|
Dolar/TL kurundaki artış ve Merkez Bankası’nın açtığı savaş, gündemdeki yerinde.
Haber : Kıvanç Özvardar / 15.01.2012
Yüksek cari
açık veren ülkemizde son dönemde
spekülatif veya gerçek, ciddi bir
döviz veya dolar talebi görüldüğünden
ve dışarıdan gelen fonlamanın da azalmasının da etkisiyle, döviz sepeti
2.20’lere dayanmıştı.
Göreve başladığından bu yana iddialı
çıkışlarıyla dikkati çeken Merkez Bankası
Başkanı Erdem Başçı, önceki hafta,
kuşkusuz en keskin açıklamalarından birini yaptı. Kurdaki bu çıkışın da etkisiyle
2011 enflasyonunun yüzde 10,45 ile beklentileri
ikiye katlaması üzerine enflasyonu
düşük seviyelerde istikrarlı seyretmesinin
birinci öncelikleri olduğunu açıklayan
Başçı, “2012’de TL en çok değerlenen
paralardan biri olacak” dedi.
2012’ye hızlı başladı
Merkez Bankası, 2012’ye peş peşe
yaptığı yüklü döviz alım ihaleleri ve doğrudan müdahaleler ile hızlı başlamıştı.
Son beş ayda ihaleler ile yaklaşık 11.5
milyar dolar satan Merkez Bankası, yılın
ilk haftası da 4 milyar dolara yakın piyasalara
doğrudan döviz satmıştı.
“2012’de doları TL olarak yeneriz,
bunu bir tarafa yazın” diyen Başçı’nın
bu açıklamaları, son ayların güvenli limanı
dolar mı, yoksa uzun vadede TL
mi diyen yatırımcıların kafasını karıştırdı.
Piyasalarda ise dolara ve enflasyona
yönelik savaşın iki senaryosu üzerinde
duruluyor; ilki ve daha çok dile getirileni
büyümenin ve enflasyonun frenleneceği, diğeri ise Avrupa’daki krizin derinleşmesi
ve parite etkisiyle, dolardaki
yükselişin devam edeceği üzerine.
İkinci yarıda değerlenecek
Erdem Başçı’nın stratejisinde ana
varsayım, Avrupa Merkez Bankası
(ECB) ve FED özellikle yılın ikinci yarısında likidite sağlamaya devam edecek
olması. Dünyada likiditenin arttığı bu
dönemde diğer gelişmekte olan para birimlerine
göre TL daha iyi performans
gösterecek ve TL faizleri yüksek kalacağından sıcak para adreslerinden biri
olacağız. Bu senaryonun mümkün olduğunu ifade eden Garanti Yatırım Stratejisti
Tufan Cömert, TL için yıl sonunda
1.80 seviyesini öngördüklerini, 1.75-
1.80 aralığında Merkez Bankası’nın
memnun olacağını ifade ediyor ve şunları
söylüyor:
“Merkez’i bazen anlamakta zorlansak
da sonucunda TL’nin değer kazanmasını biz de bekliyoruz. Büyüme beklentimiz
yüzde 1,5. Cari açıkta 75 milyar
dolardan 55 milyar dolar gerileme olacak,
bu da TL’yi rahatlatır.”
Düşüşün şifreleri
Bir süre önce piyasaya 500 milyar
Euro likidite sağlayan ECB’ye büyük
oranda geri dönen paranın, ilk üç ayda
bankaların çıkardıkları bono itfaları yoluyla
piyasaya dönmesi bekleniyor. Cömert,
sorunlara rağmen fazla likiditenin
bir yeden sonra ekonomiye döneceğinin
altını çizerek, dolar/TL kurundaki yükselişin
biraz abartıldığın belirtiyor.
Geçen haftaki doların seyrine bakıldığnda ise 30 Aralık’tan bu yana ilk kez
1.86 seviyesinin altına geriledi görülüyor.
Merkez Bankası’nın yoğun şekilde
doğrudan döviz müdahalesi yaptığı bu
tarihten bu yana gelen ilk ciddi düşüşte,
dış piyasalardaki toparlanma ve yabancı
yatırımcıların kısa vadeli tahvillere ilgisi
de etkili oldu.
Dış belirsizlikler
Piyasada konsensüsün TL’de
2011’e göre hafif de olsa değerlenmenin
olacağı yönünde olduğuna katılan
Gedik Yatırım Araştırma Müdürü
Onur Mutlu, yılın ikinci yarısında dış ticaret dengesinde yeniden
dengelenme, ekonomideki
yavaşlamaya bağlı olarak
“Yıl sonu dolar kuru beklentimiz
1.75-1.90 bandı. Bandın alt
kanalına yılın ikinci yarısında
geçilir” diyor.
Merkez’in aksiyonlarında
konjonktürel etkinin dominant
olduğuna işaret eden ING
Bank Başekonomisti Sengül
Dağdeviren, TL’deki baskının
bu yıl azalmasını beklediklerini
ifade ederek, ancak yıl sonunda
Euro’nun dolara karşı
değer kaybetmesi nedeniyle
baskının yoğunlaşabileceğini
hatırlatıyor.
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|