TL varlıklara ilginin artması bekleniyor

TL varlıklara ilginin artması bekleniyor

MB’nin önceki haftaki faiz artışının ardından geçen hafta da Yeni Ekonomi Programı (YEP) açıklandı. Çok fazla detaya girmese de YEP’deki hedefler nispeten gerçekçi bulundu. Bu nedenle atılan adımlarla birlikte TL varlıkların öne çıkacağı öngörülüyor.

TALİP YILMAZ
tyilmaz@ekonomist.com.tr

Piyasalarda son dönemde yaşanan yüksek dalgalanma sonrası şimdilik dengelenme sürecine girilmiş gibi duruyor. Önceki hafta Merkez Bankası’nın (MB) para politikası faizini 625 baz puan artırarak yüzde 24 seviyesine çıkarmasıyla ‘piyasanın önüne geçildiği’ yorumlarının yapıldığını görmüştük.

Geçen hafta perşembe günü ise Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafında 2019-2021 dönemini kapsayan Yeni Ekonomi Programı (YEP) açıklandı. YEP’de dengelenme, disiplin ve değişim ana temaları ön plana çıkarılırken, ekonomistlerden enflasyon ve büyüme gibi konularda daha piyasa gerçeklerine göre hedefler verildiği yönünde yorumlar geldi. Ancak cari açık, işsizlik, döviz kurları, bankaların sorunlu kredileri gibi konulara yönelik eleştiriler yapıldı.

HEDEFLER GERÇEKÇİ Mİ?
İş Yatırım analistleri, YEP ile ilgili olarak, iki yıllık dönemdeki program hedeflerinin makro tahminlerinden uzak olmadığı yorumunu yapıyor. En büyük farklılığın ise kur tarafında olduğu notunu düşüyor. YEP’de 2019 ve 2020 ortalama dolar kuru tahminleri 5,6 ve 6,0 TL seviyesindeyken İş Yatırım’ın aynı yıllara ilişkin tahminleri 7,0 ve 7,81 TL seviyesinde bulunuyor.

Yine programda 2019 için yüzde 2,3’lük büyüme tahmini verilirken, İş Yatırım’ın nispeten daha sert bir yavaşlama öngörüsü var. Özellikle TL’de öngörülen değerlenmenin ve nispeten daha yüksek büyüme hedeflerinin gerçekleşmesinin sermaye girişlerine ve risk algısının iyileşmesine bağlı olacağı vurgulanıyor. Bunun için de özellikle ABD ve AB ile ilişkilerde yaşanacak gelişmeler önemli olacak.

Bankaların güncel yapılarını ve aktif kalitelerini tespit etmek için yapılacak mali bünye değerlendirme çalışmasının sonuçları ve bunun neticesinde uygulamaya konulacak politika setiyle ilgili detaylar da piyasaların merakla bekleyeceği gelişmeler olacak.

İş Yatırım analistleri, “Önümüzdeki dönemde bankaların mali durumlarının güçlendirilmesinin kamu mâliyesine olası bir yük getirip getirmeyeceğinin netleşmesi belirsizliği azaltacak ve risk algısını iyileştirecek bir unsur olacak” yorumunu yapıyor.

DÖVİZE TALEP VAR
GCM Menkul Genel Müdürü Alper Nergiz, Merkez Bankası’nın piyasanın önüne geçen 625 baz puanlık faiz artırımı ile Yeni Ekonomik Prog-ram’ın TL’nin değerlenmesine ve oynaklığın azalmasına katkı sağladığını söylüyor. Nergiz, “BDDK’nın swap forward opsiyon imkanlarında sınırlamaları ile TL’ye karşı spekülatif atakların da durulduğunu görüyoruz.

Bu bağlamda döviz kurunda yukarı yönlü oynaklığın şu aşamada sınırlı kalarak TL’nin bir normalleşme sürecine girmesini bekliyoruz” diyor. Alper Nergiz, bu yıl sonu için ciddi bir dalgalanma olmazsa dolar/ TL’de 5,5-6,0 bandını mümkün görüyor.

Alnus Yatırım analistleri de kur hedeflerine dikkat çekiyor. Buna göre hedefler mevcut düzene uygun şekilde yani dolar kurunun 6 TL civarında kalmasına göre yapılmış durumda.

Doların 4 TL’ye düşmesi ya da 8 TL ye çıkması halinde hedeflerin yine şaşacağını belirten analistler, “Kaldı ki dolar kıtlığını aşmaya yönelik bir çözüm planı gözükmüyor.

Bu yüzden dolar/TL hem MB’nin faiz artırımı hem de YEP’e rağmen 6 TL’nin altına gelmedi” diyor. Buna neden olarak da dolara olan özellikle yerli talebe dikkat çekiliyor. Eylül ayı için reel sektörün borç ödemesi 6 milyar dolar. Ekim ayındaki rakam ise 8 milyar dolar. Bu da dolara olan talebin süreceğine işaret ediyor.

BORSADA NE OLUR?
Prim Menkul Yönetim Kurulu Üyesi Tunç Kertmen, Merkez Bankası’nın zamanlama olarak geç kaldığını ancak faizi 625 baz puan artırarak piyasanın önüne geçtiğini söylüyor. Dolar kurunun bu tür sert yükselişler sonrasında faizle terbiye olduğunu ve gevşediğini hatırlatan Kertmen, “Ancak bu sefer yatırımcı döviz bozmadan bekliyor. Sendikasyonları görmek istiyor” diyor.

Tunç Kertmen, bu ortamda hisse senedi piyasasındaki yüksek iskontoya dikkat çekiyor. Kertmen, ihracatı olan ve döviz borcu olmayan şirketlere olan talebin yükselebileceği kanaatinde olduğunu ifade ediyor.

ALPER NERGİZ GCM MENKUL GENEL MÜDÜRÜ
‘PORTFÖYÜNÜZ DENGELİ OLSUN”
“Merkez Bankası ve BDDK başta olmak üzere kamu otoritelerinin TL’yi destekleyici ve savunucu aksiyonlarını referans alarak yatırımcılarımızın portföylerinde Türk varlıklarının ağırlığını artırması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu bağlamda da ucuz kalan hisse senetleri ve faiz dinamiği dikkate alındığı zaman risksiz getiri amaçlayan yatırımcılar mevduat ve sabit getirili menkul kıymet tarafında portföylerini değerlendirebilirler. Jeopolitik riskler dikkate alınarak bir miktar altın da portföylerde tutulabilir. Buna göre yüzde 30 hisse, yüzde 40 mevduat, yüzde 20 tahvil-bono ve yüzde 10 altın tercih edilebilir.”

PİYASANIN GÜNDEMİ
Yurtdışı gelişmelere bakıldığında, küresel ticaret savaşları, gelişmekte olan ülke piyasalarına yönelik soru işaretleri, sıkılaşan finansal koşullar, takip edilen ana konu başlıkları olmaya devam ediyor. Ayrıca ABD’nin 4 Kasım’da başlayacak İran yaptırımları ve 6 Kasım’da yapılacak ABD ara dönem seçimleri de önemli risk konuları arasında bulunuyor.

Yapı Kredi Yatırım analistleri, yaptıkları değerlendirmede, yurtdışı tarafta takip edilen risk konularına rağmen risk iştahının açık kalmaya devam ettiği yorumunu yapıyorlar. Yurtiçi tarafta ise önümüzdeki günlerde ABD ile ilişkiler, ABD-İran konusu ve Rahip Brunson davası ile ilgili gelişmeler ön planda olacak.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bankacılık sektörüyle ilgili mali durum tespit çalışmasının hafta başında başlayacağını duyurdu. Buna göre bankaların güncel mali yapılarını ve aktif kalitelerini tespit etmek için mali bünye değerlendirme çalışmaları yapılması bekleniyor.

Bu çalışmaların sonuçlarına göre bankaların mali yapıları güçlendirilecek ve tahsil edilemeyen kredileri yapılandıracak tedbirler devreye sokulacak. Bu nedenle önümüzdeki günlerde bankalarla ilgili sermaye ihtiyaçları da piyasalarda stres yaratabilecek bir konu olacak.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap