BİST’te yeni hedef hangi seviye olacak?

BİST’te yeni hedef hangi seviye olacak?

BİST, 2018’de ekonomik göstergelere, TCMB’ye ve siyasi gelişmelere odaklanacak. Yurtdışında ise Trump’ın politikaları, merkez bankaları ve Avrupa’daki siyasi atmosfer izlenecek.

CEREN ORAL
coral@ekonomist.com. tr

BİST için 2018 tahminlerinde 120.000-130.000 bandı öne çıkıyor. Borsa İstanbul (BİST), oldukça zor geçen 2016’nın ardından 2017’yi daha güçlü bir tabloyla geride bıraktı. Hem Türkiye piyasalarında hem de küresel piyasalarda yaşanan birçok önemli ekonomik, siyasi, jeopolitik ve diplomatik gelişmenin yön verdiği BİST-100 Endeksi için 2017, dalgalanma dönemleriyle beraber tarihi zirve seviyelerinin yenilendiği bir yıl oldu.

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.
2017’ye 77.754’ten başlayan BİST-100, 7 Ağustos’a kadar yükselen kanal içinde hareket etti ve 109.781’e kadar çıktı. Ancak bu tarihten sonra gerilemeye başlayan endeks, ABD ile vize krizinin başladığı 9 Ekim’de 101.298’e kadar geri çekildi.

Ardından 6 Kasım’da 114.166’yla rekorunu kıran BİST-100, ABD’de başlayan Reza Zarrab davasının etkisiyle 28 Kasım’da 102.068’e indi. Yılın son ayında ise atağa geçerek 2017’yi yeni zirvesi olan 115.333’le ve yılbaşından itibaren elde ettiği yaklaşık yüzde 49 getiriyle kapattı.

2017’NİN ‘EN’LERİ
Peki, 2017’de piyasalar açısından en akılda kalan gelişmeler neler oldu? Yurtiçinde BİST-100’ün ralliyle yeni rekorlar kırması ve piyasalara 3 milyar TL’nin üzerinde yabancı para girişi sağlanması en önemli gelişmelerden biriydi. Ancak TL ve Türk tahvilleri, gelişmekte olan ülke (GOÜ) piyasalarının en çok değer kaybedenleri listesinde yer aldı.

Zayıf TL’ye ek olarak enflasyonun yüzde 13’lere doğru yükselişi karşısında TCMB’nin verdiği faiz kararları tartışmaları da beraberinde getirdi. Buna karşın “baz etkisi” ve özellikle Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) oluşturduğu yaklaşık 250 milyar TL’lik kredi hacminin etkisiyle üçüncü çeyrekte yüzde 11,1’lik büyümeye erişilmesi dikkat çekiciydi. Jeopolitik riskler, vize kriziyle gerilen Türkiye-ABD ilişkilerinin seyri ve İran-ABD arasında yaşanan ambargo davasında Reza Zarrab’ın tanık olması, piyasaların izlediği en önemli ana başlıklar arasındaydı.

Yurtdışına baktığımızda ise ABD Başkanı Donald Trump’ın eleştirilen politikaları ile ABD-Kuzey Kore füze gerilimi, yılın genelinde gündemdeydi. Avrupa’da yapılan seçimler, ayrılık rüzgârları ve merkez bankalarının sıkılaşma ağırlıklı para politikaları da 2017’ye yön veren gelişmeler arasında yer aldı.

YENİ YIL BEKLENTİLERİ
2017 bu gelişmelerle geride kalırken 2018’de piyasaların gidişatı da merak ediliyor. Biz de aracı kurumların genel müdürlerinden ve yöneticilerinden 2018’e dair beklentilerini ve yatırım önerilerini aldık.

Gedik Yatırım Genel Müdürü Metin Ayışık, başta ABD Merkez Bankası (FED) olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikasında izleyecekleri adımların ve gelişmiş ekonomilerdeki enflasyonun seyrinin piyasalar açısından belirleyici olacağını söylüyor.

Ayışık, Türkiye özelinde en kritik konuları ise enflasyonda beklenen düşüş eğiliminin akıbeti, 2017’deki hızlı kredi büyümesinin ardından 2018’deki kredi büyüme hızı ve kredi geri dönüşlerindeki durum olarak sıralıyor. 2017’deki güçlü ekonomik büyümenin ardından 2018’de büyümenin yavaşlasa da sürmesini bekleyen Ayışık, “Özellikle ilk çeyrekte açıklanabileceği belirtilen olası yeni teşvik paketleri, büyüme performansı açısından önemli etkilere sahip olabilir” diyor.

ZİRVE YENİLENEBİLİR
Tüm bu beklentiler ışığında 2018 için iyimser olan Metin Ayışık, baz etkisinden de faydalanacak olan enflasyon verilerinin faiz ve kurdaki oynaklığı azaltarak hisse senedi tarafına destek olacağını öngörüyor. Bu gelişmenin azalan jeopolitik risklerle de desteklenmesi durumunda endeksin 120.000-130.000’leri görebileceğini belirten Ayışık, halka arz konusuna da değiniyor.

“Beklenen yüksek sayıda halka arzla BİST-100’ün derinliği 2018’de artacak” diyen Metin Ayışık, bu arzların ağırlıklı olarak yabancı yatırımcıya yönelik olacağını, bunun da BİST-100’ün prestijini yükselteceğini sözlerine ekliyor.

İkon Menkul Genel Müdürü Engin Kuru da, 2018’de global ve yurtiçi borsaların yeni zirveler görmesini bekleyen isimler arasında. Kuru, dolar bazında 35.000-38.000 dolar arasında bir fiyata ulaşabileceğini düşündüğü BİST-100’ün TL bazında da 120.000’in üzerinde 130.000 bölgesine yaklaşacağını tahmin ediyor.

İSKONTO SÜRER Mİ?
Bu noktada BİST-100’ün iskontosu da önemli bir başlık. Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü Gülsevin Çipli, son fiyatlamalara göre endeksin MSCI GOÜ Endeksi’ne kıyasla ileriye dönük fiyat kazanç (F/K) iskontosunun yaklaşık yüzde 36 olduğu bilgisini veriyor. Son üç yılda bu oranın ortalamasının yüzde 26 olduğunu söyleyen Çipli, 2018’in ilk yarısında BİST-100’de 135.000 potansiyelinin oluşabileceğini düşünüyor.

Garanti Yatırım Genel Müdürü Zeki Şen, küresel tarafta büyümenin canlı kaldığı buna karşılık enflasyonun sıkı para politikası gerektirmediği bu ortamda, hisse piyasalarında mevcut olumlu eğilimin ana yatırım teması olarak gündemde kalmasını bekliyor.

Ancak özellikle 2017 Eylül-Aralık döneminde öne çıkan görece zayıflığın değerlemeler bazında BİST’in iskontosunun yükselmesine neden olduğunu ifade eden Şen, farklı bir göstergeye de değiniyor. MSCI Türkiye/MSCI GOÜ rasyosunda 1999 ve 2002’de test edilmiş düşük seviyelere yaklaşıldığını söyleyen Şen, “Bu görünümle, değerlemelerdeki iskonto paralelinde BİST’te olumlu performansın korunacağını öngörüyoruz” diyor.

HANGİ SEKTÖRLER?
2017’nin başında özellikle KGF kredileriyle desteklenen bankacılık sektörü hisseleri önemli atak gerçekleştirdi. BİST’in bankalarla beraber sanayi hisselerinin desteğini de arkasına alması, yeni zirveleri de beraberinde getirdi.

Ancak daha sonra artan faiz ve jeopolitik risklerle yükselen risk primi, bankacılık hisselerinde geri çekilmeye neden oldu ve endeksin son yükselişinde ağırlık sanayi hisselerine geçti. Bu noktada mevcut seviyelerde BİST’te uzun vadede geri çekilmelerin ‘alım’ fırsatı olarak güncelliğini koruyacağı belirtilirken, 2018’de öngörülen yeni zirvelerde hangi sektörlerin ön plana çıkacağı da önem kazanıyor.

2018’de borsadaki yeni rekorların bankacılık hisseleri öncülüğünde olacağı tahmininde bulunan Prim Menkul Yönetim Kurulu Üyesi Tunç Kertmen, bunun nedeni olarak Reza Zarrab davasının bankacılık hisselerinde oluşturduğu baskının sınırlanmasını gösteriyor. Kertmen’in 2018’de bankalara ek olarak öne çıkmasını beklediği sektörler arasında ise savunma sanayi ve ulaşım bulunuyor. Tunç Kertmen, ihracatçı şirketlerin de iyi bir yıl geçireceğini sözlerine ekliyor.

SANAYİ BİLANÇOLARI
Kapital Yatırım Genel Müdürü İbrahim Ethem Eren ise bankacılık sektöründe artan TL maliyetlerinin kârlılığı negatif etkilemesini beklerken ticari bankaların kamu bankalarına göre daha çok tercih edileceğini düşünüyor. 2018’de bankalardan çok sanayinin öne çıkacağını kaydeden Eren, sanayi tarafında hem hisse değerlemelerinin olumlu hem de şirket bilançolarının iyi olduğuna dikkat çekiyor.

Sanayi hisselerindeki ve şirketlerindeki bu pozitifliğin 2018’e de yansımasını bekleyen Eren, başarılı sonuçlar beklediği sanayi alt sektörlerini ‘havacılık, savunma, bilişim, otomotiv, demir-çelik, petrokimya, yazılım, ulaştırma’ olarak sıralıyor. Eren, “Özellikle otomotivi, sürekli ihracat girdisi sağlamasıyla beğeniyoruz. Havacılıkta ise düzelen trafik verileri ışığında asıl pozitiflik 2018 bilançolarına yansıyacak” diyor.

İHRACATÇI ŞİRKETLER
Sanayi şirketlerinde 2018’e yönelik beklentiler olumlu görünürken, bu noktada söz konusu sektör şirketlerinin hangi özelliklerle tercih edildiği de merak konusu. Yatırım Finansman Genel Müdürü Ömer Eryılmaz, 2018’de dünya ekonomisinde güçlü büyümenin ve şirket kârlılıklarındaki olumlu seyrin devam edeceği öngörüsünü paylaşıyor. “Bu da ekonomiyi ve piyasaları olumlu etkileyecek” diyen Eryılmaz, sektörel bazda sanayiyi 2018’de bir adım önde görüyor.

Havacılık, turizm ve perakendedeki büyümenin 2018’de de süreceğini dile getiren Eryılmaz, burada tercih nedeni olarak ihracat odaklılığı gösteriyor. Eryılmaz, ihracatçı sektörlerden 2018’de başarılı performans beklentisinde olduğunu ekliyor.

İhracat yoğun sektörlere dikkat çeken bir diğer isim ise Integral Yatırım Genel Müdürü Kıvanç Memişoğlu. “2018’de global gündemde ABD’deki enflasyon çok önemli olacak. Enflasyonda belirgin iyileşme olması durumunda dolar da güçlenebilir” diyen Memişoğlu, böyle bir durumun Türkiye gibi GOÜ piyasalarında olumsuz bir süreç başlatabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle ihracatçı şirketlere işaret eden Memişoğlu, 2018’de özellikle otomotiv, otomotiv yan sanayi, petrokimya, demir-çelik, enerji ve teknoloji şirketlerinin başarılı sonuçlar elde edebileceğinin altını çiziyor.

HİSSE ÖNERİLERİ
Yatırımcılar için hisse bazlı öneriler de önemli. AkYatırım’ın portföyünde Garanti, İş Bankası C, Migros, T. Şişecam, Tofaş ve THY yer alıyor. Kapital Yatırım 2018 için Garanti, Akbank, Turkcell, Erdemir, Tüpraş, THY, Koç Holding, Halkbank, Emlak GYO ve Petkim’de potansiyel öngörüyor. İş Yatırım’ın ‘En Çok Önerilen Hisseler’ listesinde Anadolu Sigorta, Selçuk Ecza, Pegasus, Garanti, İndeks Bilgisayar, Trakya Cam, Turkcell, Vakıfbank var.

İş Yatırım, sektör borçlulukları konusunda ise şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bankacılık sektörü yüklü dış borçlanmasına rağmen 2017 Eylül sonu itibarıyla 0,3 milyar dolarlık döviz fazla pozisyonuyla doğrudan kur riski taşımıyor. Ancak şirketlerin döviz açık pozisyonları 212 milyar dolara yükseldi. Bu borcun yüzde 80’ini bankacılık sektörü finanse ettiğinden artan kur riski bankaların kredi kalitesini düşürüyor.”

ZEKİ ŞEN GARANTİ YATIRIM GENEL MUDURU
“BANKACILIK ÖNE ÇIKACAK”
LİKİDİTE KOŞULLARI
2018’in piyasalar açısından nasıl bir yıl olacağını anlamak için bakmamız gereken ilk unsur likidite koşulları. 2018’de küresel likidite azalmayacak, sadece geçen yıllara göre daha az artacak. Ekonomilerdeki toparlanma bundan sonraki süreçte faiz artışlarının devamını haklı çıkarsa da 2018 için dünyada hızlı faiz artırım beklentimiz yok. Merkez bankaları tahvil faizlerinde fazla hızlı artış görürse, sözlü yönlendirmelerle bu durumu kontrol altına alacak.

GÜNDEM YOĞUN
ABD ekonomisindeki toparlanmayla ABD borsalarında 2018’de iyimser havanın süreceğini ve bunun yurtiçi piyasaları destekleyeceğini tahmin ediyoruz. ABD iç siyaseti kaynaklı gündem değişikliği ile ABD-Çin ilişkilerinin gerilmesi dünya ticaret hacmine ve risk iştahına darbe vurabilir. Kuzey Kore, Ortadoğu, Güney Çin Denizi ve Doğu Avrupa dahi olası gerginlik merkezleri olarak 2018’de de gündemimizde olacak. BİST’te olumlu performansın korunmasını öngörüyoruz.

KAR ARTIŞI
2018’in ilk çeyreğinde, büyümenin sürdüğü, enflasyonun baz etkisiyle gerilemesini beklediğimiz bir ortamda, BİST’teki ana yatırım temasının bankacılık sektörü olacağını düşünüyoruz. Özellikle 2017 Eylül’den itibaren lokal faktörler nedeniyle risk alma iştahından yeterince faydalanamayan Türk şirketlerinde kâr büyümeleri de bu paralelde tam olarak fiyatlara yansımadı. 2018’de bankacılık, demir-çelik, telekom ve sigorta sektörlerinin kârlarında artış bekliyoruz.

2018’DE BİST’I ETKİLEYECEK 20 FAKTÖR
YURTİÇİ
1- TCMB’nin para politikası,
2- Enflasyon patikası,
3- Faizlerin gidişatı,
4- KGF tarafında atılacak adımlar,
5- Baz etkisiyle ve KGF ile yakalanan yüksek büyüme performansının sürdürülebilirliği,
6- Siyasi başlıklar,
7- GOÜ para akımlarının ve küresel sermaye hareketlerinin etkisi,
8- Yakın coğrafyadaki jeopolitik gelişmelerin yansıması,
9- Dış politikadaki olası gerginlikler veya normalleşme süreçleri,
10- Küresel merkez bankalarının kararları.

YURTDIŞI
1- ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Janet Yellen’ın vedası ve yeni başkan Jerome Powell’ın politika duruşu,
2- ABD Başkanı Donald Trump’ın politikaları, ABD iç siyaseti kaynaklı olası
gündem değişikliği,
3- Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) varlık alım programı için 2018 Eylül’e kadar vereceği sinyaller ve olası eylül ayı kararı,
4- Almanya’daki koalisyon hükümetinin gidişatı ve erken seçim olasılığı,
5- Tahmini olarak 2018 Mayıs’ta gerçekleşecek İtalya seçimleri,
6- 2018’in ilk çeyreği biterken Brexit’in ikinci aşamasında izlenecek yol,
7- İspanya’da Katalonya cephesindeki gelişmeler,
8- Çin ekonomisinin gidişatı,
9- ABD-Çin ile ABD-Kuzey Kore ilişkileri,
10- Ortadoğu’daki değişken tablo ve jeopolitik risklerin seyri.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap