‘Bulut’suz işletme kalmayacak!

‘Bulut’suz işletme kalmayacak!

Günümüzde her ölçekteki işletme için fiziksel alan ve maliyet engellerini kolayca aşarak işlerini tamamen dijitale taşımak ve büyümek bulut çözümleriyle mümkün. İşletmeler bulut çözümleriyle büyük bir esneklik, verimlilik ve rekabet avantajı kazanıyor.

BURCU TUVAY
btuvay@ekonomist.com.tr

IDC’nin yayınlamış olduğu güncel raporlara göre, Türkiye’de bulut pazarının 2018 yılı sonunda yaklaşık yüzde 21’lik büyüme oranıyla 140 milyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. Gartner’ın 2020 öngörülerine göre ise bir kurum için “bulutsuz” bir altyapı, günümüzde “internetsiz” bir altyapı kurmak ile eşdeğer olacak.

Temelleri 1950’li yıllarda atılmaya başlayan bulut bilişim kavramı, büyük teknoloji şirketlerinin bu alana yaptığı yatırımlarla önemli bir yol kat etti. 2008’in ortalarına gelindiğinde bulut bilişim, bilgi teknoloji hizmetleri sektöründe hem kullanıcılar hem de tedarikçiler arasındaki ilişkiyi değiştirebilecek potansiyel oluşturarak, dünyada yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı.

International Data Corporation (IDC), 2019 yılına kadar bulut bilişim ve kurumsal BT altyapısının toplam harcamalarının yüzde 46 oranında artacağını tahmin ediyor. Son birkaç yıldır ülkemizde de yaygınlaşan bu teknoloji oldukça hızlı bir şekilde büyümeye devam ediyor. Günümüzde işletmelerin ilk yatırım maliyetlerinden kaçınarak bulut bilişim ve dış kaynak kullanımına yöneldiği görülüyor.

Bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için önemli avantajlar sağlıyor. Yapılan araştırmalar, hem dünya çapındaki hem de Türkiye’deki işletmelerin bulut bilişimin avantajlarından yararlanmaya kararlı olduğu gösteriyor.

Piyasa araştırmaları enstitüsü Gartner’ın 2020 öngörülerine göre ise bir kurum için “bulutsuz” bir altyapı, günümüzde “internetsiz” bir altyapı kurmak ile eşdeğer olacak. Aynı zamanda dünya çapında laaS (hizmet olarak altyapı) ve PaaS (hizmet olarak platform) harcamaları 55 milyar dolara ulaşarak, toplam sunucu gelirlerini geride bırakacak. Bu da işletmelerin doğrudan BT yatırımlarını kendilerinin yapması yerine hizmet olarak altyapı kullanma eğiliminin çok daha fazla olacağını gösteriyor.

KURUM İÇİ İŞBİRLİĞİ
Ek bir teknik yatırım yapmaya ihtiyaç duymadan iş modellerine bulut çözümlerini entegre etmek işletmelerin kurum içi işbirliği ve iletişimini geliştiriyor. İşletmeler bulut çözümleriyle büyük bir esneklik, verimlilik ve rekabet avantajı kazanıyor. Müşterilere kesintisiz, sürekli hizmet sunabilme yeteneği de bulut teknolojisi sayesinde mümkün hale geliyor.

Örneğin şirketlerin ve geliştiricilerin rekabetçi yazılım ortamında başarılı olmalarına katkı sağlayacak şekilde tasarlanan Google Cloud platformu, yüksek güvenlikli ve yüksek performanslı bir altyapı imkanı sağlıyor. Google, ayrıca, işletmeler için de bulut tabanlı bir üretkenlik araçları seti olan GSuite’i mobil ve paylaşımcı çalışma ortamı olarak sunuyor.

GSuite sayesinde büyük küçük tüm işletmeler güvenli bir şekilde, diledikleri her yerde ve gerçek zamanlı olarak birlikte çalışma olanağına kavuşuyor. Google Cloud girişimcilere de önemli fırsatlar sunuyor. Örneğin Spotify dünya genelinde sunduğu servis için Google Cloud altyapısından yararlanıyor.

Google Cloud işlem alanında, müşterilerin güçlü yapay sinir ağları ve geniş algoritma modelleri oluşturarak her ölçekteki veri setleri üzerinde tahminler geliştirmesine imkan tanıyan bir hizmet olan CloudML Engine ile Cloud DataFlow ve Cloud Datalab hizmetlerinin gücünü daha da artırıyor. Böylece veriyle uğraşanların doğru modele ulaşma süresini ciddi ölçüde kısaltıyor.

TASARRUF SAĞLIYOR
Bulut çözümlerini Microsoft Azure platformu üzerinden sunduklarını belirten Microsoft Türkiye İş Ortakları, Kanal ve KOBİ Segmentinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tarık Tüzünsu, Endüstri 4.0, otomasyon ve robotların hayatımızı kuşatacağı bir çağa doğru ilerlediğimizi söylüyor. Tüzünsu, çocuklarımızın gelecekte şu an var olmayan işlerde çalışacaklarını belirtiyor.

Bu mesleklerin bulut trendlerine bağlı olarak şekil alacağını kaydeden Tüzünsu, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bizim de yatırım önceliğimizi akıllı bulut teknolojileri oluşturuyor. BT pazarında arz ve talep her geçen gün yazılım lisanslamasından bulut tarafına doğru kayıyor. Şirketler ve son kullanıcılar artık kullandıkları kadar ödedikleri bulut bilişim teknolojilerini tercih ediyor.

Bu dönüşüm kurumları daha esnek, daha hızlı ve daha kârlı kılıyor. Biz de bu değişimi tetikleyen lider kurumlardan biri olarak pazarda başarılı dijital dönüşüm projelerimizle kurumlara ve bireylere destek olmayı amaçlıyoruz.”

Bulut bilişim kullanan Armalar, işletme giderlerinde büyük tasarruf sağlıyor. Layer Sistem Kurucu Ortağı Burak Tuvay, “Bulut bilişim tarafında ‘platform as a servis’ ve ‘infrastructure as a servis’ hizmetlerimizle firmaların donanım yatırımları bakımları ve sistem işletim giderlerinden tasarruf etmelerini sağlıyoruz.

‘Software as a servis’ olarak kiraladığımız yazılımlarımızdan LayerLog ile 5651 sayılı yasaya göre işletmelerin tutması gereken internet loğlarını bulut üzerinde işletmeye hiç bir donanım ve yazılım masrafı olmadan alma imkanı tanıyoruz” diyor. Şu anda yurtiçinde hizmeti devameden Layerwifi projesini yurtdışına açacaklarını belirten Tuvay, bu yılın sonuna kadar hem yurtiçi hem de yurtdışına hizmet verecek bulut üzerinden çalışacak servis kontrol yazılımlarını tamamlayacaklarını söylüyor.

PAZAR YÜZDE 21 BÜYÜYECEK
Türkiye’nin ilk ve tek kodlama bilgisi gerektirmeyen bulut tabanlı uygulama geliştirme platformunu sunan Ofisim’in kurucusu ve CEO’su Serdar Turan, IDC’nin yayınlamış olduğu güncel raporlara göre, Türkiye’de bulut pazarının 2018 yılı sonunda yaklaşık yüzde 21’lik büyüme oranıyla 140 milyon dolara ulaşacağını söylüyor. Buluta geçiş taleplerinin günden güne arttığını belirten Turan, Avrupa ve Amerika’daki işletmelerin artık birçok hizmeti bulut altyapısı üzerinden aldığını ifade ediyor.

Red Hat Türkiye Genel Müdürü Haluk Tekin, IDC’nin verilerine göre bulutun yaygınlaşmasında, basitleştirilmesinde ve taşınabilirli-ğinde önemli ilerlemeler olduğunu vurguluyor. Tekin, “Buluta duyulan talep giderek daha da büyürken kurumlar artık bulut mimarisinin önümüzdeki yıllarda en büyük bütçe kalemlerinden biri olmasını bekliyor. Konteynerlerde kaydedilen gelişmeler, müşterilerin uygulama platform sağlayıcılarından bulut konusunda yardım istemeleriyle sonuçlanıyor” diye konuşuyor. Haluk Tekin, Türkiye’deki yeni projelerinin özellikle konteynere geçiş alanına odaklandığını söylüyor.

Fortinet Türkiye Ülke Müdürü Serdar Yalçın ise 4,5G/5G teknolojilerine geçişin nesnelerin internetinin yaygınlığını da artıracağını, dolayısıyla ilerleyen yıllarda ülkemizde bulut sistemleri içerisinde güvenliğin çok daha ön plana çıkacağını belirtiyor. Yalçın, şirketlerin bulut platformlarını hayata geçirirken öncelikle kendi gereksinimlerini doğru şekilde belirlemeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Serdar Yalçın, “Bu gereklilikler içerisinde güvenlik unsuru olmazsa olmaz bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu nedenle başta güvenlik olmak üzere bulut sistemleri kurulurken şirketlerin tüm süreçlerde doğru danışmanlık hizmeti alması hayati önem taşıyor” diyor.

ZEKİ KUBİLAY AKYOL RADORE VERİ MERKEZİ KURUCU ORTAĞI VE YKB.
“2 BİNDEN FAZLA SALDIRI TÜRÜNE KORUMA SAĞLIYORUZ”
“Radore olarak toplam bin 760 metrekarelik alanda birçok fiber altyapı sağlayıcısına doğrudan erişim sağlayabildiğimiz bir yapıya sahibiz. Operatör bağımsız ve yedekli sistem kurgumuz sayesinde müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçlarına yönelik özel hizmetler sunuyoruz. Altyapımız, yüksek kaliteli servislerimiz, yedekli internet erişimimiz, yüzde 99,99 uptime garantimiz ve enerji verimliliğimizle ön plana çıkarak, 10 bin sunucu kapasitemiz, 70’i aşkın kişilik profesyonel ekibimizle birlikte 7 gün 24 saat kesintisiz hizmeti müşterilerimizle buluşturuyoruz.

Üçüncü nesil veri merkezi yatırımımızla halihazırda 3 bin 500’ün üzerinde kişi ve kuruma, sunucu barındırma başta olmak üzere, sunucu ve donanım kiralama, bulut sunucu servisleri, paylaşımlı web hosting, alan adı, SSL, CDN (Konum Bazlı İçerik Dağıtım Ağı) ile birlikte sunucu, network ve BT altyapı yönetim hizmetleri sunuyoruz. Yedekli ve yüksek kapasiteli internet erişimi sağlayarak yüzde 99,99 uptime garantisi veriyoruz.

Güvenlik uygulamalarımız sayesinde bulutta barınan tüm verileri koruma altına alıyor, güvenlik duvarı hizmetleri, port ve kaynak IP bazlı kurallarla sunuculara doğru gelen trafiği düzenleyebiliyor ve dışarıdan gelebilecek 2 binden fazla saldırı türüne karşı koruma sağlıyoruz. Ayrıca SSL (Secure Socket Layer) veya IPsec (Internet Protocol Security) VPN (Virtual Private Network) ile sadece yetkili personel sunuculara erişebiliyor. 7/24 çalışan Radore Operasyon Merkezi ile anında devreye girerek iş sürekliliği sağlanması için gerekli müdahaleyi gerçekleştiriyoruz. Böylece kullanıcılarımızın dünyanın herhangi bir noktasından bulut sağlayıcıya dilediği zaman ulaşması mümkün hale geliyor.”

ALPASLAN TOMUŞ MİKRO YAZILIM GENEL MÜDÜRÜ
“ÜRÜNLERİMİZİ 105 BİNİ AŞKIN İŞLETMEYLE BULUŞTURDUK”
“Mikro Yazılım, ürün ve hizmetlerini Türkiye’de ve Türkiye sınırlarının ötesinde 105 bini aşkın işletmeyle buluşturmayı başardı. Küçük esnaf, girişimci ve serbest meslek sahiplerine yönelik olarak geliştirdiğimiz yeni bulut ürünümüz MikroX’in lansmanını gerçekleştirdik. MikroX, firmalar işini büyütürken, onların ön muhasebesini tutan ve gelir gider akışını takip eden çok kullanışlı, bulut tabanlı bir ticari yazılım. Üstelik firmalar MikroX’e abonelik maliyeti dışında hiçbir yatırım bedeli ödemeden sahip olabiliyor. Sade arayüzü sayesinde firmalara hızlı ve kolay kullanım avantajı sağlıyor. Abonelik bedeli haricinde, firmalar MikroX için ayrı bir bedel ödemiyor ve güncellemelerden ücretsiz yararlanıyorlar.

MikroX kullanan firmalar, finansal operasyonlarını her yerden ve cihazdan istedikleri zaman kolayca yönetebilirler. MikroX’i mayıs ayında lanse etmemizin ardından iki ay gibi kısa bir süre içerisinde kullanıcı sayımız binin üzerine çıktı. Belirttiğimiz hedef segmentasyonda özellikle işlerini defter ile yöneten firmalar, yatırım maliyeti gerektirmeyen, online erişim sağlayan kolay kullanımlı ve gerçekten ihtiyaçlarına tam olarak yanıt veren ticari bir yazılıma rağbet gösteriyorlar.

MikroX’in bu anlamda çok doğru bir noktada konumlandığını söyleyebiliriz. MikroX, diğer taraftan, Türkiye’nin önde gelen köklü yazılım firmalarından olan Mikro Yazılım’ın 30 yıllık bilgi birikimi ve bugün 105 binin üzerine çıkan kurumsal müşteri deneyiminden de beslenme avantajıyla ön plana çıkıyor. MikroX’in bulut yazılımları arasında çok yakın bir zaman diliminde lider markalardan biri olacağını söyleyebiliriz.”

SİNAN KILIÇOĞLU T-SYSTEMS TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ
“SAĞLIK SEKTÖRÜNE YÖNELİK ÇÖZÜMLER ÜRETECEĞİZ”
“Türkiye’de şirketlerin bulut bilişime ilgisi her geçen gün artıyor. Bulut bilişimle sağlanan maliyet avantajı, esneklik ve gündelik tüketici kullanımına açık yapı, şirketlerin bulut bilişime olan ilgisini arttırıyor. Bulut teknolojisi yaklaşık 10 yıllık bir geçmişe sahip olmakla birlikte, küçük ölçekli işletmelerden küresel kuruluşlara, devlet kurumlarına ve sivil toplum örgütlerine kadar çok sayıda kuruluş farklı amaçlarla bu teknolojiyi benimsemiş durumda.

Türkiye henüz bu teknolojik dönüşümü tamamlamamış olsa da bu alanda önümüzdeki yıllarda devrim niteliğinde değişimler olacağını düşünüyorum. Deutsche Telekom Grubu’nun merkezi yatırımlarını ve global ölçeğinin avantajlarını değerlendiren T-Systems’ın ülkemizde bu pazarın gelişiminin öncülerinden olacağını söyleyebiliriz. Bulut bilişim gün geçtikçe artarak dünya genelinde sağlanan standart bir çözüm haline geliyor. Buna rağmen pek çok şirket ve organizasyonun BT yapılarını buluta taşımayı halen risk olarak gördüğünü söylemek mümkün.

Güvenlik, veri yönetimi tecrübesi, destek ve problemlerin zamanında çözümü, ihtiyaç anında servis ilave edilebilmesi, açık ve güçlü SLA sunulabilmesi, uygulama tecrübesi, sektörel tecrübe bu konuda büyük önem taşıyor. T-Systems olarak bu noktada devreye giriyoruz. Cloud Computing kapsamında Deutsche Telekom Grubu’nun merkezi yatırımlarını değerlendirerek ‘kullandığın kadar öde’ (pay as you grow) başlığıyla ülkemizde de ‘SaaS for Unified Communications’ (tümleşik iletişim) servisimizi hayata geçirmiş durumdayız. Yakın gelecekte sağlık sektörüne yönelik ‘cloud computing’ çözümlerimizi de Türkiye’de devreye almak hedefindeyiz. Cloud Computing’in T-Systems’ın önem verdiği inovasyon başlıklarından biri olması nedeniyle portföyümüzü genişletmeye devam edeceğiz.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap