Yabancılar yeniden ‘alım’a geçer mi?

Yabancılar yeniden ‘alım’a geçer mi?

2017’de rekor alımlara imza atan yabancılar, 2018’de satışları yoğunlaştırdı. Tekrar alım için kurdaki volatiliteyi ve cari açığı azaltacak önlemlerin alınması gerektiği belirtiliyor. Ülke kredi riski primindeki artış, ABD’deki dava süreci ve jeopolitik gelişmeler ise riskler arasında gösteriliyor.

CEREN ORAL
coral@ekonomist.com.tr

2017’de gelişmekte olan ülke (GOÜ) fonlarına 192 milyar dolarlık para girişi yaşandı ve bu rakam rekor olarak tarihe geçti. GOÜ’ler arasında Türkiye de 2017’yi yabancı yatırımcı işlemleri açısından epey yukarılarda geride bıraktı.

Tabloları görmek için  görsellere tıklayın.

TCMB’nin verilerine göre, 2017’de yabancı girişi hisse senetlerinde 3 milyar 329 milyon dolar, devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS) 7 milyar 196 milyon dolar, toplamda ise 10 milyar 525 milyon dolar oldu.

BİST-100 Endeksi açısından zirvelerin sürekli yenilendiği bir yıl olan 2017’de endeks, TL bazında yüzde 48, dolar bazında yüzde 37,6 getiri sağladı. Bunda yabancı yatırımcıların ‘alım’ işlemleri de önemli unsurlar arasındaydı.

Şimdi ise dikkatler 2018’e çevrildi. Ancak 2018 Ocak-Şubat verileri, tablonun ‘en azından şimdilik’ çok parlak olmadığını gösteriyor. BİST’in verilerine göre, ocakta net 22 milyon dolarlık sınırlı alım yapan yabancı yatırımcılar, şubatta ise satışa geçerek 425 milyon dolarlık satış gerçekleştirdi. Bu satış rakamı, aylık bazda 2016 Kasım’dan bu yana en yüksek tutarlı satış anlamına geliyor.

HANGİ HİSSELER ÖNE ÇIKTI?
Peki, yabancılar 2018’in ilk iki ayında en çok hangi hisselerde işlem yaptı? Tabloda yabancıların en çok net alım ve net satış yaptığı ilk 10 hisseyi görebilirsiniz. Alımda Yapı Kredi Bankası (YKB), Akbank ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) olmak üzere üç banka hissesi var. İki aylık süreçte yabancıların 19 milyon dolarlık alım yaptığı Ayen Enerji, yüzde 195,9’luk yüksek getirisiyle dikkat çekiyor.

Satışta ise ilk beşte Tüpraş, Emlak GYO, Koza Altın, Garanti ve Halkbank bulunuyor. Burada iki banka hissesinin yer alması oldukça önemli. Çünkü 2017’de yabancıların satış yaptığı ilk 10 hisse arasında hiç banka hissesi yoktu. Bu da endekste ağırlıklı paya sahip banka hisselerindeki satışların, BİST’teki dalgalanmalarda ne denli etkisi olduğunu gösteriyor.

TAKAS PAYI GERİLİYOR
Yabancı takas payı 29 Ağustos 2017’de yüzde 66,07 ile rekor kırmış, 30 Ocak’ta da yüzde 65,97’ye ulaşmıştı. Ancak şubat ayındaki satış işlemleri yabancı takas payına da yansıdı. Takas payı şubat ayını yüzde 65,06’dan tamamladı. Henüz mart ayına dair resmi bilgiler belli değil ancak yabancı takas payının seyri bize yabancı işlemlerine dair ipuçları veriyor.

Ahlatçı Yatırım’dan Muammer Demir, 16 Mart itibarıyla yabancı takas payında kademeli geri çekilmelerin yaşandığını ve 22 Mart’ta takas payının yüzde 64,40’a kadar gerilediği bilgisini aktarıyor. Demir, dış ticarette korumacılık politikaları ön plana çıkarken küresel piyasalarda ABD başta olmak üzere birçok borsadaki satış dalgasının bu tabloda etkili olduğunu kaydediyor.

Muammer Demir, “Moody’s’in kredi notu indirimi, döviz ve tahvil piyasası ile TÜFE’deki yükselişler, beş yıllık ülke CDS (kredi) risk primindeki artış, ABD’deki dava süreci ve jeopolitik riskler, yabancı ilgisinin farklı enstrümanlara yönelmesini destekliyor” diyor.

PARA GİRİŞİ BİTTİ Mİ?
Piyasada, “2018’de GOÜ’lere sermaye akışının sonuna mı geliyoruz?” algısı da var. Global Menkul’den Rıdvan Baştürk, GOÜ’lere para girişinin azalan ivmeyle sürdüğünü ifade ediyor. Baştürk, “Çünkü büyük merkez bankaları sıkılaştırma politikalarına yönelirken bu durum sıcak paranın GOÜ’lerden çıkmasına veya daha az giriş olmasına neden oluyor” diyor.

2017’de yüzde 35’e yakın yükselen MSCI GOÜ Endeksi’nin yılbaşından bu yana üç aylık süreçte yalnızca yüzde 2,3 yükselebildiğine dikkat çeken Rıdvan Baştürk, Türkiye’nin de bundan direkt etkilendiği kanaatinde. Baş-türk’e göre, GOÜ piyasalarına girişin azalması ve cari açık, enflasyon, kur ve jeopolitik gelişmeler gibi iç dinamikler, 2017’deki yukarı yönlü momentumun 2018’de sınırlanmasına neden oluyor. Rıdvan Baştürk, 2017’de yüzde 47 yükselen BİST-100’ün 2018’in ilk üç ayında getiri sağlayamadığını da vurguluyor.

YAPILMASI GEREKENLER
A1 Capital’den Vahap Taştan, yurtdışında risk iştahı düşükken Türkiye’deki varlıklarda da satış olduğunu belirtiyor. “IMF’ye göre, 2018’de FED’in bilanço küçültme ve para politikasında normalleşme adımlarıyla GOÜ’lere net sermaye akışları azalacak” diyen Taştan’ın tahmini, 2018’de GOÜ’lere sermaye akışında 25-35 milyar dolarlık azalma olacağı yönünde. Ancak Taştan, bunun bir kısmının ilk çeyrekteki dalgalanmada tamamlandığını da kaydediyor.

Vahap Taştan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yabancıların Türkiye algısı, kur ve risk primi üzerinden şekilleniyor. Algının düzelmesi için kurdaki volatiliteyi azaltacak önlemler alınmalı.

Kurda sakin seyri ve durağanlığı sağlarsak enflasyonda da etki yakalayabiliriz. Cari açığın finansmanı için de önlemlerin alınması gerek. Tahminimiz, 2017’ye göre cari açık/GSYH oranının düşeceği yönünde.”

ALİ KERİM AKKOYUNLU GEDİK YATIRIM ARAŞTIRMA MÜDÜRÜ
“HALKA ARZLAR FİYAT BASKISINI ARTTIRIYOR”
“GOÜ risk algısı arttığında Türkiye, hala bu artıştan ilk etkilenen ülkelerden biri. Bunun nedeni, jeopolitik riskler, OHAL’in devam etmesi ve yaklaşan seçim dönemine ait belirsizlikler. Bu noktada halka arzlara da değinmek gerek. 2018’in başından bugüne kadar toplam 3 milyar TL’lik halka arz gerçekleşti.

Bu tutarın yüzde 94’ü Enerjisa ve Medikal Park arzları. Bu arzların 610 milyon TL’den fazlası yabancılara satıldı ve yabancılardan milyar TL talep geldi. Bu, yabancı ilgisinin olumlu olduğunun göstergesi. Ancak yabancı yatırımcılar halka arzlardaki hisseleri almak için kısmen ellerindeki diğer Türk alternatifleri çıkarmak zorunda olduklarından bu arzlar piyasa üzerindeki fiyat baskısını arttırıyor.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap