Faiz toplantısından ne kararı çıkmalı?

Faiz toplantısından ne kararı çıkmalı?

25 Ekim’deki faiz toplantısından nasıl bir karar çıkacağı merakla bekleniyor. Eylülde yüzde 24,52’ye fırlayan enflasyona vurgu yapan ekonomistler “artırım yapılmalı” derken, kurdaki gevşemeye ve ekonomideki resesyona dikkat çekenler “gerek yok” diyor.

TALİP YILMAZ
tyilmaz@ekonomist.com.tr

Piyasalar bu hafta 25 Ekim’de yapılacak Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına odaklanmış durumda. Bazı uzmanlar Merkez Bankası’nın para politikası faizinde yeni bir artış yapmasını isterken bazıları ise buna gerek olmadığını düşünüyor. Öte yandan faizde yükseliş yapılması gerektiğini ama Merkez Bankası’nın bunu yapmayacağını düşünenler de bulunuyor.

13 Eylül’de kritik bir faiz toplantısı yapan ve 625 baz puanlık rekor artışla politika faizini yüzde 24’e çıkaran Merkez Bankası’nın bu hamlesi, ağustos ayında tüketici enflasyonu yüzde 17,9’u bulduğu için çok olumlu karşılanmıştı. Ancak ekim ayı başında açıklanan eylül ayı enflasyon verisi adeta şok etkisi yarattı. Çünkü bu ayda yüzde 6,3 ile son 15 yılın aylık bazda en yüksek enflasyonu yaşanırken yıllık enflasyon da yüzde 24,52 seviyesine tırmandı.

Bu haberin ardından hükümetten “Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı” hamlesi geldi. Yine ABD ile Türkiye arasında son yıllarda yaşanan en büyük kriz olan Rahip Brunson davasının çözüme kavuşması ise dolar/TL tarafında bir gevşeme yaşanması sonucunu beraberinde getirdi. Geçen sayımızda “Dolarda yeni hedef 5,50 TL düzeyinde” haberimiz aradan bir hafta bile geçmeden bu beklenti büyük ölçüde realize oldu. Dolar kuru geçen hafta 5,52 TL seviyesine kadar indi.

ANKET ‘ARTIRMAZ’ DİYOR
Kur tarafında yaşanan bu gevşemeyle birlikte piyasaların üzerinde durduğu en önemli soru şu olmaya başladı: Merkez Bankası, 25 Ekim’de faizi artıracak mı yoksa sabit mi tutacak? PPK kararının piyasalar üzerindeki etkisi ne olacak?

Öncelikle şunu belirtelim. Geçen hafta Merkez Bankası’nın Beklenti Anketi yayınlandı. Ankete göre yıl sonu için enflasyon beklentisi yüzde 24,2’ye yükseldi. Yıl sonu için dolar/ TL kuru beklentisi ise 6,59’dan 5,99’a düşmüş durumda. Anket katılımcıları, bu haftaki PPK toplantısında haftalık repo faizinde bir değişiklik beklemiyor. Ayrıca katılımcılar gelecek yıl haftalık repo faizinde 250-300 baz puan arasında faiz indirimi bekliyor.

KURDA DÜŞÜŞ MORAL VERDİ
İş Yatırım, para politikasında görüşlerinin Beklenti Anketi ile uyumlu olduğu notunu düşü-yor. Enflasyon görünümündeki bozulmanın faiz artışını destekler durumda olduğunu belirten kurum analistleri, “Ancak son çeyrekte ekonomide başlayabilecek sert iniş tehlikesini ve son dönemde TL’deki değer kazancını dikkate alarak Merkez Bankası’nın 25 Ekim toplantısında haftalık repo faizinde bir değişikliğe gitmeyeceğini düşünüyoruz” diyor.

Eylül ayında açıklanan enflasyon oranının TCMB’nin fonlama faizinin üzerine çıktığını söyleyen Ziraat Portföy Genel Müdürü Uğur Boğday, Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı’na ve TL’de son değerlenmenin etkilerine vurgu yapıyor.

Bu noktada ekim ayında enflasyonda bir miktar rahatlama görebileceğimiz kanaatinde olan Boğday, “Piyasada bir miktar faiz artırım beklentisi mevcut ancak TCMB’nin kasım başında açıklanacak düşük ekim ayı enflasyonunu, TL’deki oynaklığın azalmasını ve Türkiye’nin risk priminin azalıyor olmasını dikkate alarak faiz artırımına gitmemesi çok muhtemel” diyor. Boğday, bu nedenle ekim toplantısında faizin sabit tutulup kasım ve aralık aylarında enflasyon seyrinin izlenmesinin muhtemel olduğunu sözlerine ekliyor.

MERKEZ’İN MARJI VAR
Merkez Bankası’nın 25 Ekim toplantısında faiz artırmasına gerek olmadığı düşüncesinde olan Turkish Yatırım Araştırma Bölüm Başkanı Mehmet Baki Atılal, “Manşet enflasyon hesaplamasındaki ürünlerin fiyatlarındaki indirim ve kurlardaki gerileme enflasyon baskısının hafiflemesine neden oluyor. Enflasyonla mücadele kapsamında alınan tedbirlerinin etkilerinin görülmesi istenecektir” diyor.

Atılal’a göre, Merkez Bankası’nın elini rahatlatan bir diğer nokta da faiz koridorunun üst bandı ve geç likidite penceresi (GLP) faiz oranlarının sırasıyla yüzde 25,5 ve yüzde 26 seviyesinde olması. Böyle bir durumda kurda önemli bir hareket olmayacağı kanaatinde olan Atılal, kurda zaten haftalık, aylık ve üç aylıkta oynaklığın da düşmeye başladığını söylüyor.

TCMB’nin enflasyon beklentilerindeki bozulma ve reel faizi düşünerek faiz artırması durumunda ise Baki Atılal şu değerlendirmeyi yapıyor: “Kur tarafından bir geri çekilme görebiliriz. Dolar kurunda mevcut 5,62 TL seviyesinden 5,50 TL

UĞUR GÜRSES EKONOMİST
“100 BAZ PUAN ARTIRIM BEKLİYORUM”
“TCMB, 100 baz puanlık bir artış yapacaktır diye tahmin ediyorum. Yapması gereken ise en az 300 baz puan olmalı.

Enflasyon bekleyişlerinin bozulduğu, ‘yüzde 10 fiyat indirimi kampanyası’ ile TÜİK’te başkan yardımcısının görevden alınmasının aynı zaman diliminde yapıldığı bir tablodaki güven erozyonu da dikkate alınırsa, politika faizinde değişiklik yapılmaması döviz kuruna yukarı yönlü baskı yapmaya devam edecektir.

Faizleri 200-300 baz puan artırırsa kurda istikrar için bir alan kazanılır, fiyatlama davranışındaki bozulma dizginlenebilir.”

HALUK BÜRÜMCEKCİ EKONOMİST
ENFLASYONDAKİ BOZULMA TEDİRGİN EDİYOR”
“Geçen hafta yayınlanan TCMB Beklenti Anketi’ne göre faizde değişiklik beklenmiyor. Aslında enflasyon beklentilerinde kötüleşme sürüyor. Normal koşullarda böyle bir görünüm varken, TCMB’nin para politikasını sıkılaştırmaya devam etmesi beklenir.

Ancak MB’nin TL’de değer kaybı baskısının azalmasına güvenerek ve büyüme üzerindeki iç talep kaynaklı riskleri dikkate alarak politika faizini daha fazla yükseltmemesi bekleniyor.

Bence ılımlı bir artış daha yapılması kredibilite sağlanması açısından faydalı olur. Artış beklentisi bulunmazken faiz artışı yapılırsa kurlarda gerileme devam edebilir.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap