|
Büyük sermaye gruplarının kurumsallaşamayan iş kollarına atıldıkları görülüyor.
Haber : Burcu Tuvay / 16.01.2011
Büyük holdingler ve ciddi sermaye
sahipleri arasında son yıllarda
baş gösteren yatırım eğilimi,
girişimciliğin bir imkanlar ve
fırsatlardan çok bir ‘ruh hali’
olduğunu doğrular nitelikte. Bu ‘ruh hali’,
işin büyüklüğüne küçüklüğüne ya da
sermayeye bakmıyor. Gelecek gördüğü
her alana gözü kapalı giriyor.
Örneğin son zamanlar büfecilik, tostçuluk,
depoculuk, pilav arabacılığı gibi
küçük sayılabilecek girişimlere göz kırpan,
dahası bu alanlara el atarak daha
kurumsal bir kimlikle kendi şemsiyeleri
altında daha kurumsal bir kimlikle yapılması
için çabalayanlara bir bakın.
Örneğin, tekstil sektörünün önde
gelen gruplarında İnci Grup’un patronu
aynı zamanda İstanbul Hazırgiyim ve
Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) başkanlığını sürdüren Hikmet Tanrı
verdi, büfe krallığına soyundu. Aralarında Ali Sabancı, Haluk Emiroğlu, Özcan
Tahincioğlu'nun bulunduğu sekiz
yatırımcı, depoculuk işine girerek iki kadın girişimci tarafından kurulan Pratik
Depo’nun yüzde 51 ortağı oldular.
Aşağıda bu eğilimin ilk adımlarından
birkaç örnek okuyacaksınız. Önümüzdeki
yıllarda benzer hamleleri yapacak işadamı
sayısının artması kimseyi şaşırtmasın.
Sabancı depo işine girdi
Aslında bu girişimlerden en dikkat
çekenleri arasında kuşkusuz Ali Sabancı’nın Pratik Depo’ya ortak olmasını sayabiliriz.
Küçülen ev alanları ve artan eşyalar
iş dünyasından ‘Ali Sabancı ve sek
melekler’ olarak adlandırdığı yatırımcı
arkadaşlarını büyükşehirlerde yaşayanlar
için önemli bir ihtiyaç haline gelen depo
yatırımı yapmaya yöneltti.
Işıl Oytaç ve Yasemin Oytaç tarafından
2007 yılında kurulan ve ardından Ali
Sabancı, Haluk Emiroğlu, Özcan Tahincioğlu, Reda Gargour'un yüzde 51 pay ile
ortak olduğu Pratik Depo, şehirde yaşayan
ve fazla eşyalarını depolamak isteyenleri
hedefliyor.
Şehirlilerin dar mekan sıkıntılarına
yanıt verecek olan sistemde eve sığmayan
ya da depolanmak isteyen fazla eşyalar
için bir gün öncesinden Pratik Depo'ya
telefon açılarak depo kiralanıyor. Ali Sabancı,
orta vadede 20 milyon liralık bir
yatırım öngördüklerini, Muğla ve Antalya
gibi nüfusun yoğun olduğu şehirlere de
yatırım yapmayı hedeflediklerini söylemişti.
Büfe kralı olacak
Bu anlamda son dönemde en çok
dikkat çeken girişimlerden biri de İHKİB
Başkanı ve İnci Grup’un Yönetim Kurulu
Başkanı Hikmet Tanrıverdi’nin büfe
krallığına soyunması oldu. Tanrıverdi,
geçtiğimiz haziran ayında Pazaristan'ın
sahibi Halil Başer ile birlikte Etiler Marmaris
Büfe'nin isim hakkını almıştı. Tanrı
verdi, iki milyon dolar yatırımla her şeyi
yeniledi.
Tanrıverdi, aslında başlangıçta gıdadan
çok, satın almak üzere bazı hazır giyim
markalarıyla görüşmüş. Ancak “İhracatçı
birliklerindeki başkanlığını kullanıp büyüyor” denmemesi için vazgeçmiş.
Hazır giyimi eleyince yiyecek-içeceğe yönelmiş.
Tanrıverdi, hikayenin geri kalanını şöyle anlatıyor:
“Biraz inceledim, gıda sektöründe
böyle organize konseptin olmadığını gördüm.
Bireysel olarak yapılan bir iş, organize
hale gelmeye müsait diye düşünüyorum.
Fast food sektörü olarak nitelersek
yerli bir konseptin hızla büyüyebileceğini
düşünüyorum. Etiler Marmaris’in
isim hakkını aldığımızda 26 büfe
vardı, 40 şubeye ulaştık.
1 | 2 | 3 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|