|
Dünya ekonomisinde ibre yeniden aşağı dönüş sinyalleri veriyor.
Haber : Kıvanç Özvardar / 10.07.2011
Küresel kriz sonrası uygulanan
teşvik ve kurtarma politikalarıyla dünya ekonomisinde
görece bir toparlanma
başlamıştı. Fakat teşvik
paketlerinin yavaş yavaş sonuna gelinmesi
ve Euro bölgesi ekonomilerinde
giderek büyüyen borç krizi ve BRIC ülkelerinde
gerileyen sanayi endeksleri,
global ekonomi aktörlerinde endişeleri
artırmaya başladı.
Kuşkusuz bu endişe Türkiye ekonomisini
de yakından ilgilendiriyor.
Çünkü 2008 krizi sonrası küresel likidite
artarken, Türkiye gibi gelişmekte
olan ülkelerde büyüme, önemli ölçüde
sıcak para ile gerçekleşmişti. Bu da
bugün Türkiye ekonomisinin başına
musallat olan en önemli sorun olan
cari açığın büyümesini beraberinde
getirmişti.
Fakat şimdi dünya ekonomisi aynı
zamanda küresel enflasyon riski ile karşı
karşıya. Bu nedenle üçüncü bir parasal
genişlemenin farklı bir süreç yaşanmasına neden olabileceğine dikkat çekiliyor.
Bu sürecin 2011’in ilk çeyreğinde dünyanın en çok büyüyen ülkesi olarak dikkatleri
üzerine çeken Türkiye ekonomisi
üzerindeki olası riskleri, son dönemde
ekonomi kamuoyunun en önemli gündem
konularından biri.
Ekonomi kamuoyu
bu riskleri büyük
ölçüde global likidite
ve ticaret başlıkları altında değerlendiriyor.
Bilindiği gibi
ABD’de teşvik paketleri
ve niceliksel genişleme
programları
ile özellikle 2010’da
ekonominin ve tüketici
harcamalarının toparlanmaya
devam etmesi
sağlanmıştı. Ancak
bu yılın ilk çeyrek
verilerine bakıldığında
ekonomide büyüme,
beklentilerin altında kaldı. İlk çeyrekteki
yüzde 1.8 seviyesindeki
büyüme
oranı ile yeni önlemler
de sorgulanmaya
başlandı.
ABD büyümesi çok yavaş
Örneğin ABD’de ekonomik aktivitedeki
beklentilerin üzerindeki yavaşlama
ve Euro bölgesi ekonomilerindeki
endişelerin artması, IMF’nin güncellediği tahminlerinde de görülüyor. Küresel
ekonomi için büyüme öngörüsünü
yüzde 4.4’ten yüzde 4.3’e çeken IMF,
ABD ekonomisi için 2011 yılı büyüme
tahmininin de 0.3 puan düşürerek yüzde
2.5’e indirdi. Kriz sonrası ekonomiyi
toparlamaya yönelik politikalar, tüketici
harcamalarını artırdı. Petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir durulsa da,
enflasyon endişeleri sürüyor.
Yunanistan ve Portekiz
Borç krizinin bulaşıcılık riski içindeki
Avrupa’da ise Yunanistan krizinin
yanı sıra Portekiz’in kredi notunun geçen
hafta Moody’s tarafından junk
(çöp) seviyeye gelmesi en başta İspanyol
bankalarını sarsabilir. Böyle dönemlerde
herkes junk assetlerden
(çöp varlıklardan) kurtulmak ve elinde
likidite bulundurmak istiyor. Bu
durumda Türkiye’nin de aralarında
bulunduğu ülkelerde finansman kanallarının daralması ve dış talebin yavaşlaması
kaynaklı yavaşlama söz konusu
olabilir.
Ticaret açısından bakıldığında ise
ABD ile ihracat bağlantımız minimal
düzeyde. Ancak FED’in global dolar likiditesini
artırması ve aralarında Türkiye’nin
de bulunduğu birçok gelişmekte
olan ülkede faizlerin düşmesi,
bu ortamda ülkemizde yüzde 10 civarındaki büyüme oranları kaydedilmesine
yardımcı olduğu açık.
Dış ticaret dışında ticaretteki minimal
etkinin çok daha üzerinde bir taleple
büyüme sağlandı. ABD toparlanmasının yavaşladığı ortamda ise
FED’in daha uzun vadede faiz oranlarını düşük tutması olasılığı güçleniyor.
Euro bölgesi ekonomilerindeki ciddi
sıkıntılar da göz önünde bulundurulduğ
unda, Türkiye gibi gelişmiş ekonomiler
üzerinde faizlerin düşük kalması
yönünde baskı oluşuyor. Dolayısıyla bu
durum, daha hızlı büyüyecek koşullar
oluşturması açısından Türkiye açısından
olumlu olabilir.
Büyüme, riski artırıyor
Ata Yatırım Başekonomisti Nurhan
Toğuç, bu durumun daha hızlı büyümeye
yönelik koşullar yaratması açısından
Türkiye için olumlu olduğuna katılıyor. Dolar/TL daha ucuz olduğu
için ithal mal kullanmamızı, bu nedenle
dış ticaret açığının artmasına
neden olması açısından da olumsuz
olarak değerlendiriyor. Toğuç, yıllık yüzde 6,5-7 seviyelerinde büyüyeceğimizi öngörüyor.
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|