Hedefte uzak pazarlar var

Hedefte uzak pazarlar var

981Başta iplik olmak üzere tüm tekstil ve hazır giyim sektörü, zor geçen 2015’in ardından 2016 için umutlu. Büyüme için yeni pazar arayışına giren sektör, bu yıl dümeni uzak pazarlara kırıyor. Sektör, İran ve ABD’nin yanı sıra Kanada, Güney Kore, Japonya Hong Kong ve Çin pazarlarında büyümeye hazırlanıyor.

AYŞEGÜL SAKARYA PEHLİVAN
asakarya@ekonomist.com.tr

2015, Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyim için zor bir yıl oldu. 2014 yılında çevre ülkelerdeki siyasi ve ekonomik gelişmeler nedeniyle başlayan çalkantılar,2015 yılında da devam etti. Rusya ile ilgili olarak, rublenin dolar karşısında değer kaybetmesi ve bunun sonucu kur farklılıklarının doğurduğu birtakım ticari zorluklar, Türkiye’nin Rusya ile siyasi gerilim yaşaması, tekstil üretimi ve ihracatı yapan firmaları daha da sıkıntılı bir sürece itti.

Geçtiğimiz yıllarda Rusya en çok tekstil ihracatı gerçekleştirdiğimiz ülke konumundayken, 2014 sonu itibariyle sıralamada ikinci sıraya gerileyerek yerini İtalya’ya devretti. Bu gerilim iklimi rakamlara da olumsuz yansıdı. 2014’de 18,7 milyar gibi bir ihracat rakamına ulaşan sektör, 2015 yılını yüzde 9,4 düşüşle 17 milyar dolar ihracatla kapattı. 2015’te kilogram bazında ihracat fiyatı yüzde 5 artmasına rağmen, parite etkisinden kaynaklı nedenlerle sektörün geliri düştü.

8 MİLYAR DOLARIN ANALİZİ
Elbette bu tablo sektörün alt dallarına da olumsuz yansıdı. Bugün toplam 8 milyar dolar değerinde olan tekstil ihracatının 2,6 milyar dolarla yüzde 33’ünü dokuma kumaş, 1,4 milyar dolarla yüzde 18’ini örme kumaş, 584 milyon dolarla yüzde 7’sini elyaf ve 1,7 milyar dolarla yüzde 22’sini de diğer tekstil ürünleri oluşturuyor.

Sektörün en önemli alanlarından ipliğin payı ise 1,6 milyar dolarla yüzde 20 civarında. Bu üretici gücüne rağmen geçen yıl yaşanan gelişmeler başta iplik olmak üzere alt sektörler bazında ihracatta gerilemelere neden oldu. Dokuma kumaş, iplik, örme kumaş, elyaf, ev tekstili ve teknik tekstil ihracatında yüzde 9 ile yüzde 15 arasında değişen oranlarda ihracat düşüşleri gerçekleşti.

Tüm bu negatif tabloya rağmen tekstil sektörü 2016’ya umutlu girdi. Sektörde son günlerde yavaş yavaş da olsa bir toparlanma olduğunu söyleyen İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle, dönemsel rakamlara bakıldığında geçtiğimiz yılın rakamlarına yaklaştıklarını söylüyor.

YENİ PAZARLAR GÜNDEMDE
Sektör, 2016’da büyümek için yeni pazarlara odaklanmış durumda. Bunların başında İran geliyor. 2015 yılında İran’a yönelik başarılı bir ticaret heyeti düzenlediklerini söyleyen İsmail Gülle, “Alıcılarla sektör temsilcilerimizi buluşturduk. Bu yıl yine ikinci bir heyet organizasyonu düzenlemek amacıyla çalışmalarımızı başlattık. İyi sonuçlar almayı umuyoruz” diyor.

2016 yılında sektörün gündemindeki diğer pazar ise ABD. İTHİB, bu ülkeye ihracatın artması için çalışmalara başlamış durumda. ABD tekstil pazarında sürekli artan bir payları olduğunu söyleyen İsmail Gülle, “2016 yılı için hedefimiz bu artışı hızlandırmak ve ABD pazarına ihracat yapamayan firmalarımız için bu pazarı kolaylaştırmak. Zira ABD çok büyük bir pazar ve bu potansiyeli değerlendirmek için daha fazla gecikmemeliyiz” diye konuşuyor.

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sabri Ünlütürk ise İran ve ABD’nin yanı sıra Kanada. Güney Kore, Japonya, Hong Kong ve Çin pazarlarına dikkat çekiyor.

TEKNİK TEKSTİLE YÖNELDİLER
Dünyanın önemli iplik ve tekstil üreticilerinden Türkiye, yeni pazarlara katma değerli ürünlerle açılmayı planlıyor. Bu doğrultuda şirketler özellikle teknik tekstil üretimine yönelik elyaf ve iplik üretiminde yatırım için fırsat kolluyor.

Türkiye’nin sahip olduğu modern iplik üretim tesisleriyle dünyanın önde gelen iplik üretici ve ihracatçılarından biri olduğunu söyleyen İsmail Gülle, şöyle konuşuyor: “Özellikle teknik tekstil alanında yapılan uygulamalar ile ipliği farklı özelliklerde pazara sunan üreticiler öne çıkmaya başladı. Teknik tekstil sektörü her zaman bahsettiğimiz üzere sağladığı katma değer ile önümüzdeki yıllarda sektörümüzün lokomotifi olacak.

Gelişmiş ülkeler teknik tekstile olan yatırımlarını her geçen yıl artırıyor ve kalkınmalarına katkıda bulunuyor. Türkiye’nin de bu yönde çalışmalarını hızlandırarak, üreticileri gerek yeni yatırımlara teşvik edecek gerekse mevcut yatırımlarını geliştirecek şekilde desteklemesi gerekli.”

Özel sipariş ürünler üretme konusunda Türkiye’nin dünyada önemli marka ülkelerden biri olduğunu kaydeden sektör temsilcileri, dolayısıyla iplik sektörü ihracatının ve talebinin sürekli arttığına dikkat çekiyor. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde de teknik tekstil elyafı ve yüksek mukavemetli iplik gibi teknik tekstil ürünlerinin temel hammaddelerinin üretimine yönelik önemli yatırımlarda artış bekleniyor.

İplik sektörü İstanbul’da buluştu
Dünyanın önemli iplik üreticilerinden biri olan Türkiye dünyanın en büyük iplik fuarlarından birine ev sahipliği yapıyor. Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 4-6 Şubat tarihlerinde 13’üncü Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, 18 ülkeden 233 firma ve 75 ülkeden 7 bin 254 profesyonelin ziyaretiyle gerçekleşti.

Bu yıl yepyeni etkinliklerle ziyaretçilerin karşısına çıkan fuar, başta Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından ‘Örgüden Hikayeler’ konseptiyle tasarlanan ‘Örgü Oda’ olmak üzere, farklı kurum, kuruluş ve dernekler ile birlikte hazırlanan çeşitli aktivitelere ev sahipliği yaptı. Bir sonraki İplik Fuarı’nın 2-5 Şubat 2017 tarihinde Tüyap’ta gerçekleştirilmesi planlanıyor.

KONFERANS DÜZENLEYECEK
Hatta İTHİB, bu yılın ikinci yarısında Teknik Tekstil Konferansı düzenleyerek sektör paydaşlarını bir araya getirmeyi planlıyor. İsmail Gülle, İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri’nin (İTKİB) kurduğu İstanbul Tekstil Araştırma ve Geliştirme Merkezi’nin (ITA) kapasitesinin artırıldığını söylüyor.

Gülle, “Geçtiğimiz yıl Aachen Üniversitesi ile imzaladığımız işbirliği anlaşması sayesinde İTA İstanbul’un kurumsal kapasitesinin artırıldığını sektöre tanıtmayı ve Türkiye Teknik Tekstil Teknoloji Platformu’nun yeniden canlandırılmasına ilişkin sektörün görüş ve önerilerini öğrenmeyi hedefliyoruz” diyor.

Sanko dünyaya üretim yapıyor
Sanko Holding’in amiral gemisi Sanko Tekstil, dünyanın sayılı iplik üreticileri arasında yer alıyor. Sanko Tekstil, aynı zamanda inovasyona yönelik çalışmalar da yapıyor. Organik, geri dönüştürülebilir ve sürdürülebilir pamuklu tekstil üretimi yapan şirket, böylece ekolojik dengenin bozulmamasına da katkıda bulunuyor.

Bu başarısını tekstilin diğer alanlarına da taşıyan Sanko, örgü tesislerinde 400’e yakın örme makinesiyle Avrupa’daki en büyük üretim kapasitelerinden birine sahip. Boya ve kasar işlemlerinde Oeko-Tex sertifikasına sahip olan Sanko Tekstil boyahanelerinde, her tür elyaf, iplik ve kumaş, doğanın renkleriyle boyanıyor ve baskı yapılabiliyor.

Sanko’nun havlu ve bornoz tesislerinde ise yıllık 5 bin tonun üzerinde üretim yapılıyor. Havlu ve bornoz üretiminin tamamını ihraç eden Sanko, zengin tasarım çeşitliliğini Maisonette ve Egeria markalarıyla dünyadaki müşterilerine ulaştırıyor. Sanko’nun önemli üretim alanlarından biri de denim.

Dünyanın sayılı dokuma işletmelerinden biri olan İsko Dokuma, yıllık 250 milyon metre kapasitesi ile müşteri istekleri doğrultusunda denim kumaş üretiyor. Üretim kapasitesiyle denim üretiminde dünyada söz sahibi olan İsko Dokuma, üstün kalite avantajının yanı sıra, ürün gamını sürekli yenileyip müşteri taleplerini en iyi şekilde karşılayarak dünya markalarına hizmet veriyor.

“Sentetik elyaf üretimi artırılmalı”
MUSTAFA SABRİ UNLUTURK
Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı
“Teşviklerin özellikle bizim sektörümüzde beklenen üretim artışını sağlamadığını düşünüyorum. Sektör rekabetçi gücünü hızlı ve esnek üretimden alıyor. Bu da mevcut bölgelerdeki kümelenmeler sayesinde oluyor. Uzak bir bölgede bir firmanın tek başına başarı sağlaması pek kolay değil.

Türkiye’de sentetik elyaf üretimi çok düşük. Hızla artan sentetik hazır giyim ürün talebi göz önünde bulundurulduğunda, hızlıca sentetik elyaf üretimini artırmamız gerektiği ortada. Katma değerli üretime, fonksiyonel tekstil ürünleri üretimine odaklanmak gerekli. Özellikle kumaşta tasarım odaklı üretime odaklanılmalı. Teknik tekstil sektöründe mevcut yatırımları ve yeni yatırımları üretimin yapıldığı şehir veya bölgede destekleyerek teşvik etmek gerekli.”

‘İhracatta sınırlı artış olacak”
ŞEREF FAYAT
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı
“2015’te ihracatımızı olumsuz etkileyen Euro-dolar paritesindeki gerileme etkisi ortadan kalktı. AB ekonomilerinde parasal genişlemeye paralel olarak büyümenin hızlanması ihracatta artış beklentimizi besliyor. Ancak bin 300 TL’lik asgari ücretin üretim maliyetlerine getirdiği artış ister istemez küresel pazarlarda rekabet gücümüzü azaltacak. Diğer taraftan Rusya ile uçak krizi ve başta Suriye olmak üzere bölgesel sorunların kaçınılmaz olarak ihracatımıza olumsuz yansımaları olacak. Söz konusu engellere rağmen 2016’da ihracatta yüzde 4-5’lik sınırlı bir artış bekliyorum.”

“Teknik tekstil öne çıkıyor”
İSMAİL GÜLLE
İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı
“Türkiye dünyanın yedinci büyük pamuk üreticisi ve yılda yaklaşık 650 bin ton pamuk üretimi yapılıyor. Pamuk üretiminde iki yıl öncesine kadar azalma eğilimi vardı. Son iki yıl içinde ise yeniden yükselişe girdi. Suni-sentetik elyaf üretimine yönelik ülkemizde önemli yatırımlar yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor.

Son dönemde dünyadaki en son teknolojik gelişmeleri takip eden suni-sentetik iplik sektörü, üretim kapasitesi ve çeşitlilik açısından dikkate değer seviyeye geldi ve gelişmesini sürdürüyor. Teknik tekstil üretimine yönelik elyaf ve iplik üretimi için yapılan yatırımlar son yıllarda hızla artıyor. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde, teknik tekstil elyafı ve yüksek mukavemetli iplik gibi teknik tekstil ürünlerinin üretiminde temel hammaddelerin üretimine yönelik önemli yatırımların gerçekleşmesini bekliyoruz.”

“Pamuk üretiminin teşviki gerekiyor’
YAŞAR KUÇUKÇALIK
Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği Başkanı
“Türkiye, yalnızca ev tekstilinde değil tekstil ve hazır giyimin her alanında dünyanın önemli üreticilerinden biri. Bu sebeple güçlü teknoloji ve know-how altyapısına sahibiz.

Ulaşım yollarının kavşak noktasında, kıtaların birleştiği yerde bulunan Türkiye, hızlı ve kaliteli serviste de parmakla gösterilen ülkelerden birisidir. Ülkenin sahip olduğu modern finans altyapısı, firmaların global piyasalardaki güvenli pozisyonu ile tamamlanınca iş yapmak için tercih edilen ülkelerden biri oluyoruz.

Eksiklerimizden ziyade üzerinde çalışılması gereken noktaları ise şu şekilde dile getirebiliriz: Yeni bir fuar ve kongre merkezi kurulması, pamuk üretiminin teşviki, ithalatta koruyucu önlemler alınması, büyük ölçekli bölgesel AR-GE merkezleri kurulması, cari açığın azaltılması için ithalatta ek vergilerin kapsamının genişletilmesi ve yüksek teknoloji kullanımı gerektiren üretimlerin teşvik edilmesi.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap