Yüksek fon getirileri, BES’te portföyü büyüttü

Yüksek fon getirileri, BES’te portföyü büyüttü

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) 2017 yılının en önemli başlığı, Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS) hayata geçmesiydi.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

Bu nedenle 2017 yılında sektörün nasıl bir gelişme gösterdiği oldukça önem taşıyor. LUDENS İleri Finansal Hizmetler de BES’in 2017 yılı tablosunu ortaya koyan bir rapor hazırladı.

2012 yılından 2017 yıl sonuna kadarki süreçte BES portföy büyüklüğünde ve katılımcı sayısında meydana gelen değişimleri de gözler önüne seren raporda dikkat çeken veriler şöyle:

  • 2017 yılında OKS’nin devreye girmesiyle birlikte gönüllü BES’e olan ilginin azalacağı tahmin ediliyordu. 2017 yılı verilerine bakıldığında tahminlerin doğru çıktığı görülüyor. 2016 yılında katılımcı sayısındaki yıllık bazda artış yüzde 9,7 olurken 2017 yılında bu oran yüzde 4,3’te kaldı.
  • 14 yıllık geçmişe sahip gönüllü BES’te bugün yaklaşık 7 milyon kişi yer alıyor. OKS’deki katılımcı sayısı da dikkate alındığında toplamda BES ile tasarruf eden kişi sayısı yaklaşık 10 milyon. Bu rakam; toplam nüfusun yüzde 12’sine, çalışma çağındaki nüfusun yüzde 19’una ve toplam aktif çalışanların da yüzde 46’sına denk geliyor.
  • 2017 yılı sonu itibarıyla BES’te portföy büyüklüğü yaklaşık 77,8 milyar TL oldu. Bu tutar, 2016 yılına göre yüzde 28,5’lik büyüme anlamına geliyor. Bu oranın katılımcı sayısındaki artış oranına göre yüksek olmasının nedeni, 2017 yılında fon getirilerinin yüksek olmasının portföy büyüklüğünü arttırıcı etkisi olarak öne çıkıyor.
  • BES’e devlet katkısının getirildiği 2013 yılından bu yana rakamlar incelediğinde, son beş yılda portföy büyüklüğünün yaklaşık dört katına, katılımcı sayısının da iki katına çıktığını söylemek mümkün.
  • Büyümeye devam eden bu yapının sürekliliğini sağlamanın en önemli bileşenlerinden biri katılımcıların birikimlerinin performansından memnuniyeti. Sistemde 2017 yılında performansı artırmaya dönük yasal bir takım düzenlemeler hayata geçti. Yapılan düzenlemeye göre, bir emeklilik şirketine ait toplam emeklilik fonu portföyünün yüzde 40’ından fazlası aynı portföy yönetim şirketi tarafından yönetilemeyecek.
  • Bu durumda bir emeklilik şirketinin topladığı fonları en az üç portföy yönetim şirketine dağıtması gerekiyor. 2017’de emeklilik şirketleri bu konuda gerekli çalışmaları yaptı. Düzenlemeyle birlikte özellikle şimdiye dek BES fonu yönetmemiş veya düşük paya sahip portföy yönetim şirketlerinin önünün açılması söz konusu. Yasakoyucu bu düzenlemeyi, daha rekabetçi bir piyasanın oluşması ve performansta katılımcı lehine artışlar olması hedefiyle gerçekleştirdi.

EMEKLİLİK FONLARININ GSYİH’YE ORANINDA NEREDEYİZ?
Emeklilik fon varlıklarının toplam değerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYİH) oranı, emeklilik fonları piyasası için temel göstergelerden birisi.

Örneğin; 2016 yılında OECD ülkelerinden Danimarka’da emeklilik yatırım fonlarının GSYİH’ye oranı yüzde 44 oldu ve Danimarka ilk sırada yer aldı. Türkiye’de ise emeklilik fonlarının GSYİH’ye oranı yüzde 2,3 seviyesinde. 2015 yılında bu oran yüzde 2,05 olarak gerçekleşmişti.

“1.295 DOLARIN ALTINDA SATIŞLAR HIZLANABİLİR”
UYGAR KURTBAY
İŞ PORTFÖY ALTERNATİF YATIRIM ÜRÜNLERİ PORTFÖY YÖNETİMİ-KIDEMLİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“Geçen hafta ortası güçlenmeye başlayan dolar, bütün emtiaları olduğu gibi altın fiyatlarını da aşağı çekti. 1.320 doların altına kadar gerileyen değerli metalde ana teknik destek, 1.295 dolar seviyesi. Bu desteğin altına inilmesi durumunda satışların hızlanmasını bekleyebiliriz.

2017 başından bu yana gelen yükseliş trendinin kırılmaması için altının bu desteğin üzerinde kalması oldukça önemli. Yukarı tarafta ise 50 günlük hareketli ortalama altın fiyatı için önemli bir direnç oluşturmaya devam ediyor.

Geçen cuma itibarıyla 1.330 dolar seviyesinde bulunan bu direnç, iki haftadır altın fiyatlarının yükselişlerini sınırlıyor. Teknik olarak sıkışık bir görüntü çizen değerli metalin 1.330 dolar direncini kırması 1.360 dolar; 1.300 dolar desteğini kırması ise 1.250 dolar seviyesine hızlı hareket başlatabilir.

Altın fiyatlarına oldukça paralel giden ve altın yükselişlerine öncülük yapan gümüş fiyatlarında da zayıflık devam ediyor. Altında sağlıklı yükselişten bahsetmemiz için gerekli olan gümüş fiyatlarındaki yükseliş için 16.5 dolar desteğinin korunması ve 18 dolar seviyesine tekrar ralli başlaması büyük önem taşıyor.

Diğer taraftan doların bir süre daha güçsüz kalması ve emtia fiyatlarında baskı oluşturmaması da altının yükselişi açısından oldukça kritik. ABD enflasyon ve ücret artışı verilerinin beklentilerin altında kalması durumunda doların güçsüz seyrine devam etmesini, aksi takdirde ise doların değerlenerek altını ve diğer emtia fiyatlarını baskılamasını bekliyoruz.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap