|
Dubaililer, bundan böyle turizm, lojistik ve finansa odaklanacak.
Haber : Ekonomist Online / 06.06.2010
Yapay adaları, 7 yıldızlı otelleri
ve dünyanın en büyük gökdeleni
olan Burj Dubai ile lüks
denince insanların aklına ilk
gelen ülkelerden biridir Dubai.
Orta Doğu’nun Hong Kong’u olma
yolunda çok hızlı adımlar atan Dubai,
1990’lı yıllardan itibaren dünya ekonomisine
adeta damgasını vurdu.
Aslında geçen yıla kadar da her şey
yolunda gidiyordu. Ta ki ABD merkezli
küresel krizin yarattığı ‘tsunami’ Dubai
sahillerini vurana kadar…
Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE)
oluşturan yedi emirlikten biri olan Dubai
hükümeti, bu süreçte 80 milyar doları
aşan ağır borç yükünü erteleme talebinde
bulunduğunu açıklayınca dünya
piyasaları yeniden sarsıldı.
Ardından gözler Dubai’ye çevrildi
ve basında; insanların panik halinde ülkeden
kaçtığı, havalimanında binlerce
terk edilmiş araçların bulunduğu ve
şehrin bir hayalet kasabaya dönüştüğü
yazıldı çizildi. Peki son durum ne? Geçen
hafta RAK Serbest Bölgesi’nin
10’uncu yıl etkinliği nedeniyle bulunduğumuz Dubai’yi işte bu soruların yanıtını bulabilmek için gezdik, dinledik
ve gözlemledik…
Yolcu trafiği artıyor
Dubai’de gerek havalimanlarındaki
yoğunluk, gerekse de alışveriş merkezlerinin
doluluğu göz önüne alındığında
hızlı bir canlanmanın başladığı kesin.
Şehirde yarım kalan inşaatlarda
vinçlerin yeniden çalışmaya başladığı
açıkça görülüyor. Ticari canlılık ise alışveriş
merkezlerinde açıkça kendini hissettiriyor.
Dubai’nin kabus gibi geçen yakın
döneminin ardından gelişimine dönük
yüzünü yansıtması açısından yurt dışından
gelen yolcu sayısından örnek verebiliriz.
Dubai Havalimanı istatistiklerine
göre 2010 yılının ilk 5 ayında ülkeye
gelen yabancı turist sayısı geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 23 oranında
artmış. Özel uçağı ile Dubai’ye gelenlerin
oranındaki artış ise yüzde 47.
Dubai’de uç proje
üretmek yok
Bunların en önemli nedeni olarak
öncelikle şunu vurgulamak gerekiyor.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin Abu Dabi’deki
merkezi hükümetinin ve Dubai
yönetiminin krizin ardından radikal kararları
art arda devreye soktuğunu öğrendi.
Bunlardan en önemlisini, Dubai’de
bundan böyle bir çivinin bile çakılmayacağı
yönünde alınan karar oluşturuyor.
Bugüne kadar merkezi hükümet eli ile
yapılan ve şehri marka haline getiren
yeni projelerin tamamından vazgeçilmiş.
Bunun yerine, daha konservatif bir
model uygulanarak ticaret, turizm, lojistik,
finans sektörlerinde büyüme kararı
alınmış. Yeni yatırım alanı ise Abu Dabi
ve diğer emirlikler olarak belirlenmiş.
Türkiye’nin BAE Büyükelçisi Vural
Altay, bu kapsamda inşaat yatırımlarının yeni adresinin Abu Dabi olacağını
söylüyor. Dubai’nin yatırım doygunluğuna ulaştığını ve turizm gelirleri ile geçinebilecek
seviyeye geldiğini belirten
Altay, BAE’nin önümüzdeki yıllara ait
hedeflerini ise şu sözlerle açıklıyor:
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|