Biraz hızlanma zamanı

Biraz hızlanma zamanı

Evet, hızlanmamız gerekiyor. Üstelik zaman kaybetmeden. Genç nesil kadınlar, hazır bekliyor. Biraz cesaret lütfen. Çağrım kimler için mi? Tabii ki patronlar, üst düzey yönetici seçiminde danışmanlık yapan şirketlerin tepe yöneticileri için…

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Birincisi yaşlanıyoruz. Yazı işleri müdürümüz Orhan’ın Gösterge sayfasında yer verdiği gibi, çalışabilir nüfus alanındaki avantajımız her geçen yıl törpülenecek. Nüfusumuz artacak ama yaşlandığımızı tekrar anımsatmak istiyorum. Yaş ortalamamız 32. Evet, bu ortalamaya genç diyebiliriz ama “Yaş ortalaması 30’un altında olan dinamik bir yapıdan bahsediyoruz” söylemi geride kaldı!

Dolayısıyla, hem yaşlanıyoruz hem de gençlerimize iş bulma konusunda çok da iyi olduğumuz söylenemez. Türkiye’de resmi işsizliğin iki katına yakın genç işsizimiz olduğunu anımsatmak istiyorum. Demografide fırsat penceresi tabii ki hemen kapanmıyor ama her geçen gün zaman kaybediyoruz.

Sonuçta enerjimizi büyüme, üretim, değişim, dönüşüm, dijitalleşme, sanayi 4.0, kaliteli eğitim, hukuk devleti ve demokratik değerler üzerine yoğunlaştırmamız gerektiğine inanıyorum. Realitede ise çok daha farklı bir gündeme sahibiz. Üstelik moral bozan bir gündem maalesef.

İkincisi, kadın yönetici ve girişimci sayısını artırmalıyız. Hafta başında İstanbul Kültür Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Şen’in davetiyle, iktisat bölümü öğrencileriyle bir araya geldik. Üşenmedim saydım, salondaki öğrencilerin ancak yüzde 10’u erkekti.

Diğerleri kız öğrencilerden oluşuyordu. Genç neslin dinamizminden, heyecanından, sorularının içeriğinden mutlu olduğumu paylaşmak istiyorum. Ümidim, bu heyecanın çalışma ortamına da yansıması. Kadın çalışanların işgücündeki payı yükselişte. Fakat henüz 1990’ların başındaki oranı ancak yakalayabiliyoruz.

Bu oranı hızla yükseltmemiz gerekiyor. Evet, üst düzey yönetici oranında Batılı rakiplere göre fena olmayan bir konuma sahibiz. Ama bunu yetersiz görüyorum. Neden olduğunu hemen aktarayım. Fatoş’un hazırladığı ve bu yıl altıncı kez yayınladığımız Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su araştırmasının sonuçlarına dikkatli bakıldığında, kadın CEO’ların yarısından fazlasının yabancı şirketleri temsil ettiklerini göreceksiniz. Üstelik bazı yabancı şirketler hiçbir şekilde ciro bilgisi paylaşmayı kabul etmediği halde…

Bazılarını biz farklı kaynaklardan tahmini olarak alıyoruz ama veri bulamadığımız çok sayıda yabancı şirket olduğunu da anımsatırım. Diyeceğim o ki, Türk kadın yöneticilerinin daha çok görev alması gerektiğine inanıyorum. Hem CEO hem de yönetim kurulu üyesi olarak.

Yerli sermayedarların kadın yöneticilere biraz daha güvenmelerini ve kadın yöneticilerin de üst görevlere talip olma konusunda daha istekli olmalarını istiyoruz. Unutmayın, üniversitedeki genç kızlar, profesyonel kariyerlerine yeni başlayan gençler sizleri izliyorlar.

Kadın okurlarımızın 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutlarım…



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap