75.000’in altı “yeni alım” zamanı mı?

75.000’in altı “yeni alım” zamanı mı?

Kasım ayının gelmesiyle piyasalar yoğun gündem maddeleriyle kritik bir sürece girdi. Yurtdışında ABD seçimleri ve FED’in faiz kararının, yurtiçinde kredi notu ile siyasi ve jeopolitik gelişmelerin takip edileceği bu dönemde, uzmanlar BlST-100’de negatif baskı olabileceğini öngörüyor.

CEREN ORAL
coral@ekonomist.com.tr

Yatırımcılara 75.000 ve altındaki seviyelerden ‘alım’ yapmaları önerilirken, ‘iyi analizlerle ağırlıklı sanayi hisselerinden portföy oluşturun’ mesajı veriliyor. Kasım ayıyla birlikte piyasalar için oldukça ‘kritik’ geçmesi beklenen 2016’nın son iki ayına girdik.

Bu dönemde dikkatler, öncelikle 8 Ka-sım’da yapılacak ABD başkanlık seçimlerinde ve FED’in aralıktaki toplantısında olacak. Seçimden çıkan sonucun, bankanın bundan sonraki rotasını belirlemesinde en önemli etken olacağı ifade ediliyor. FED beklenildiği gibi 1-2 Kasım FOMC toplantısında faiz aksiyonu almadı.

Uzmanlar, bankanın ‘ABD başkanlık seçimleri öncesi net mesajlar vermekten kaçındığı’ yorumunu yapıyor. Ancak politika açıklamasında yapılan nüans değişiklikleriyle, bir sonraki aya ilişkin faiz artırımına açık kapı bıraktığını da vurguluyor.

Piyasadaki genel kanı, Clinton’ın başkan seçilmesi halinde bankanın aralıkta faiz artıracağı ve 2017’ye de en az iki faiz artırımı beklentisiyle gireceği yönünde. Trump’ın seçilmesi halinde ise mevcut FED yönetimiyle yola devam etmeyeceği bilindiğinden, tablo belirsiz görünüyor.

Bu nedenle seçim sonuçları ve FED’in aralıktaki kararı son derece kritik bir öneme sahip. Buna ek olarak petrol fiyatlarının küresel piyasalarda sert düşüşünü sürdürmesi talep endişelerini gündeme getirdiğinden, 30 Kasım’daki OPEC toplantısı önem arz ediyor. Aynı şekilde Brexit süreci ve sterlinin seyri de takip edilen diğer bir başlık olarak öne çıkıyor.

20027

NEGATİF BASKI OLABİLİR
Yurtdışı başlıklar böyle sıralanırken yurtiçinde de haftanın son günü HDP’li milletvekillerinin tutuklanması ve Diyarbakır’daki bomba patlaması olayı piyasaları tedirgin etti. Borsa endeksi yüzde 5,19 kayıp yaşayarak 74.267’ye geriledi.

Önümüzdeki süreçte de izlenecek önemli konular bulunuyor. S&P ve Fitch’in kredi notu değerlendirmesi, TCMB faiz kararı ile Musul ve Suriye’de yaşanan gelişmeler takip edilecek ana başlıklar olarak öne çıkıyor. Siyasi tarafta ise başkanlık sistemi ve olası referandum tartışmaları gündemdeki yerini koruyacak.

BİST-100 Endeksi, eylülü 76.500 seviyelerinden kapatmıştı. Şeker Yatırım analistleri ekimde BİST’in, FED’in aralıkta faiz artırım beklentilerinin yükselmesi, artan jeopolitik riskler, TL’deki değer kaybı ve faizlerdeki yükselişe rağmen, beklentileri dâhilinde yurtdışı borsalardan pozitif ayrışarak 80.000’in üzerini test ettiğini dile getiriyor.

Ekimdeki bu pozitif ayrışmanın nedenini ise, ‘BİST’in benzer piyasalara göre ucuz kalması ve Moody’s not indirimi beklentisinin büyük oranda önceden fiyatlanması’ olarak açıklıyor. Ancak kasımda yurtiçi piyasaların kısmen zayıf performans göstermesini bekleyen analistler, BİST üzerinde negatif baskı öngörüyor.

Aracı kurum bu beklentiler ışığında portföyündeki tahvil ağırlığını yüzde 60’tan yüzde 55’e çekerken, döviz ağırlığını yüzde 10’dan yüzde 15’e yükseltiyor. Hisse senedi ağırlığını ise yüzde 30’da sabit tutuyor.

20028

ALIM FIRSATI MI?
Borsa, her ne kadar geride bıraktığımız ay 80.000’leri görse de bu seviyeyi aşamadı ve endekste 80.000 önemli bir psikolojik direnç oldu. Gedik Yatırım Araştırma Uzman Yardımcısı Murat Ahmet Demirtaş, 80.000’in güçlü bir direnç olmasının yatırımcılarda bu bölgelere gelindiğinde kâr realizasyonuna gitme ihtiyacı uyandırdığını söylüyor.

Endeksi, yaptığı bant hareketi içerisinde tutan en önemli nedenleri ise ‘endeksin bu bandı kıramayacağını düşünen yatırımcıların satıcılı stratejisi, doların küresel piyasalarda değer kazanması, TL’deki sert değer kayıpları ile siyasi ve jeopolitik gelişmeler’ olarak sıralıyor. “Bu seviyelerden alım öneriyor musunuz” sorusuna Demirtaş’ın cevabı, “75.000 ve altını orta ve uzun vade için alım fırsatı olarak değerlendiriyoruz” şeklinde oluyor.

Analiste göre, yılın geri kalanı için aşağı yönlü hareketlerde 74.000 en düşük, yukarı yönlü hareketlerde ise 83.000 görülebilecek maksimum seviye.

SANAYİ HİSSELERİ AĞIRLIKTA
Yatırım Finansman araştırma uzmanları ise, “BİST-100 F/K çarpanlarının tarihsel ortalaması, üst sınır olarak kalmaya devam edecek gibi görünüyor” öngörüsüne dayandırdığı iyi senaryosunda, kısa vadede BIST için üst bant sınırının 84.000 olduğunu ifade ediyor.

Ancak uzmanlar, üçüncü çeyrek sonuçlarını kasımda açıklayacak ‘finans dışı şirketlerden’ negatif FVAÖK bekliyor. “Ekimdeki sonuçlarda bu şirketlerin net kârıortalama yıllık bazda yüzde 37 arttı ancak kasımda açıklayacaklar için ortalama yüzde 13 kâr daralması öngörüyoruz” diyen uzmanlar, kötü senaryoda endeks hedefini yüzde 7 aşağı yönlü riskle 72.000 olarak belirlediklerini dile getiriyor.

Yatırımcılara da ‘72.000 civarlarını hissede alım fırsatı olarak değerlendirmeleri’ önerisinde bulunuluyor. Kurum ayrıca model portföyünde bankalar yerine sanayi hisseleri için ağırlığını artırdı. Bunun nedenini de ‘bankaların olumlu kâr beklentilerinin çoğunlukla fiyatlanması ve yakın izlemedeki kredilerdeki artışların kredi kalitesindeki bozulma açısından sinyal vermesi’ şeklinde açıklıyor.

YATIRIMCILARA ÜÇ KRİTİK ÖNERİ:
ELDEKİ VARLIKLARI KORUYUN:
Son dönemde TL üzerinde hissedilen baskı, enflasyon ve tahvil faizleri cephesinde de kendini gösterirken bankacılık endeksinde de düşüşler görülüyor. Bu düşüşün BİST-100 Endeksi’nin 80.000’ni aşamamasında etkili olduğunu ifade eden Alan Yatırım Kıdemli Analisti Eda Önder Öztürk, BİST’in F/K bazında yüzde 20 iskontolu olma hikâyesinin yatırımcıya tam olarak sunulamadığı kanaatinde. “Yurtiçi ve global konjonktür söz konusu iskontonun yatırımcıya getiri sağlamasına olanak vermiyor” diyen Önder, borsada yeni kazanımlar elde etmekten çok, eldeki varlıkların korunması gerektiğini kaydediyor.

SAVUNMACI VE SEÇİCİ OLUN:
Piyasalar açısından gündemin kritik, risk algısının ise yüksek olduğu süreçlerde portföyü şekillendirirken daha dikkatli davranmak gerekiyor. Önümüzdeki süreçte yatırımcıların ‘savunmacı’ olmasında fayda olduğunu söyleyen İntegral Menkul Değerler Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu’ya göre, portföyde hissenin ağırlığı en fazla yüzde 50 oranında olmalı. Borsadaki fırsat ve risklerin detaylı incelenmesi gerektiğini söyleyen Turşucu, iyi analizlerle seçici bir portföy oluşturulmasında fayda görüyor.

SEÇİM SONUÇLARINI DİKKATE ALIN:
ABD seçimlerinde Clinton’ın başkanlık koltuğuna oturması aralıkta FED’in faiz artırmasını destekleyebilir. Bu görüşe katılan Destek Yatırım Araştırma Müdürü Murat Tufan, Trump’ın seçilmesinin ise piyasalarda tedirginlik yaratacağını ve ‘güvenli liman’ olarak görülen altını ön plana çıkarabileceğini ifade ediyor. “Yatırımcılar seçim sonuçlarına göre hareket etmeli” diyen Tufan, Clinton’ın kazanması halinde faiz artırımları dolayısıyla dolar ağırlıklı portföy öneriyor. Trump olasılığında ise portföylerde altının ağırlıklı olmasında yarar görüyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap