Merkez’den yine faiz artışı gelebilir

Merkez’den yine faiz artışı gelebilir

TCMB’nin 300 baz puan faiz artırması ve sadeleşme adımlarıyla politika faizini yüzde 16,5 yapması kurun ateşini şimdilik düşürdü. Ancak dünyadaki ticaret savaşı, mayıs ayı enflasyonu ve seçim süreci nedeniyle 7 Haziran’da yine faiz artırımı gelebilir.

TALİP YILMAZ
tyilmaz@ekonomist.com.tr

Son dönemde Ekonomist dergisi olarak öncelikle takip ettiğimiz kapak haberlerine taşıdığımız konu, dövizdeki hareketlilik ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) beklentileri oldu.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

Yaptığımız haberlerde Merkez’in faiz artırımı yapması beklentilerine sıklıkla yer verdik. Mayıs ayında hem erken seçim belirsizliği hem de ABD’de faizlerin ve Dolar Endeksi’nin yükselmesi piyasaları sarstı. Gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) arasında en büyük zararı Arjantin ile birlikte Türkiye yaşadı.

Türkiye’nin zayıf halka olarak görülmesinin en önemli nedenlerini cari açığın ve özel sektörün döviz borcunun yüksek olması oluşturuyor. Yine seçim öncesi bütçe açığını arttıran popülist politikalar ile TCMB’nin bağımsızlığının iyice sorgulanır hale gelmesiyle dolar/TL kurunun 4,9280 ile rekor kırdığını gördük.

Sonuçta TCMB piyasa beklentilerine geç de olsa yanıt verdi ve 23 Mayıs Çarşamba günü olağanüstü topladı. Para Politikası Kurulu, Geç Likidite Penceresi (GLP) faiz oranını 300 baz puan artırarak yüzde 16,5’e yükseltti.

Geçen hafta ise bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının ‘politika faizi’ olacağını ve GLP faizinin bulunduğu yüzde 16,5 seviyesine eşitleneceğini deklare etti ve bunu yaptı. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in ve TCMB Başkanı Murat Çetinkaya’nın İstanbul ve Londra ziyaretleri sonrasında oluşan iyimser havanın da etkisiyle kur 4,45’e kadar çekildi.

MEHMET GERZ
ATA PORTFÖY GENEL MÜDÜRÜ
“KUR ŞOKUNUN ETKİLERİNİ GÖRMEYE BAŞLADIK”
“Ekonomi yönetiminin ikinci Londra ziyareti, para politikasında normale dönüşü teyit etti. TCMB’nin faiz politikasında sadeleşmeye gitmesi bu mesajı perçinledi. 7 Haziran’da yeni bir faiz artışı gelebilir.

Miktarı ise mayıs enflasyon rakamına bağlı olacak. Dolar kuru 4,5 TL etrafında dengelenmeye çalışıyor ama henüz bir istikrar oluşmuş değil. ‘Döviz kuru paniği atlatıldı’ diyebiliriz ama şimdi ekonomik gerçeklere döndük.

Şöyle ki mayıs ayında yaşanan kur ve faiz şokunun ekonomiye yansıması daha yeni başladı. Örneğin, öncü göstergelerden satın alma yöneticileri endeksi (PMI) 46’ya kadar düştü ki bu seviye 2009’dan bu yana en düşük nokta. Bu, ekonomide ciddi bir daralmanın yaşanabileceğinin ilk önemli işareti. Piyasalar haziran ayında da baskı altında kalabilir.”

KRİTİK SORU
Ancak sonrasında ABD tarafından gelen haberler global piyasaları sarstı. ABD yönetimi, Kanada, Meksika ve Avrupa Birliği’ne yeni dış ticaret vergileri uygulama kararı aldı. “Dış ticaret savaşlarının kazananı olmaz” sözünü ispat-larcasına ABD ve Avrupa borsalarında satışlar var.

Bundan Türkiye varlıkları da etkilendi. Dolar kuru tekrar 4,50 TL seviyesinin üzerine çıktı ve geçen cuma günü 4,60 seviyesine geldi. Şimdi bu hafta için kritik konuyu Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu’nun (PPK) 7 Haziran’daki toplantısında ne yönde karar vereceği oluşturuyor.

Mehmet Şimşek ile Murat Çetinkaya’nın Londra’da yaptıkları toplantılar sonrasında basına yansıyan analistlerin değerlendirmelerinde, gerekirse 7 Haziran toplantısında faiz artırımı yapılabileceği mesajı verildi.

Sonuçta, bu tarihe kadar yaşanacak gelişmeler, Merkez Bankası’nın 100-200 baz puan arasında bir faiz artırımı yapmasına neden olabilir. Burada mayıs ayı enflasyon verisi kritik öneme sahip. Yine 7 Haziran sonrasında 13 Haziran’da FED toplantısı ve 24 Haziran seçimleri piyasaların odağında olacak.

GÜVEN SAĞLANDI AMA…
İş Yatırım analistleri, Merkez Bankası’nın attığı adımların piyasalarda olumlu karşılandığını ve güvenin yeniden tesis edildiğini kaydediyor. Kurumun analistleri, “Faiz ve sadeleşme adımlarıyla birlikte TL’nin gelişmekte olan para birimlerinden olumsuz ayrışmasının sona ereceğini düşünüyoruz.

7 Haziran toplantısında TCMB kararını, bu tarihe kadar TL’nin izleyeceği seyir ve oynaklık belirleyecek” diyor. İş Yatırım analistleri, ticaret savaşlarına vurgu yaparak, Türkiye varlıklarının küresel şoklar karşısında kırılgan olmayı sürdürdüğünü hatırlatıyor.

Dövizden hisse senedine, yerel tahvilden Euro-tahvile tüm varlık gruplarının 24 Haziran’daki seçim sonrası için ekonomide sert iniş senaryosunu fiyatladığı yönünde tespitte bulunan İş Yatırım’ın analizine göre, geçmiş veriler, dışsal ve içsel şoklar karşısında mali piyasaların kırılgan ve reel ekonominin dirençli olduğunu gösteriyor. Kurum, bu defa da farklı bir durum olmasını beklemiyor.

4,50 TL ALTI SINIRLI
Merkez Bankası’nın şu anki durumda bir faiz artırımına gereksinim duymayabileceği konusunda görüş bildiren A1 Capital Araştırma Uzmanı Vahap Taştan, sonrasında ise FED’in 13 Haziran toplantısından çıkacak faiz kararının önemli olduğunu söylüyor. Taştan, 24 Haziran’daki seçimlerin ardından çıkacak tabloya göre faiz konusunun tekrar gündeme geleceğini anlatıyor.

Seçimlere kadar ise kurda 4,504,75 bandında hareket olacağı yorumunu yapan Taştan, “TCMB’nin faiz artışları ve attığı adımlar kurdaki atakları şimdilik sınırlayabilecek düzeyde fakat hala iki yıllık faizlerin altında bir TCMB faiz oranı var” diyor.

Yükselen tahvil faizlerinde, seçim öncesi genel piyasa hareketleri, GOÜ’lere ilişkin son dönemde azalan risk iştahı ve FED baskısı olduğunu söyleyen Vahap Taştan’a göre bu da TL’nin kısa vadede değerlenmesini engelleyebilir. Taştan, bu çerçevede 4,50-4,53 bölgesini ana destek olarak takip etmekle birlikte bu seviyenin altındaki hareketlerin sınırlı kalacağı görüşünde.

GEÇ GELEN ÖNLEM
Işık FX Araştırma Uzmanı Remzi Burak Yunuscular, Merkez’in hamleleriyle ilgili olarak, geç gelen önlemin etkisinin az olabileceği düşüncesini paylaşıyor. Yunuscular, yapısal reformlar gelmedikçe hamlelerin sadece tozları halının altına atmaya yetebileceği görüşünde.

Bu seviyelerdeki kalıcı hareketlerin sonraki adımlar için cesaret verici olacağını da belirten Yunuscular, “Bu yönüyle kalıcılık hareketi sağlanması önemli olacaktır. Dolar tarafı içinse 13 Haziran’da FED’in açıklayacağı faiz kararının da fiyatlama üzerinde kısmi etkisi olacağını not etmemiz gerekir” diyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap