2015’te kaybettirdi, 2016’da çıkış arayacak

2015’te kaybettirdi, 2016’da çıkış arayacak

BİST, 2015’te aşağı yönlü hareketten kurtulamadı ve yılı yüzde 14’lük kayıpla kapatmaya hazırlanıyor. 2016’da en önemli katalizör 64’üncü Hükümet’in uygulayacağı reformlar ve FED’in faiz artırımları olacak. Uzmanlar, 2015’te gevşeyen BİST’in değerlemesini cazip bulurken, yatırımcılara özellikle bankacılık ve sanayi hisselerini öneriyor. 2016, BİST için ‘daha makul’ olarak adlandırılıyor.

MUSTAFA GÜNDOĞDU
mgundogdu@ekonomist.com.tr

Tuncay Karahan

Tuncay Karahan

Borsa İstanbul’da nihayet yılın sonuna gelindi. 2015, hem içeriden hem de dışarıdan gelen haberlerle çok hareketli geçti. Yaşanan yüksek volatilite sürecinde, yılın kaybedeni borsa yatırımcısı oldu. Yıla 85.721 puandan başlayan BİST-100 Endeksi, 28 Ocak’ta yılın zirvesi olan 91.806’yı test ettikten sonra tam anlamıyla bir düşüş trendi içine girdi. Yıl içinde özellikle 7 Haziran genel seçimleri ve yeniden seçime gidilen 1 Kasım öncesindeki haftalardaki atakları saymazsak, Borsa İstanbul, 2015 yılında yaklaşık yüzde 14’lük bir değer kaybına uğradı. Bu bağlamda 2015 yılı ‘global ve jeopolitik riskler ile siyasetin fiyatlandığı bir yıl’ olarak hafızalara kazındı. 2015 yılında BİST-100’ün 70.000’in altında kalıcı olmak istemediğini gördük. Bu bağlamda düşük de olsa büyüyen bir ekonomi ve artan nominal GSYİH ve hisse senetlerinin tarihsel çarpanlara göre dip seviyelere yaklaşmış olması, BİST’i alttan alta destekleyen noktalar oldu. 2016 yılında ise borsa uzmanları, piyasaların yapısal reformlara ve reel ekonomiye odaklanacağı ve daha öngörülebilir bir yıl olacağı görüşünde.

2015-te-kaybettirdi-2016da-cikis-arayacak-2

DEĞER KAYBI YÜZDE 14
Borsa İstanbul 2015 yılı içerisinde yüzde 14’e yaklaşan değer kayıpları yaşadı. Burada belirtmemiz gereken konu ise 2015 yılının küresel piyasalar açısından volatilitenin yüksek olduğu bir yıl olduğu gerçeği. Gerek FED’in faiz artırım süreci, gerek Çin ekonomisine ilişkin endişeler, gerekse Avrupa Merkez Bankası’nın yaptığı genişleyici müdahalelerin piyasalarda gelgitlerin yaşanmasına neden oldu. ALB Forex Genel Müdürü Tuncay Karahan, bu durumun gelişmekte olan ülke piyasaları için olumsuz fiyatlamalar getirdiğini vurguluyor. Yurtiçinde de sıkıntılı bir yılı geride bıraktığımızı anlatan Karahan, yaşanan siyasi gelişmelerin BİST’te satış baskısının artırdığını, son olaraksa Rusya gerginliğinin sert satışlar getirdiğini ifade ediyor.

TUNCAY KARAHAN ALB FOREX GENEL MÜDÜRÜ “Hisse ağırlığı yüzde 35-40 bandında”
“FED’in faiz artırımlarına 2016 yılı içerisinde devam edeceğini düşünürsek, kur tarafında yukarı yönlü eğilimin devamını bekleyebiliriz. Kurun yukarıda olması enflasyonu da yukarıda tutacağından dolayı, BİST tarafına olumsuz yansımaları olacaktır. Tabii düşük petrol fiyatları havayolları ve enerji şirket hisselerine olumlu yansıyacağı gibi, kurun yukarı yönlü eğilimine devametmesinin de gelirleri döviz ve giderleri TL olan şirketlere olumlu yansıması söz konusu. 2016 yılında portföylerde yer alacak hisse ağırlıkları artırılabilir. Hisse ağırlıkları yüzde 35-40 aralığı olabilir. Düşük maliyetlerden olma koşuluyla birmiktar dövize de yer verilmeli. Ancak ağırlıkları 2015 yılına nazaran daha düşük olmalıdır. Halihazırda siyasi ve jeopolitik kaynaklı risklerin tamamen ortadan kalktığını söylemek için erken. Bu bakımdan yatırımcı portföyünün önemli bir kısmınımevduat ve sabit getirilimenkul kıymetlerde değerlendirmeli. Geriye kalan kısımise altın olarak değerlendirebilir.”

2015-te-kaybettirdi-2016da-cikis-arayacak-3

DEĞERLEME OLDUKÇA UYGUN
Gedik YatırımGenel Müdürü Metin Ayışık, 2015’te kötü bir yıl geçiren BİST’teki düşük çarpanların, 2016 yılı için kendileri açısından en önemli katalizör olduğunu dile getiriyor. Ayışık, bu durumun yeni kötü haberler gelmezse, iyi haberlere ihtiyaç bile duymadan endeksi yükseltebilecek en önemli etken olduğunun altını çiziyor. Metin Ayışık, “Buna karşın 2015 yılında son Rusya krizinde olduğu gibi jeopolitik risklerde zaman zaman sert yükselişler yaşanmıştı. Benzer durumların 2016’da da devam etme ihtimalini göz ardı etmiyoruz” diye konuşuyor. Ayışık, bu dönemlerde volatilitenin artacağını ve artan risklerin ana trend içinde güçlü ara trendler oluşturacağını düşündüklerini de belirtiyor. Dolayısıyla özellikle ortaya çıkan cazip çarpanlar, başka bir ifadeyle düşük kalmış değerler, hem yerli hem de yabancı yatırımcının 2015 zararlarının telafisi için iyi bir fırsat sunuyor.

DAHA MAKUL BİR YIL
Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Celal Demirtaş ise kısa vadede TCMB’nin aldığı faizleri değiştirmeme kararının, piyasaların önündeki bir belirsizliğin daha ortadan kalkmasında faydalı olacağını dile getiriyor. Demirtaş, “2016’da ekonominin yüzde 3,5 civarında büyüyebileceğini, TL’nin daha istikrarlı bir seyir izleyeceğini, enflasyonun da yüzde 7,5 olarak gerçekleşebileceğini öngörüyoruz” diyor. Hempolitik hemde ekonomi açısından dalgalı geçen bir yılın ardın ekonodan baktığımızda, TL’deki ciddi değer kaybına ve seçim süreçlerine rağmen cari açık ve büyüme konusunda Türkiye, önemli bir dayanıklılık testinden geçti. Celal Demirtaş, diğer yandan Rusya ile ilişkiler, Suriye’deki gelişmeler ve AB üyelik sürecindeki gelişmelerin, 2015 yılındaki seyrinden daha olumsuz olmayacağını anlatıyor. Demirtaş, 2016’da piyasaların yapısal reformlara ve reel ekonomiye odaklanmaya başlayacağını ve pozitif bir yıl geçireceğini öngörüyor.

BANKACILIK VE SANAYİ
2015 yılında BİST’in trendinin yönünün aşağı yönlü olmasının en büyük nedeni, hiç şüphesiz ki bankacılık sektörü hisselerinin satılmasıyla ilgiliydi. Zira Bileşik Endeks’in yönünü, yoğun olarak Mali Endeks’in hareketleri tayin eder. Bu bağlamda, ALB Forex’e göre, 2015 yılında yüzde 22 oranında değer kaybeden BİST Bankacılık Endeksi oldukça bir cazip iskontoya sahip. Bununla birlikte sanayi sektöründe yer alan hikayesi olan hisseler de portföylerde bulundurulmalı. Destek Menkul Değerler Genel Müdürü Tuna Yılmaz ise TAV, Pegasus, THY gibi ulaştırma şirketlerinde düşük petrol fiyatlarının maliyetler üzerinde hafifletici etki yarattığından bilanço kanadında olumlu etkiler görülebileceğini dile getiriyor. Yılmaz, “Aynı zamanda enerji kullanımı yüksek olan belli başlı cam ve çimento sektörü gibi şirketlerde pozitif etkilenen gruplar arasında yer alıyor. Anadolu Cam, T. Şişecam gibi şirketler ön plana çıkabilir” diyor. Tuna Yılmaz; Petkim, Tüpraş ve Enka İnşaat gibi şirketlerde düşük petrol fiyatlarından dolayı dezavantaj yaşanabileceği uyarısını da yapıyor.

HİSSEYE YÖNELİN
2016 yılına girerken BİST’teki değerlemelerin yatırımcılar için iyi fırsatlar sunduğunu ifade eden Metin Ayışık, BİST-100’de 70.000’in altındaki rakamların hisse pozisyonlarının artırılması için kullanıldığını düşündüklerini söylüyor. Ayışık, “Kurlarda yukarı yönlü potansiyel devam etse de, 2015 gibi bir yılın tek tekrarlanmasını beklemiyoruz. Bu nedenle yükselişlerde döviz pozisyonlarının azaltılmasını, TL cinsi varlıkların tercih edilmesini öneriyoruz. Bunlarla birlikte faizlerin bulunduğu seviyeler sabit getirili ürünleri cazip kılmaya devam ediyor” diye konuşuyor. Metin Ayışık, 2016’ya girerken yüzde 30 hisse senedi, yüzde 20 dolar, yüzde 5 gümüş ve yüzyüzde 45 de sabit getirili ürünlerin tercih edilebileceğini ifade ediyor. Tuna Yılmaz ise yatırımcılara 2016’da borsada kademeli olarak 72.000, 69.000 ve 65.000 seviyeleri görülürse, yüzde 45 hisse, yüzde 25 dolar ve yüzde 30 mevduat şeklinde bir sepet öneriyor. Yılmaz, “Akbank, İş Bankası (C), Garanti Bankası, YKB, Halkbank ve Vakıfbank’ın yanında Koç ve Sabancı Holding tercih edilebilir” diyor. Tuna Yılmaz; Erdemir, THY, Tüpraş, Turkcell, TT, Türk Traktör, Ford Oto, Arçelik, TAV ve T. Şişecam gibi hisseleri de yatırımcılara öneriyor.

YABANCI SERT SATTI!
Borsada değinilmesi gereken bir diğer konu da yabancı yatırımcıların durumu. Borsa İstanbul’un toplam piyasa değerinin kasım sonu itibariyle yüzde 63’ünü yani 122 milyar dolarını elinde bulunduran yabancı yatırımcıların yüzde 1’lik satışı, yaklaşık olarak 1,2 milyar dolara denk geliyor. Bu bağlamda, yabancılar, yılı yaklaşık olarak 2 milyar dolar net satıcı konumunda kapatmaya hazırlanıyor. Saxo Capital Markets Stratejisti Cahit Paksoy, daha önce Haziran 2013’te Bernanke etkisi ve Gezi Parkı olaylarına bağlı olarak yabancıların böyle bir yüklü bir satış yaptıklarını, o dönemde BİST’in yükselen kur ve faiz hareketlerine paralel olarak kademe kademe 85.000’lerden 60.000’lere kadar sarktığını hatırlatıyor. Paksoy, “Aynı sürecin tekrarlanmaması ve yabancı yatırımcının destekleyeceği yükseliş tarafında bir BİST için yabancı algısının pozitif tarafta oluşması şart” diyor. Cahit Paksoy, bunun için güçlü kamu maliyesinin ve disiplinin korunması, yapısal reformların hız kazanması ve siyasi istikrarın korunması gerektiği vurgusunu yapıyor.

2016’DA BİST’İ ETKİLEYECEK 10 FAKTÖR
1- 64’üncü Hükümet’in uygulayacağı ekonomik reformlar,
2- Anayasa değişikliği ve başkanlık sistemine dair gelişmeler,
3- Güney sınırımızda artan jeopolitik riskler,
4- Rusya ile yaşanan krizin boyutları,
5– TCMB’nin 2016’da uygulayacağı para ve faiz politikaları,
6- FED faiz artırımsüreci ve artış oranları,
7- ABD’de yakından takip edilen enflasyon, ücretler, istihdam, imalat PMI, ticaret dengesi,
8- Çin ekonomisine dair kritik PMI, ihracat, büyüme verilerinin seyri,
9- AB ilemüzakere süreci ve küresel büyüme kaygıları,
10- Kur savaşları ve emtia fiyatlarının seyri.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap