Sadeleşme görünümlü gevşeme sürüyor

Sadeleşme görünümlü gevşeme sürüyor

orhankaracaMerkez’in gecelik borç verme faizi 50 baz puan daha aşağı indi. Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu (PPK), geçen hafta yaptığı mayıs ayı toplantısında gecelik borç verme faizini 50 baz puan daha indirdi.

DR. ORHAN KARACA
okaraca@ekonomist.com. tr

Daha önce yüzde 10 olan gecelik borç verme faizi, bu indirimle yüzde 9,5’e çekildi. PPK, diğer iki temel para politikası faizinde ise değişiklik yapmadı. Gecelik borç alma faizi yüzde 7,25’te, haftalık repo borç verme faizi ise yüzde 7,5’te sabit tutuldu.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
hb132PPK, gecelik borç verme faizini üç aydır aşağı çekiyor. Mart ayında 25 baz puanlık, nisan ayında ise 50 baz puanlık indirim yapılmıştı. Böylece üç ayda 125 baz puanlık indirim yapılmış oldu.

DÜPEDÜZ GEVŞEME VAR!
PPK, bu indirimin gerekçesi olarak geçen yıl ağustos ayında açıklanan para politikasını sadeleştirme stratejisini gösteriyor. Bir kez daha hatırlatmak gerekirse, Merkez Bankası, fiyat istikrarı yanında finansal istikrara da ulaşmak amacıyla, 2011’den bu yana para politikasında birçok aracı birden kullanıyor. Bunlardan en önemlilerini gecelik borç verme faizi ile haftalık repo borç verme faizi oluşturuyor.

Piyasanın Merkez Bankası’ndan aldığı fonların ortalama maliyeti, fonlamada bu iki kanaldan hangisinin ağırlık taşıdığına bağlı olarak değişiyor. Merkez Bankası, piyasaya gecelik ve haftalık vadede verdiği fonların kompozisyonunu değiştirerek fonlama maliyetini de değiştiriyor. Böylece fonlama maliyeti fiili para politikası faizi oluyor. İşte para politikasında sadeleştirme, bu uygulamanın yavaş yavaş terkedilerek piyasanın yeniden tek faizle fonlanmaya başlanması anlamına geliyor.

Merkez Bankası, para politikasında sadeleşmenin sıkılaştırma ya da gevşeme anlamına gelmediğini söylüyor. Ancak gerçekten böyle olması için ortalama fonlama maliyetinde bir değişiklik olmaması gerekiyor. Bu da ya gecelik borç verme faizi düşürülürken haftalık borç verme faizinin yükseltilmesi, ya da gecelik borç verme faiziyle verilen fonlamanın ağırlığının arttırılmasıyla mümkün.

Ancak bunların ikisi de yapılmadığı için gecelik borç verme faiziyle birlikte ortalama fonlama maliyeti de yavaş yavaş aşağı geliyor. Şubat ayında yüzde 9’un üzerinde olan ortalama fonlama maliyeti geçen hafta yüzde 8,4 civarına kadar indi. Gecelik borç verme faizinin 125 baz puan aşağı indiği son üç ayda ortalama fonlama maliyeti de 70 baz puan kadar geriledi. Bu ise düpedüz parasal gevşeme anlamına geliyor.

GEVŞEME DOĞRU MU?
Bu noktada para politikasının gevşetilmesinin doğru olup olmadığını sorgulamak gerekiyor. Merkez Bankası’nın yasasında belirtilen temel amacının fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olduğu düşünülürse de bu sorunun yanıtı net bir şekilde “hayır” olmalı. Çünkü enflasyon fiyat istikrarına karşılık gelen bir yerde değil. Son üç ayda enflasyon 3 puan düşerek yüzde 9,6’dan yüzde 6,6’ya indi ama hala yüzde 5’lik orta vadeli hedefin üzerinde bulunuyor.

Üstelik biraz “baz etkisi” biraz da Rusya’ya ihracatın durması nedeniyle gıda fiyatlarında yaşanan düşüşten kaynaklanan bu inişin de sonu gelmiş gibi görünüyor. Nisan ayındaki PPK kararında enflasyondaki düşüşün kısa vadede devam edeceğini söyleyen Merkez Banka-sı’nın mayıs ayında böyle bir şey söylememesi, bankaların bankasının da bunu kabul ettiğini düşündürüyor.

Hal böyleyken indirime niye devam edildiği sorusuna ise mantıklı bir cevap bulmak zor. Bu sorunun yanıtı siyasetle ilişkili gibi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın faizleri çok yüksek bulduğu ve hızla indirilmesini istediği biliniyor. Ahmet Davutoğlu’nun istifası sonrasında geçen hafta Bi-nali Yıldırım tarafından yeni hükümetin kurulmasıyla Erdoğan’ın devlet yönetimindeki gücü iyice arttı. Merkez Bankası başkanı da nisan ayında değişmiş ve Doç. Dr. Erdem Başçı’nın yerine Murat Çetinkaya gelmişti. PPK’nın üyeleri de yavaş yavaş yenileniyor. Maalesef yeni Merkez Bankası siyasi baskılara çok fazla dayanabilecekmiş gibi görünmüyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap