Bankalarda ilk çeyrekte KGF dopingi olacak

Bankalarda ilk çeyrekte KGF dopingi olacak

Bankalarda ilk çeyrek bilanço açıklama dönemi 25 Nisan’da başlıyor. 2016 yılını iyi kârlılıkla geride bırakan bankaların, bu yılın ilk çeyreğinde çok daha yüksek kâr rakamlarına ulaşacakları öngörülüyor. Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) etkisiyle sermaye yapısında rahatlama, kredilerde büyüme, aktif kalitesinde de güçlenme bekleniyor. Analistler, en çok Garanti Bankası ve TSKB hisselerini öneriyor.

CEREN ORAL
coral@ekonomist.com.tr

Bankalarda 2017 yılı ilk çeyrek bilanço dönemi 25 Nisan’da Akbank ile başlayacak ve mayıs ayı ortasına kadar sürecek. İlk çeyrekte kârlarda artış ve kredilerde büyüme bekleniyor. Ekonomik önlemler ve Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) kredi verme iştahını olumlu etkilemesiyle karşılık giderlerinin azalması ve takibe düşen kredi tahsilatlarının artması, iyi sonuç beklentilerinin nedenleri arasında gösteriliyor. Aracı kurumların öneri listelerinde ise Garanti Bankası ve TSKB en çok ‘al’ önerisine sahip bankalar olarak öne çıkıyor.

YÜKSEK KÂRLILIK
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) açıkladığı son verilere göre, 2017 yılı ocak ve şubat ayları itibarıyla sektörün toplam net kârı 8,5 milyar TL’ye ulaştı. Bu rakamın 2016’nın ilk çeyreğindeki 8,2 milyar TL’yi geçtiğini söyleyen Gedik Yatırım’ın bankacılık analisti Erol Gürcan, bu durumu ilk çeyrekte olumlu sonuçlar geleceğinin sinyali olarak yorumluyor.

“Önlem ve teşvikler ile KGF kaynaklı katkıyla, kârlar son iki yılın ilk çeyreğine kıyasla artacak” diyen Gürcan, bu dönemde sektörün öz varlık kârlılığının yüzde 14-15, sermaye yeterlilik rasyosunun yüzde 16 olmasını bekliyor. Ahlatçı Yatırım’ın araştırma uzmanı Muammer Demir, devlet teşvikleri ve KGF uygulamasının yanı sıra tahvil faizlerinde yatay seyrin devam etmesiyle bilançoların güçlenmesini bekliyor.

Demir, “2017 yılı ilk çeyrekte, 2016’nın aynı dönemine göre toplam sektör kârlılığında yüzde 70’e varan bir iyileşme görebiliriz” diyor. Muammer Demir, aynı dönemler arasında öz sermaye kârlılığında yüzde 15-17, kredilerde yüzde 20, mevduatta ise yüzde 18 artış öngörüyor.

KAMU BANKALARI ÖNDE
Banka kârlarının ilk çeyrekte oldukça kuvvetli olmasını öngören İş Yatırım Araştırma Bölüm Yönetmeni ve Bankacılık Analisti Kutluğ Doğanay, bankaların swap fonlamasını kullanmasının ve güçlü kredi büyümesinin kâr marjlarını desteklediği söylüyor. Özellikle kamu bankalarında net kâr büyümesinin sektör ortalamasının üzerinde geleceğini tahmin eden Doğanay, şöyle konuşuyor: “Halkbank, ilk çeyrekte net kâr büyümesinde lider olabilir.

Yıllık net kâr büyümesi karşılaştırmasında ise yüksek kredi büyümesi, ucuz maliyetli kamu mevduatına erişimi ve TÜFEX getirilerindeki artış ile Vakıfbank liderliğe oturuyor. Özel sermayeli bankalarda Yapı Kredi Bankası ve TSKB, düşük baz etkisinin de katkısıyla, çeyreksel net kâr büyümesinde ilk iki banka olacak.” Olumlu beklentilerde KGF’nin etkisi de oldukça önemli.

İlk çeyrekteki TL kredi büyümesinin büyük kısmının KGF desteğiyle sağlandığını dile getiren Yatırım Finansman’ın kıdemli bankacılık analisti Gökay Böbek, KGF’nin bankaları kredi vermede cesaretlendirdiğini ve ticari kredilerin takibe düşme olasılığını azalttığını ifade ediyor.

“Kredilerdeki geri ödenmeme riskinin önemli bölümünü devletin üstlenmesi ve bu fonla verilen kredilerin sermaye yeterlilik oranını az etkilemesi nedeniyle, KGF destekli krediler bankaların tercih ettiği kârlı bir ürün haline geldi” diyen Böbek’e göre, bankaların bu ürünü kullandırmaya devam etmesi kredi büyümesini ve kârlılığı destekleyecek.

PROVİZYON RAHATLAYACAK
Ak Yatırım Araştırma Müdürü ve Bankacılık Analisti Hakan Aygün ise KGF’nin, provizyon giderlerine ilişkin beklentilerinin iyileşmesinde önemli rol oynadığını vurguluyor. BDDK verilerine göre mart ayı ortası itibarıyla takipteki alacaklarda yılbaşına göre büyümenin 2,3 milyar TL olduğu bilgisini veren Aygün, sektörün takipteki alacak oranının ise yılbaşından beri yüzde 3,2’de kaldığını belirtiyor. Aygün, “Bankacılık sisteminde yaklaşık 1 milyar TL’lik takibe dönüşen kredi iptali (satışı) olduğunu varsaysak bile toplam

3,2 milyar TL’lik net takibe dönüşüm tutarı, önceki çeyrekteki 5,2 milyar TL’nin altında” diyor. Hakan Aygün, bunun bankalara provizyonda rahatlama getireceğini söylüyor. Ak Yatırım, araştırması kapsamındaki Albaraka Türk, Garanti Bankası, Halkbank, İş Bankası, Şeker-bank, TSKB, Vakıfbank ve Yapı Kredi’nin ilk çeyrek net kârlarında önceki çeyreğe göre yüzde 32, önceki yıla göre yüzde 43 artış öngörüyor.

Kârdaki artışı temettü geliri hariç kuvvetli kredi artış hızına ve provizyon giderlerinin kontrol altına alınmasına bağlayan Hakan Aygün, bu eğilimin korunmasını bekliyor.

FAİZ, KUR, ENFLASYON
Peki, bankalar için riskler ve fırsatlar neler? Gedik Yatırım’dan Z Erol Gürcan, faiz, kur ve enflasyonun belirleyici olacağını düşünüyor. Gürcan, “Enflasyon ve ABD Merkez Bankası (FED) kaynaklı gelişmeler faizleri artırırsa, kredilerin mevduatlara göre daha uzun vadeli olmasından kaynaklı vade uyumsuzluğu, kârlılıkta aşağı yönlü baskı yaratabilir. Kur oynaklığının artması varlık kalitesini negatif etkileyebilir” diyor.

Gürcan, bankacılık hisselerinin hızlı yükselişi vesektör ile BİST-100 arasındaki yüksek korelasyon nedeniyle alım için temkinli olunmasını öneriyor. Yatırım Finansman’dan Gökay Böbek, TCMB’nin sıkılaştırma politikası sonucu mevduat maliyetlerindeki artışın marjları ikinci çeyrekte olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Ancak güçlü kredi büyümesinin marjları koruyabileceğini de söylüyor.

Böbek’e göre, enflasyondaki gelişime ve piyasa koşullarına bağlı olarak TCMB ikinci yarıda gevşeyici politika izlerse, marjlar açısından yukarı yönlü potansiyel de oluşabilir.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap