Büyüme kilidini açacak anahtar

Büyüme kilidini açacak anahtar

tyesılTürkiye, düşük büyüme temposuna mahkum mu? IMF’nin raporuna göre öyle görünüyor. Kilidi açmanın yolu, iç tasarrufları artırmak ve verimliliği yükseltmek. Bugünkü ortamda bu iki koşulu yerine getirmek pek kolay değil.

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Enflasyon bu düzeyde iken, hükümetten Merkez Bankası’na ve finans kuruluşlarına “Faizleri düşürün” baskısının geldiği bir ortamda, tasarrufları artırmak pek kolay değil. Aksine hükümet de tüketimi artırıp ekonomiyi canlandırmak istiyor.

Görünür neden olarak “İş insanları yatırım yapsın” dense de, yatırım ikliminin son dört yıldır bulutlu olduğu biliniyor. TÜİK’in açıkladığı büyüme verilerinin ayrıntılarına bakıldığında, özel sektör yatırımlarındaki son dört yıllık grafik, olumsuz yatırım iklimini net olarak gösteriyor.

Verimlilik artar mı? Son yıllarda verimlilikte düşüş var. Yeniden artması için hem teknolojiye hem de insan kaynağına yatırım gerekiyor. Kâr marjlarının bu kadar düştüğü, iç piyasanın sıkıştığı, yeni yatırım iştahının olmadığı bir ortamda bu ne kadar mümkün? Umarım bunun üzerine kafa yoranlar vardır.

Bu kilidin açılması için oturup bekleyecek miyiz? Tabii ki hayır. Buradan çıkışı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin gerçekleştirmesini bekleyebiliriz. Nakit akışının bu kadar sıkıştığı, tedarik zincirinin en altında kalan işletmelerdeki sıkıntıların yüksek olduğu bir ortamda bu mümkün mü?

Bence mümkün. En büyük nedeni de küçüklerin yeni koşullara hızlı uyum gösterebilme yeteneği. Tabii sihirli bir elle dokunup tabloyu tersine çevirebiliriz demek de istemiyorum. Adım adım mümkün olduğunu söylemek istiyorum.

Bunun bir yolu da Burcu ve Ayşegül’ün bu haftaki kapak haberimizde ayrıntılarıyla yazdığı ‘hibe’ programlan. Özellikle ‘Yarının Büyük Şirketleri’ne bu desteklerin yaşamsal önemi var. Hükümetin ve bürokrasinin bu şirketlerin yaşadığı sıkıntıları tam anlamıyla anladığı görüşünde değilim.

Bu gruptaki şirketlerin de son derece uygun koşullar sağlayan programlardan yararlanma konusunda daha sıkı bir disiplin içine girmeleri ve süreci öğrenmeleri kaçınılmaz. Ben burada orta yolu bulmanın mümkün olduğu görüşündeyim. ‘Okuma özürlü’ olduğumuz zaten biliniyor. Bu yüzden de ‘danışmanlık’ hizmetini daha ayrıntılı verebiliriz.

Örneğin yazmaktan ziyade göstererek, başvuru belgelerini hazırlama, formları doldurma konusunda teknik destek sağlayacak birimler oluşturabiliriz. Hazırlanan belgeler konusunda küçük bir eksiklik yüzünden kamunun bir sürü desteğine ulaşamayan on binlerce şirket var. Sağlanan teşvikleri zamanında alamadığı için nakit akışı bozulan şirket sayısının da sayılamayacak kadar çok olduğunu anımsatırım.

Unutmayalım, Trakya’da bir şaraphaneye alınan 400 Euro’luk bir fıçıya verilen destek gibi, Torbalı Sanayi Sitesi, OSTİM veya Gebze Organize’deki bir üreticinin yeni işe aldığı mühendisin ücretine yapılacak katkı, büyüme dalgasına umulmadık bir enerji katabilir.

Şirketlerin bu hibelere, desteklere çok ihtiyacı var ama hükümetin bu şirketlerin yaratacağı büyüme dalgasına daha fazla ihtiyacı olduğuna inanıyorum.

Gerilimin az olduğu bir hafta dileklerimle…



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap