuna vurgu yaptı.

Dr. Şerif Çakırsoy konu hakkında şöyle konuştu: “Verilere göre, 2017 sonu itibarıyla emeklilik hakkı kazanarak sistemden ayrılan yaklaşık 63 bin katılımcının, 60 bin 491’i birikimini toplu para olarak almayı tercih etti.

Emeklilikteki birikimler incelendiğinde, toplu para almayı seçen emekli katılımcı başına ortalama birikimin 74 bin TL, programlı geri ödemeye başlangıç tutarının 154 bin TL ve yıllık gelir sigortası başlangıç tutarının ise 77 bin TL olduğu görülüyor.

Az tercih edilen bu seçenekler, gerek katılımcılar için daha uzun süreli ve güvenli bir emeklilik refahı sunması ve gerekse de birikimlerin yatırıma yönlendirilmeye devam edebilmesi açısından önem arz ediyor.”

FARKINDALIK ÖNEMLİ
“Daha çok katılımcı için bilgi ve farkındalık artırılmalı” diyen SPK Başkan Yardımcısı Emre Önyurt ise son yıllarda yurtiçi tasarrufların artırılması adına iki temel adım atıldığına dikkat çekiyor.

Emre Önyurt, “Bunlardan birincisi 2013 yılı başında getirilen vergi matrahından doğrudan indirim yerine ödenen primlerin yüzde 25’i kadar devlet katkısı uygulanması. İkinci adım ise ulaşılan bu noktayı daha yukarıya taşıyacak olan otomatik katılımı öngören düzenlemeler” dedi.

“ALTINDA YÜKSELİŞ İÇİN 1.360 DOLAR AŞILMALI”
UYGAR KURTBAY
İŞ PORTFÖY ALTERNATİF YATIRIM ÜRÜNLERİ PORTFÖY YÖNETİMİ KIDEMLİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“Altında 2017 Aralık ortasından beri devam eden yükseliş 2018’in ilk iki haftasında da hız kesmeden sürdü. Zayıflamaya devam eden ABD doları ve enflasyon beklentilerindeki yükseliş, son dönemde altın fiyatlarındaki yükselişi tetikledi.

1.345 dolar seviyesinde teknik dirençle karşılaşan altında bir miktar realizasyon izlense de geçen haftanın son gününde fiyatlar tekrar 1.330 doların üzerine çıktı. Teknik olarak yorulmaya başlayan altında yükseliş için 1.360 dolar seviyesinin aşılması kritik öneme sahip.

Bu seviye aşılmadığı sürece bir aylık sürede yakalanan 100 dolarlık yükselişin kâr satışlarıyla karşılaşma olasılığı var. Son dönemde ABD tahvil getirileri ile altın fiyatları arasındaki korelasyon azalırken dolar endeksi ile altın fiyatları oldukça paralel ilerliyor.

Aşırı satım bölgesinde olan ve geçen iki yılın en düşük seviyesine gelen dolar endeksinin tepki hareketiyle yükselmesi durumunda altın fiyatları düşebilir. Ayrıca gümüş fiyatlarının 17 dolar üzerinde tutunmayı başarması altını olumlu etkileyecek önemli bir faktör olmakla beraber, bu desteğin altına gerileyerek düşüşe geçen bir gümüş ise altın için sert bir satış baskısı oluşturabilir.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap