Yeşil sahada heyecan bilançoda korku var!

Yeşil sahada heyecan bilançoda korku var!

Dört büyüklerin yeşil sahalardaki rekabeti heyecanla İzlense de kulüplerin halka açık şirketlerinin bilançolarındaki zararlar korku verici boyutlara geldi. Kulüplerin borçlarını ödeyebilmesi için devreye kamu bankalarının girmesi gündemde. 3,5 milyar TL’yi aşan borcun yapılandırılması için hükümetin adım atması beklenirken, mevcut borç yapısının kısa zamanda düzelmeyeceği belirtiliyor.

MUSTAFA GÜNDOĞDU
mgundogdu@ekonomist.com.tr

2015-2016 sezonunun ikinci yansının başlamasıyla gözler yeniden yeşil sahalara çevrilmiş durumda. Özellikle ligin zirvesinde Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın kıyasıya rekabeti söz konusuyken, Galatasaray’ın şampiyonluk yarışında yara aldığı ise herkesin malumu.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

328

Dört büyüklerin rekabeti tüm heyecanıyla devam ederken, dört kulübün halka açık şirketlerinin açıkladığı 2015’in ikinci yarısına ilişkin bilançolarındaki durum da tabiri caizse adetabir korku filmini andırıyor. Halka açık futbol kulüplerindeki zararlar yüzlerce milyon TL’yi aşmış durumdayken, öz kaynakların da ekside olması düşündürüyor.

Kulüpler böylesi bir durumdayken geçtiğimiz haftalarda ise Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) cephesinden oldukça önemli açıklamalar geldi. Kulüplerin 3,5 milyar TL’yi aşan borçlarının yapılandırılması için yeni arayışlar söz konusu. Borçların kamu bankalarına devredilebileceği yorumları yapılıyor.

ZARAR BÜYÜK

Futbol kulüplerinin bilançoları, reel sektörünkinden farklı olarak özel hesap dönemi içinde ele alınıyor. Kulüplerin bilançoları yılın ikinci yarısıyla takip eden yılın ilk yarısını kapsıyor. Dolayısıyla şu andaki bilançoyu 2015-2016 sezonu bilançosu olarak da değerlendirmek mümkün.

Bilançolara bakıldığında satış gelirlerinde şampiyonun Sarı-Lacivertliler olduğu görülüyor. Fenerbahçe 2015’in ikinci yarısında 255 milyon TL’lik hasılata imza atarken, onu 232 milyon TL ile Galatasaray, 204 milyon TL ile Beşiktaş ve 47 milyon TL ile de Trabzonspor takip ediyor.

Bilançolarda dikkat çeken en önemli şey kulüplerinin yüksek zararları. Bu bağlamda Trabzonspor hariç tutulduğunda diğer takımların 2015’in ikinci yarısında net zararlarını önemli ölçüde azalttığı fark ediliyor. Ama özellikle Beşiktaş’ın 746 milyon TL’ye ve Galatasaray’ın 583 milyon TL’ye ulaşan geçmiş yıl zararlarına Fenerbahçe’nin 272 milyon TL ve Trabzonspor’un da 216 milyon TL’lik borcu eklenince, tablonun vahameti de ortaya çıkmış oluyor.

Bu arada SPK, Fenerbahçe’nin bedelli sermaye artırımı talebini geçen hafta onayladı. Buna göre Fenerbahçe AŞ’nin 25 milyon TL olan sermayesi 4 milyon TL artırılarak 29 milyon TL’ye çıkarılacak. Sarı-Lacivertliler, sermaye artışından 160 milyon TL’nin üzerinde bir gelir bekliyor.

KISA VADEDE DÜZELME ZOR

Tabloya bakıldığında finansal dar boğazla boğuşan futbol kulüplerinin mali disiplini sağlamakta zorlandıkları görülüyor. Uzmanlar mali yapının düzelebilmesini kısa vadede pek mümkün görmüyor.

Destek Menkul Değerler Araştırma Müdürü Murat Tufan, bu paralelde stat gelirlerinden sponsorluk anlaşmalarına, yayın hakkı gelirlerinden ürün satışlarına kadar kulüplerin birçok gelir kalemi bulunduğunu hatırlatıyor. Bu gelirlerden aslan payını alanın sponsorluk gelirleri olduğunu da belirtiyor. Murat Tufan, “Gider kalemlerine baktığımızda ise kulüplerin vergi yükünün oldukça yüksek olduğunu görüyoruz” derken, kulüplerin içinde bulunduğu mali çıkmazdan kurtulabilmeleri için uygulanan mali politikalarda regülasyona gitmeleri gerektiği vurgusunu yapıyor.

BAKANLIK DEVREDE

Süper Lig ele alındığında yalnızca dört büyüklere değil diğer 14 takıma da bakılması gerekiyor. Meseleye bu yönden bakıldığında ise 18 takımın

3,5 milyar TL’yi aşan bir borçluluk durumu söz konusu. Borcun yüzde 75’ine yakını dört büyük kulübe ait. Bu borcun 1 milyar TL’si SGK prim ve vergi ödemeleri 2,5 milyar TL’lik bölümü ise özel banka kredilerinden oluşuyor.

28 Ocak’ta düzenlenen Kulüpler Birliği Uluslararası Futbol Zirvesi’nde bu konu da ele alındı. Zirvede futbol kulüplerinin borç içinde olduğu açıklamaları yer bulurken, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, 2012 sonrası yoğun eleştiriler aldıkları bazı yüzleşmelerle geleceğe yürümek için cesur adımlar attıklarını dile getirdi. Kılıç, “Adımları doğru şekilde atarak ekonomik anlamdaki sıkıntı içinde olan kulüplerimizin kendilerini daha iyi yönetmeleri konusunda geleceğe yürüyeceğiz” şeklinde konuştu.

KAMU BANKALARI MI?

Aslında futbol kulüplerinin borçlarının yapılandırılması tartışmaları son dönemde dillendirilmeye başlanan bir kavramdı. Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekili Hüsnü Güreli, kulüplerin borçlarının giderek katlandığını ve bu borçların nasıl finanse edileceği konusuna düzgün bir karşılık bulunamadığını dile getirmişti. Güreli, “Süper Lig AŞ ve iştiraki olarak kurulacak ‘varlık yapılandırma şirketi’ çözüm olabilir” sözlerini kullanmıştı.

Bu bağlamda ise mali krizin çözülebilmesi adına futbol kulüplerinin büyük bölümü özel banka kredilerinden oluşan borcunun üç devlet bankası olan Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank’a devredilmesi konuşuluyor. Yasal düzenlemeler yapıldıktan sonra hazırlanacak protokolle kulüpler ve devlet bankaları arasında 10 yıllık ödeme planı yapılması yine söylentiler arasında. İlk bir veya iki yılının geri ödemesiz olması düşünülen yeni krediler, daha düşük faizlerle yeniden yapılandırılacak.

330Prof. Dr. Emre Alkin
Kemerburgaz Üniversitesi Rektör Yard.”Futbol, siyasete yamanmaya çalışılıyor”
“Futbol kulüplerinin borcunun yapılandırılmasını kamu bankalarına, dolayısıyla devlete dayatmak, hiç dolambaçsız söylemek gerekirse felaket olur. Böyle bir çözüm getirilecekse, futbol kulüpleri artık kamu bankalarına borçlu olacak. Ama bu noktada üzerinde durulması gereken en önemli şey; burada borçtan değil, zarardan bahsediyor olmamız. Kulüplerin bu zararlarını, bu yönetim tarzlarıyla ödemelerine imkân yok. Velev ki bu öneri hayata geçti. Bunun sonucunda kamu bankaları, borcunu ödeyemeyen futbol kulüplerinin aktiflerinden olan ‘Futbol AŞ’ler’e de sahip olacak. Dolayısıyla bu durum futbolun siyasete bulaşması, yamanması talebidir. Bu talep de spor yöneticilerinin yönetim konusundaki bilgilerinin olmaması ya da kısıtlı olmasından kaynaklanıyor.”

331Dr. Serdar Sümer
Aktif Bank Genel Müdürü”Kulüplere 1,2 milyar TL kaynak sağladık”

Aktif Bank olarak son iki yıldır spor finansmanı konusuna odaklanıyoruz. 43 spor kulübü ile e-bilet sözleşmesi ve bazı kulüpler ile de sponsorluk anlaşması yaptık. Bu süre içinde toplam olarak 100 milyon dolar e-bilet altyapı, sponsorluk desteği ve 1,2 milyar TL kaynak sağladık. Futbola ve genel olarak spora yönelik finansman katkımızı önümüzdeki ‘

dönemde de artırarak sürdüreceğiz. Bankamız kulüplere kredi değil, kulübe uygun finansman modeli ve nakit yönetimi sağlıyor. Kulüplerin uzun vadeli yatırımlarına finansman sağlayacak kaynaklar oluşturmayı, kulüplerin gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi, finansal riskleri bertaraf edecek uygun çözümler bulmayı amaçlıyoruz.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap