Takside eski köye yeni adet getirdik

Takside eski köye yeni adet getirdik

KYILIN ERKEK GİRİSİMCİSİ

Ekonomist’in Yılın İş insanları Ödülleri’nde ‘Yılın Erkek Girişimcisi’ seçilen BiTaksi’nin Kurucusu Nazım Salur, iş modelini yurtdışına açmaya hazırlanıyor.

BURCU TUVAY
btuvay@ekonomist.com.tr

Salur, BiTaksi’yi İran’a, yeni girişimi Getir’i ise ABD ve Ingiltere’ye taşımayı planlıyor. Nazım Salur, “BiTaksi ile piyasada eski köye yeni adet getirdik. BiTaksi’yi yıl sonuna kadar yüzde 200 büyütmeyi hedefliyoruz” diyor.

Son yıllarda mobil alandaki en yenilikçi uygulamalardan biri olan, taksicilerle yolcuları akıllı telefon uygulamasında buluşturan BiTaksi, henüz üç yıllık bir girişim olmasına karşın günde yaklaşık 14 bin işlem hacmine ulaştı. Bu hızlı büyüme BiTaksi’nin kurucusu Nazım Salur’a Ekonomist’in her yıl düzenlediği ‘Yılın İş İnsanları’ ödüllerinde ‘Yılın Erkek Girişimcisi’ kat egorisinin birinciliğini getirdi.

BiTaksi’nin mobil uygulamasını, bugüne kadar 1 milyon 800 bin kişi indirdi. Uygulamaya kayıtlı 12 bin taksici bulunuyor. Salur, BiTaksi ile pazarda ‘eski köye yeni adet getirdiklerini’ vurguluyor.

BiTaksi’yi yurtdışına da taşımayı planladıklarını söyleyen Salur, 919özellikle Tahran pazarıyla ilgilendiklerini belirtiyor.  Nazım Salur, sorularımızı şöyle yanıtladı:

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra profesyonel hayata adım attım. Hızlı tüketim, gemicilik, otomotiv, mobilya, sanayi tesislerinin alım satımına aracılık gibi birçok sektörde çalıştım. 50 yaşında ise teknoloji sektörüne giriş yaptım.

Bu kadar yıllık profesyonel hayatınızdan sonra BiTaksi fikrini nasıl oluşturdunuz?
Bundan sekiz yıl önce ABD’de ilk IPhone telefonumu aldığımda, hareket halindeki kişilerin birbirlerine yerini gösteren bir uygulama gördüm. Bunun taksiye uygulanabileceğini düşündüm. Ancak o zamanlar Türkiye’de akıllı telefon sayısı çok düşüktü. Dört yıl sonra BiTaksi projesini hayata geçirmeye karar verdik ve 2013 yılının başında faaliyete başladık.

BiTaksi olarak 2015 yılını nasıl tamamladınız?
2013 yılında kurulduğumuzda ilk sekiz ay günde sadece 100 işlem yapabiliyorduk. Reklam kampanyalarıyla iki ayda 10’a katladık. Son iki yılda ise 13’e katladık. Günde 13-14 bin arası işlem yapıyoruz. 30 kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Şu anda 1 milyon 800 bin kişinin telefonundayız.

BiTaksi cepten taksi çağırma piyasasını oluşturdu. Taksicilerin uygulamaya olan ilgisi nasıl?
Şu anda İstanbul ve Ankara olmak üzere iki şehirde faaliyetteyiz. 12 binin üstünde kayıtlı taksici var. 8 bini ise tam aktif. Geçtiğimiz yılı da hızlı büyüyerek geçirdik. Yeni rakipler de Türkiye’ye giriş yaptı. Ancak biz cepten taksi çağırma alanında yüzde 95 pazar payı sahibiyiz.

Türkiye’de taksicilerle yolcular, ya sokakta ya durakta ya da iskelede buluşuyor. Biz bu noktada dördüncü bir kanal yarattık. Yüzde 2’ye yaklaşan bir pazar payı aldık. Burada işin hızlı bir şekilde büyüyeceğini düşünüyoruz. BiTaksi olarak piyasada eski köye yeni adet getirdik.

Hem BiTaksi hem de yeni girişiminiz Getir ile kısa zamanda önemli bir başarı yakaladınız. Başarıyı getiren en önemli etkenler nelerdi?
En önemli etken sabır ve yaptığınız işe odaklanmak. Yaptığınız iş doğruysa ve siz sabırlıysanız, kırılma noktalarını aşarsınız. Biz teknolojiyle insanların gerçek hayattaki problemlerine çözüm bulduk. Mobilde ikinci dalganın oyuncularıyız ve sadece mobil alanda hizmet veriyoruz.

Birinci dalgada telefonunuzda haber bakardınız, oyun oynardınız, sohbet ederdiniz. Bunların hepsi teknoloji ile sizin aranızdaydı. Bizim yaptığımız iş ise tüketici ve hizmet vereni buluşturmak. Taksicinin boş yere gezmesini engellerken, hizmet almak isteyen müşteriyle buluşturuyoruz. Nakit veya farklı üç tane dijital ödeme yöntemi sunuyoruz. Kapıda ödeme almıyoruz. Çünkü bugün bunlara ihtiyaç yok. MasterPass cüzdan sistemiyle kimliğinizle bir kez kaydolmanız yeterli. Sadece bir tuşa basarak ödemenizi yapabiliyorsunuz.

Önümüzdeki dönemde BiTaksi için başka şehirlere ya da yurtdışına yönelik planlarınız var mı?
Çevre ülkelerin piyasalarını araştırıyoruz. Örneğin İran incelediğimiz ül-kelerden biri. Tahran büyük ve kaotik bir şehir. Biz yeni yatırım alarak büyüyen bir şirketiz. Görüştüğümüz yatırımcılar da var. Alacağımız yatırımın miktarına göre BiTaksi’yi çok hızlı bir şekilde ülke çapına da yaymayı düşünüyoruz.

2016 sonunda BiTaksi için büyüme hedefinizi öğrenebilir miyiz?
2016 sonunda üç misli büyümeyi hedefliyoruz. Bu da yüzde 200’ün üzerinde büyümeye denk geliyor. Ge-tir’de ise 10 misli büyüme hedefimiz var.

Getir, yeni girişimlerinizden biri. Ne kadarlık bir büyüklüğe ulaştı?
480 çalışana ulaştık. Aylık 50 bininüzerinde sipariş götürüyoruz. Ocak’ta yüzde 30, Şubat’ta da yüzde 40’ın üzerinde büyüme gerçekleştirdik. 400 civarında ürün gamına sahibiz. Yeni bir araç dizaynına geçeceğiz ve bundan sonra ürün çeşidimizi artıracağız. 7/24 hizmet veriyoruz. İstanbul çok zor bir şehir olmasına rağmen siparişleri 10 dakikada teslim ediyoruz. Getir, dünyada örneği olmayan orijinal bir proje. Zaten Getir’i kurulma aşamasında global bir iş olarak düşündük.

O halde iş modelinizi yurtdışına da taşıyacaksınız değil mi?
Evet, Getir’i birçok ülkede faaliyet gösterecek bir iş olarak kurguladık. Uluslararası yapacağımız işin test senaryolarını denediğimiz şehir olarak ise kalabalık, trafiği zor, yokuşu olan, içinden deniz geçen, dört mevsimi olan İstanbul’u seçtik. 7-8 aylık süreçte bu işte başarılı olduğumuzu gördük. Bu da bize yurtdışı için cesaret verdi.

Yurtdışında hangi şehirleri hedefliyorsunuz?
Bu yıl yaz sonuna doğru San Francisco’da, sonbaharda ise Londra’da bu uygulamayı hayata geçireceğiz. İsmi de yine ‘Getir’ olacak. Araç, depo ve ürünü sağladığımız zaman Getir’i her yere kurgulayabiliriz. Zaten uluslararası firmalarla iş birliği içerisindeyiz. Dolayısıyla ürün gamında bir sıkıntı çekmeyeceğiz. Oğullarım ABD’de eğitim gördü, ben de ABD’de yaşadım. Yani ABD bizim için tanıdık bir pazar. Ekibimizi de her an yurtdışında çalışmaya hazır olarak oluşturduk.

“Global iş modelleri hayal edin”
Mobil uygulama geliştirmek isteyen start up ve girişimci adaylarına neler önerirsiniz?
Bugün İsveç, Skype, Spotify gibi markaları dünyaya sunabiliyor. Bir işi yaparken, sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp tüm dünyaya sunulabilecek bir iş modeli çıkarabilmemiz gerekiyor. Türkiye genç nüfusuyla bu anlamda büyük potansiyel taşıyor. Örneğin biz Getir olarak böyle bir misyon üstlendik.

Bunu modern milliyetçilik olarak görüyorum. Cep telefonu bizim hayata uzanan kumandamız haline geldi. O anki gerçek ihtiyaçlarınızı sağlayan uygulamalar sayesinde cep telefonu hayatımızda çok daha önemli bir noktada. Bu, mobil girişimin şu anki ayak sesleri.

Önümüzdeki 5-10 yılda bu alanda birçok girişim çıkacak. Örneğin Almanya’daki gençler günde 160 kez telefonlarıyla temas ederken, sadece iki kez arama için kullanıyor. 20 yıl sonra belki de geriye dönüp baktığımızda yapılabilecek işlerin ancak yüzde 3’ünün yapıldığını göreceğiz. Dolayısıyla bu alanda yapılacak çok şey var.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap