Dijitalleşme kaçınılmaz!

Dijitalleşme kaçınılmaz!

Batılı ülkelerde bu departmanlarda çalışmanın birinci koşulu, üniversitelerin ‘satın alma’ bölümlerinden mezun olmak. Türkiye’de bu bölümler henüz yok!

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Üniversitelerden mi, YÖK’ten mi kaynaklanıyor bilmiyorum ama üniversiteli genç işsiz oranının yüksekliğinin neden kaynaklandığı bal gibi ortada.

Çünkü, ekonomideki dönüşümü, değişimi, dijitalleşmenin getirdiği koşulları resmi kurumların tam olarak algıladığını söylemek zor. Allahtan Türkiye’de satın alma departmanlarını yönetenlerin, ekipleriyle beraber işlerine duydukları saygının yanı sıra, kişisel gelişimlerinin de bir parçası olarak gördükleri bu işe çabuk ısındığını söyleyebiliriz.

Öğrenmeye açık olmaları, Batılı meslektaşlarına göre daha yüksek performanslarıyla bu açığı şimdilik kapatabiliyorlar. Bir kere satın alma süreçlerinde müthiş bir dijitalleşme var. Dijitalleşmenin iki yönünden bahsedebiliriz. Birincisi, verimliliğin ve şeffaflığın ön planda tutulmasına yol açması. İkincisi ve daha önemlisi, binlerce, on binlerce belki de yüz binlerce küçük işletmeye, orta ve büyük ölçekli şirketler karşısında yeni fırsatlar sunması.

Binlerce şirket için yeni kapıların açılmasından bahsediyoruz. Üstelik, sadece yerli büyük satış ağlarına değil, Batı Avrupa’nın dev satış örgütlerine de mal satabilme olanağı ortada. Yeter ki fiyat/kalite dengesi yakalanabilsin. Hemen yanı başımızda dev bir pasta var ve bu pastanın bir parçasını almak mümkün.

Sürecin parçası haline gelmek isteyen şirketler de dijitalleşmek, üretim süreçlerinde kaliteyi ön planda tutmak, AR-GE’ye yatırım yaparak sürdürülebilir bir yapı kurmak zorunda. Ayşegül’ün hazırladığı kapak haberinde okuyacağınız gibi, satın almada Türkiye’nin en büyük bütçesine sahip olan BİM, habersiz denetimleri sonucunda bazı üreticilerinden mal alımını durdurdu. Özetle, binbir güçlükle yakalanan bazı fırsatlar, bir anlık kolaycılığın sonucunda geçici de olsa kaybedilebiliyor.

Sadece dijitalleşmek yeterli mi? Tabii ki değil. Tüketim kalıpları değişiyor, özellikle de yeni kuşakların… Gelirlerdeki azalmanın getirdiği trend değişimleri var. Örneğin geçmişte gıda ağırlıklı marketlerde satılmayan, satılamayan ürünlerin payı giderek yükseliyor.

‘Ucuz’ marketlerde iPhone, Arçelik, Tefal ürünlerinin satıldığını biliyor musunuz? Toplumsal dönüşümü algılayacak yapının oluşturulması, dijitalleşme kadar önemli. Bu yüzden belki de çok sayıda şirketin satın alma birimlerinde sosyoloji, psikoloji ve antropoloji mezunlarına da yer açması gerekecek. Aksi takdirde toplumdaki dönüşümü iyi okuyamayan şirketlerin önümüzdeki dönemde rakiplerinin bir hayli gerisinde kalacağını söylemek, iddialı olmayacaktır.

Bayram tatilinin getirdiği pozitif enerjinin yüksek olduğu bir hafta diliyorum…



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap