Okul seçerken dikkat!

Okul seçerken dikkat!

Okulların kapanmasına az bir süre kaldı. Öğrencilerin eğitim maratonu bitiyor ama ebeveynlerin okul seçme maratonu tam hız devam ediyor.

Gelişen teknolojiyle birlikte eğitim sisteminin de hızla yenilendiği günümüzde velilerin çocuklarının geleceğini şekillendirecek bu seçimi yapmaları hiç de kolay değil. Uzmanlar, okul seçerken ebeveynlerin pek çok kriteri göz önünde bulundurmasını öneriyor.

Çocukları için okul seçmek anne babalar için oldukça zor bir süreç. Köklü okullar, hızla şubeleşen kolejler, yeni eğitim kurumlarının yanı sıra üniversitelerin doğrudan veya dolaylı olarak bünyesinde bulunan özel okullar arasından seçim yapmak hiç de kolay değil.

Bazı aileler çocuklarını gönderecekleri okulu daha bebeklik çağında belirleyip evini hedeflediği okula göre seçiyor. Kimi aileler ise okul seçimini son dakikaya bırakıyor. Ebeveynlerin büyük çoğunluğu ‘en iyi’ olan seçeneği arıyor. İş en iyiyi seçmekle de bitmiyor.

Bakanlığın adrese dayalı olarak belirlediği okulun dışındaki seçeneklere kayıt yaptırabilmek, başarılı olarak tanımlanan devlet okulları da dahil belirli bir bütçe gerektiriyor. Tabii okul arayışına giren anne-babaların, çocukları için okul seçme deneyimini yaşamış tanıdıkların tavsiyelerinden etkilendiğini de söylemeden geçmemek gerek.

SEÇİM KRİTERLERİ
Alman eğitimin, çocuklar ve veliler için aynı sonuca ulaşması mümkün olmadığı için tavsiyeler de birbirinden farklı oluyor. Psikolojik Danışman Yılmaz Erdal, anne babaların, tanıdıklarının tavsiyelerine ek olarak, okulun fiziki yapısı, öğretmenin niteliği, idarecilerin durumu, temizlik, maliyet, okulun eve olan mesafesi, servis ağı, yabancı dil eğitimi okuldaki yemeğin niteliği gibi özelliklere bakarak okul seçmeye çalıştıklarını da ekliyor.

Bütün bu özelliklerin gözden geçirilmesi okul seçimi açısından çok önemli. Çünkü iki saat boyunca serviste kalınarak gidilen bir okul, ne kadar iyi olursa olsun seçimin dışında kalabiliyor. Hürriyet Gazetesi Eğitim Servisi Müdürü Nuran Çakmakçı, konuya farklı bir yaklaşım getiriyor. Çakmakçı, okul seçerken mümkünse velilerin çocuklarını yanlarında götürüp onları da izlenimlerini almaları gerektiğini söylüyor.

Günümüz koşullarında teknolojinin eğitim için şart olduğunu vurgulayan Çakmakçı, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Teknoloji eğitimin olmazsa olmazı. Öğretmenlerin öncelikle teknolojiye hakim olup, konu anlatımlarında üç boyutlu ve görsel anlatımlarda teknolojiye yer

BAHÇEŞEHİR KOLEJİ
vermelerinin daha sağlıklı olduğu konuşuluyor. Örneğin ilköğretimde vücudumuz ve organlarımız anlatılırken akıllı tahtada kalbin çalışmasını gösteren, kirli ve temiz kan akışını anlatan üç boyutlu bir görsel daha kalıcı bir öğrenim sağlayabiliyor.”

EĞİTİM FELSEFESİ ÖNEMLİ
Yıllardır eğitim alanında çalışan öğrenci koçu Elgiz Henden, okul seçmeden önce eğitim önceliklerinin listelenmesini öneriyor. Bir okuldan ne bekleniyorsa bunun çocuğun ihtiyaçları, koşulları ve tercihi göz önüne alarak belirlenmesi gerektiğinin üzerinde duran Henden, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Okulun öğrenciye ve ihtiyaçlarına olan yaklaşımı, belirli bir eğitim felsefesi veya özel yapısının olup olmaması önemli.

Öğretmenlerin okula bağlılığı, sınıfın büyüklüğü ve sınıftaki öğrenci sayısına da dikkat edilmeli. Ebeveynlerin eğitim dışındaki aktivitelere, okulda öğrenme ve ödev yapma yeri olup olmadığına da bakmalı. Bir diğer önemli konu ise okul içinde esen rüzgar…

Okul size en çok neyi yansıtıyor, kişisel ve kültürel açıdan iyi hissediyor musunuz? Bu detaylar önemli. Öğretmenler ve çocuklar arasındaki ilişkinin açık, saygılı ve samimi olması da dikkat edilmesi gereken bir başka kriter. Bir de duvarlarda çocuk eserleri, gösterileri ve kutlamalarının olup olmadığı da gözden kaçırılmamalı.”

BAHÇEŞEHİR KOLEJİ
“EĞİTİME ÖNCÜLÜK EDİYORUZ”
Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumlan, 49 yıl önce Enver Yücel tarafından kurularak ülkenin en önemli eğitim kurumlarından biri haline geldi. 1994 yılında bu çatı altında kurulan Bahçeşehir Koleji, 2017-2018 eğitim öğretim döneminde yeni açılacak kampüslerle birlikte 100 kampüse ulaşacak.

Türkiye genelindeki kampüslere ek olarak Kanada’da Fulford Academy’yi ilk yurtdışı kampüsü olarak bünyelerine kattıklarını söyleyen Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ, “2017-2018 yılı hedeflerimiz doğrultusunda açacağımız yeni kampüslerle öncü eğitim modellerimizi daha çok çocuğa ulaştırmakla kalmayıp, 4 bin yeni personel istihdam ederek ekonomimize de katkı sağlamayı amaçlıyoruz” diye konuşuyor.

İki yıl içinde Türkiye genelindeki kampüs sayısını 150’nin üzerine çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Özlem Dağ, önemli hedeflerinden birinin de Fen ve Teknoloji liselerinin sayısını 15’e çıkarmak olduğunu belirtiyor. Bahçeşehir Koleji’ni diğer okullardan ayıran özeliklerle ilgili ise Özlem Dağ şunları söylüyor: “Geleceğin değişen dünyasına hazır, araştıran, sorgulayan, üreten bireyler yetiştirmek amacıyla eğitim modellerimizi sürekli geliştiriyoruz.

Uyguladığımız STEM+A, Kişiye Özgü Öğretim Modeli (KÖM), Master 6 gibi eğitim modelleriyle ülkemizi geleceğe taşıyacak, yeni sanayi devrimi olarak anılan Endüstri 4.0’a hazır bireyler yetiştiriyoruz.

Beş yaşından itibaren Türkiye genelindeki tüm kampüslerimizde uyguladığımız kodlama ve robotik eğitimiyle öğrencilerimize analitik düşünme becerisi edindiriyoruz. Bahçeşehir Koleji’ni diğer okullardan ayıran en büyük farkın, dünyadaki eğitim trendlerini yakından takip etmesi ve Türkiye’de eğitime öncülük etmesi olduğunu düşünüyorum.”

İDE OKULLARI
ÖNCELİKLERİ EĞİTİM KADROSUNA YATIRIM
İde Okulları yeni kurulan bir eğitim kurumu. Çamlıca kampüsünde anaokulu, ilkokul, ortaokul düzeyinde eğitim veren okulun kurucularından olan İde Okulları Kurucu Genel Müdürü Bünyamin Çelikten, İde Okulları’nı kurma fikrinin yaklaşık sekiz ay kadar önce ortaya çıktığını anlatıyor.

Eğitim kurumu, “Nasıl bir okul? Nasıl bir eğitim?” sorularına cevap ararken bir fikir, bir ide olarak doğuyor. Eğitim sektörüne inanıp eğitime yatırım yapmaya karar veren Salih Kılıç, İsmail Katmerci ve Levent Olguner gibi önemli iş adamlarıyla birlikte yola çıkan Bünyamin Çelikten, en önemli farklılıklarından birinin şirkette çalışanların da hissedar olarak yer alması olduğunu belirtiyor.

Kendilerinin öncelikli olarak sürekli eğitim kalitesine yatırım yapacaklarının altını çizen Çelikten, diğer eğitim kurumlarından farklılaşacakları noktalarla ilgili ise şu bilgileri veriyor: “İde Okulları hakkında konuşulduğunda ilk akla gelen şeyin eğitim kadrosunun niteliği olmasını istiyoruz.

Biz ağırlıklı olarak buna yatırım yapacağız. Çünkü iyi bir eğitimin ancak iyi bir kadro ile olacağını biliyoruz. Öğretim modelimizin önemli bir parçası da dünyada saygın eğitim kurumlarında kullanılan PASS yaklaşımından oluşuyor. İde Okulları’nın öğrenme sürecinde bilimsel yaklaşımı ve çocukların öğrenme yetkinliklerini geliştirme ve güçlendirmede dünyadaki en modern ve etkili yöntemleri belirleyerek kullanıyoruz.

ide Bilişsel Destek Birimi aracılığıyla, öğrencilerin bilişsel alanlarını geliştirmek için özel çalışmalar yürütüyoruz. Böylece öğrencilerin geliştirilmesi gereken ve güçlü alanlarına yönelik ayrı ayrı çalışmalar yapmış oluyoruz.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap